Nispeten olumlu bir döneme girdik. Ha ihracat kötü, turizm çok kötü... Fakat bunlar canımızı sıkmak için biraz bekleyecek. Güneydoğu ve Suriye’nin ateşi düştü. Gidip de abuk sabuk bir nedenden kendi ayağımıza sıkmazsak bir süre böyle idare edebiliriz.
Enflasyon, cari açık ve bütçe cephesi, iyimserliğe katkıda bulunacaktır. Türkiye’de piyasaların nefes alması için önce kısa vadeli de olsa yabancı girişine ihtiyacımız var ki muhtemelen bu gerçekleşecek. Yine de bütün bunların kalıcı olmasını beklemek fazla iyimserlik olur.
Peki, neden uzun vadeli iyimser olamıyorum? Hak, hukuk, adalet, demokrasi, özgürlükler... Hepsinden geçtim... Uluslararası ekonomiydi, genel ekonomiydi, makroydu, milli gelirdi, büyümeydi, bunları da bir kenara koydum...

En basitinden et fiyatları

Bakın, halen Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik et fiyatları ile ilgili konuşup tehditler yağdırıyor. Belli ki sektör temsilcilerini karşısına alıp; “Bu fiyatların üzerine çıkmayın” demesinin hiçbir etkisi olmadığını kavramamış.
Piyasa dinamiklerini bir kenara bırakıp sadece ortaya çıkan sonucu değiştirmeye çalışmanın hiçbir işe yaramadığını da anlamamış.
Bugün halen fiyattan yakındığımıza göre10 yılda yaptığımız 4 milyar dolarlık et ithalatının hiçbir şeyi düzeltmediğinin de bilincine varamamış.
2015 yılında yüzde 21 artış gösteren kırmızı ette fiyatlar nasıl düşer? Piyasa gerçeklerine dönelim... Bir; Eti bollaştırarak, yani arzı artırarak... İki; Tüketmeyerek, yani talebi azaltarak...

Hesap ortada

İkincisi her ne kadar zekâ seviyemizi daha da düşüreceğinden iktidara sempatik gelse de, ben birinci şık üzerine yoğunlaşacağım.
Orta kalitede kırmızı eti ele alalım...
Bakanlığın verdiği rakam ile 23 liraya kırmızı eti kestiniz. Devletin yüzde 8 KDV’sini ve yüzde 1 stopajını ekleyin. Karkas etteki yüzde 20 kemiği dışarı çıkarın. Yüzde 2 fireyi de ayırın. Yüzde 12 işletme gideri ile beraber etin bugün kasaba maliyeti 34 liraya geliyor.
Eh, 34 liralık maliyeti ile kasabın 32 liradan kıymayı satmasını bekleyip, “diğer parçalarından kâr et” derseniz ancak işe yaramayan demeçler verirsiniz.
Yapmanız gereken tavan fiyat uygulatmaya çalışmak değil, politika belirleyip onu uygulamaktır. Demem o ki; Daha temel atamıyoruz, nasıl inşaat yapacağız?