Sevgili okurlarım, 2002 yılında iş başına gelen AKP iktidarı milletin anasını ağlatmayı sürdürüyor. Neresinden baksanız öyle. Tablonun hiçbir yerinde değişen bir şey yok.

CHP’li belediyelerde yaratılan olaylar bu işin sadece küçücük bir parçası. Neler olduğunu hep birlikte yaşıyoruz.

Son olay Bursa’da geçiyor.

Adana ile birlikte İstanbul, Ankara ve İzmir’den sonra Türkiye’nin dördüncü büyük kenti olan Bursa’yı da AKP son yerel seçimlerde kaybetti. Bu parti uzun yıllar boyunca Bursa’ya da çökmüştü. Bu kent elinden çıkınca bu hezimeti içine sindirmesi mümkün olmadı.

Dikkat ediniz, görevden alınması planlanan bütün CHP’li belediyelerde hep aynı taktik uygulanıyor!

Rüşvet, irtikap, her çeşit yolsuzluk iddiaları piyasaya sürülüyor.

Aynı taktik Bursa’da da sahneye kondu. Başkan ve ekibi gözaltına alındı, sonra tutuklandı.

Hemen ardından başkan, İçişleri Bakanlığı tarafından görevden alındı.

★★★

İşin yasal gelişmeleri sonra şöyle oluyor.

Başkan tutuklandıktan sonra yeni başkanı seçmek için Belediye Meclisi toplanıyor ve yeni başkan orada yapılan oylama ile seçiliyor.

Bursa Büyükşehir Belediye Meclisinde çoğunluk AKP-MHP ikilisinde.

Dolayısıyla önümüzdeki günlerde seçilmesi beklenen yeni başkan yüzde 99 olasılıkla AKP’li olacak.

Yani halkın seçtiği başkan iki cümlelik bir kararla görevinden alınmış ve yerine yenisi seçilmiş olacak.

Her şey bu kadar basit!

Halkın seçimi hiç önemli değil... AKP işin kolayını böyle buldu, sonrasını da hep aynı yöntemle sürdürecek. Yeter ki Belediye Meclisinde çoğunluğa sahip olsun.

★★★

Bu süreçte üzerinde durulması gereken çok önemli bir husus daha var.

MHP’nin durumu!

Bu partiyi yıllardan beri yönetenler AKP’nin yörüngesine soktular, adeta iktidar partisinin emir kulu yaptılar.

Recep Tayyip ne derse MHP onu yapıyor, aldığı talimatları anında yerine getiriyor.  

Koskoca partiyi erittiler, yıprattılar ve Recep Tayyip’in oy makinesi yaptılar.

Türk demokrasisi adına utanç verici bir durumdur.

MHP, AKP’nin ağırlığı altında ezilip büzüldü, kişiliğini yitirdi ve bu günlere geldi.

★★★

Herkes şunu iyi bilsin...

Bu olanların tek sorumlusu Devlet Bahçeli’dir...

Hatta Apo’yu “PKK’nın kurucu önderi” diye tanımlayan da odur.

Şimdi dünkü habere bakınız...

MHP, İstanbul il örgütünün tamamını, 39 ilçe belediyesi ile birlikte feshetmiş!

Aslına bakarsanız adına PKK deniler terör örgütü silah bırakacak ve kendini feshedecekti ama fesih ihalesi MHP’nin en önemli il ve ilçe örgütlerine kaldı.

Ne acı değil mi!

Geçmişin en önemli partilerinden biri olan MHP’yi düşürdükleri durum utanç vericidir, hem demokrasi ve hem de parti adına yüz kızartıcıdır.

★★★

Şu anda Türkiye’deki çoğu siyaset koşulları değişmiş durumda.

Millete “Türk milliyetçisi” olarak tanıtılan MHP artık yok!

Burada açık söyleyeyim, onun yerini iki parti aldı.

İYİ Parti ve Zafer Partisi.  

Bu iki partiyi de medyadan izliyorum. Haddim olmayarak ikisini de takdir ediyorum.

Taş gibi sağlam, Cumhuriyet’in kurallarını kendileri rehber edinmiş, Atatürkçü iki parti.

MHP ise bir süredir çöküş döneminde.

İstanbul’da feshettikleri il ve ilçe örgütlerinden daha önce partide çok önemli bir istifa daha gerçekleşmişti.

Genel Başkan Yardımcısı İzzet Ulvi Yönter partiye istifasını “gördüğü lüzum üzerine” vermişti. Bay Bahçeli telaşlanmış, yok canım, üniversiteye dönüyor demek zorunda kalmıştı.

Ama söyledikleri doğru değildi. Koskoca genel başkan demek ki hâlâ gerçekleri saptırmaya kalkışıyordu.

Yazık ettiler MHP’ye...

Baş sorumlusu Bahçeli’dir.