50 yıldan fazla bir zamandır kendisine duyulan ilgiden hiçbir şey kaybetmeyen büyük bir bilim-kurgu markasıdır “Uzay Yolu” (Star Trek). Hakkında yazılan yüzlerce kitaptan sonra nihayet en kapsamlı olanlarından biri türkçeye de çevrildi... Alfa Yayınları’ndan çıkan “Uzay Yolu Kitabı” bu eşsiz serinin neredeyse her detayına rengarenk bir sunumla ulaşmanızı sağlıyor.

“Uzay Yolu” (Star Trek), “Star Wars”dan da eski olup, meraklılarının sayısı açısından tüm rekorları kıran ve televizyon dizileri ile onlara bağlanan sinema filmlerinin ilişkileri açısından medya tarihinde son derece özel bir yere sahip güçlü bir fenomen. Dünya kültür tarihinin ilk transmedya hikayelerinden biri. Yani sadece tek bir medya kaynağından değil, birçok kaynaktan sürdürülen bir hikayeler zinciri, bir büyük evren. Çünkü filmler orijinal televizyon dizisinin kaldığı yerden devam etmeye başladı ve daha sonra başka diziler filmleri ve onları izleyen filmler de dizileri takip etti. Dolayısıyla da ortaya sinemada çok fazla rastlanmayan ilginç bir döngü, sarmal bir yapı çıkmış oldu. Şimdinin Marvel yapımları için öncül bir örnektir bu.
Yazar ve prodüktör Gene Roddenbery’nin yarattığı bu uzun efsanenin ilk bölümü 8 Eylül 1966 tarihinde yayınlandı. Bir kadın zerafetinde tasarlanmış Enterprise (Atılgan) uzay gemisi ve onun profesyonel mürettebatının bu televizyon macerası tam 79 bölüm sürdü. “Star Trek” ilk sezon bölümleriyle inanılmaz bir başarı yakaladı. Yaratıcısı Gene Roddenbery güçlü bir hayal dünyasına sahip idealist bir yazardı. Televizyon kanallarının ve yapımcılarının seyircilerin kolay anlayabileceği basit, akıldan yoksun dizilerin peşinde olmasını bir türlü kabullenemiyor ve seyircinin aklına güvenen bir dizi yapılabileceğini kanıtlamak istiyordu. Böylece ortaya “Star Trek” çıktı. Dizi özelikle 18-26 yaş arası genç erkek seyircilerce yere göğe konulamayan bir konuma geldi. Felsefi bir derinliği, mitoloji ve metafizikten beslenen yapısıyla sıradışı bir bilim kurgu dizisiydi. Asla çizgi romansal bir anlatımı, kurgusu ve içeriği yoktu. Hatta aksiyon sahneleri çok gerekmedikçe kullanılmıyordu bile. Dizinin kişileri arasındaki ilişkiler ön plandaydı. Roddenbery anlatmak istediklerini bazen sembolize bir tavırla anlatıyordu. Ne de olsa yazdığı bir televizyon dizisiydi ve Amerika’da sansürün ciddi anlamda konuşulduğu ve bazen sıkı kurallarla gerçekleştirildiği bir dönemdi. Dolayısıyla Roddenbery anlamsızca sansüre takılabilecek yorumları ve mesajları yarattığı çeşitli “garip ırk”lara atfederek maskeledi.
"UZAY YOLU"NUN ÖZELLİĞİ NEYDİ?
Roddenbery dizisini karakterler açısından şöyle bir üçayak üzerine kurmuştu: Kaptan Kirk, Atılgan gemisinin Vulcan’lı bilim subayı Mr. Spock ve geminin doktoru McCoy. Spock bu üç ayağın mantık boyutunu, doktor McCoy duygu boyutunu oluştururken Kirk’ün görevi de karar verici olmak. Yani bir nevi cumhurbaşkanlığı! Mantığa inanan ve duygularının olduğunu da her seferinde belli eden Kirk her iki fikri de dinler ve kararını verir. Sorunları da çoğunlukla akıl, mantık ve duygusallığını birleştirerek çözer. Kişisel zaafları olmakla birlikte, uzlaşmaya ve dayanışmaya inanan bir liderlik modeli çizer. Tüm popülerliğine karşın dizinin son bölümlerinde reytinglerde düşmesi ve maliyetinin giderek artması NBC’nin diziyi sona erdirmesine yol açtı. Böylece 1968 yılında NBC “Uzay Yolu”nu yayından kaldırmaya karar verdi. Ama dizinin hayranlarından bir milyon kadar protesto mektubu alınca bu kararından vazgeçti. Ancak kanal yetkilileri bu sefer de dizinin yayın saatlerinde sık sık değişiklikler yaptı. Seyircilerin televizyon başında olmadığı ölü saatlere “Star Trek”i koydu. Gece yarıları bile oynatılan dizi sadık kitlesi tarafından özenle takip edildi.

100 bölüm olarak planlansa da 79. bölümün sonunda NBC diziyi artık yayından kaldırdı. Müthiş bir reaksiyon gelmiş olmasına rağmen devam ettirilmedi. Gelen yoğun isteklere dizinin 79 bölümü yeniden rating açısından ölü bir zaman diliminde tekrar etmekle yetindiler. Ama aslında bu bir son değil bir başlangıç oldu. Hayranları ve sonraki kuşak “Uzay Yolu”nu bırakmadı. Sinema filmleri, yeni nesil diziler birbiri ardına devam etti. Öyle büyük bir külliyata sahip ki şimdi içine girmeye karar verseniz kaybolursunuz...
DOYURUCU BİR UZAY YOLU KİTABI
Ama “Uzay Yolu Kitabı” derli toplu içeriğini rengarenk bir tasarımla sunmayı başarıyor.Önce Uzay Yolu evrenini tanımlıyor ilk bölümde. Dizide sık sık bahsi geçen Birleşik Gezegenler Federasyonu parça parça anlatılıyor. 2. Bölüm ise Federasyon’un galaksinin çeşitli yerlerinde bilimsel araştırma yapmaları için görevlendirdiği, Atılgan gemisi ve mürettebatının da dahil olduğu Yıldız Filosu tanıtılıyor. Ama sadece kişiler değil, Yıldız Gemisi Akademisi, Kaptanın Seyir Defteri, dizide sık sık bahsi geçen diğer gemiler, Atılgan’ın dizi ve sinema filmlerinde değişen kaptan ve ekibinin tamamı tek tek özel yazı ve eğlenceli bölümlerle işleniyor.

Federasyonun dostları ve düşmanlarına ayrı bir bölüm açıldığı gibi, dizi ve filmlerdeki teknolojik buluşlara da, “Uzay Yolu” evrenindeki diğer ırk ve gezegenlere de detaylı alanlar açılmış. Kitapta kullanılan teknik metinleri sonundaki sözlük bölümünden okuyup Uzay Yolu markasına ait tüm dizi ve filmlerin listesine de ulaşmanız mümkün...
Kısacası “Uzay Yolu Kitabı” serinin fanatiklerinin zaten başucu kitaplarından biri olacaktır ama diziyle aranızda çok büyük bir bağ olmasa da ve bilim-kurgu yaratımlarına zaten ilgi duyuyorsanız okuması keyifli ve özenle hazırlanmış bir kaynak kitap adeta... İçinde yaşadığımız evreni ve olaylarını kapsayan ama bunları bizden çok uzaktaki başka bir gelecekte anlatmayı tercih eden dünyanın en güzel hayal dünyalarından birine bekleniyorsunuz... Emin olun, içinde yaşadığımız dünyanın çirkinliklerinden temizlenmek için onlarınkine ihtiyacımız var. O zaman: “Işınla bizi Scotty!”