Sevgili okurlarım ana muhalefet partisi CHP hızla kabuk değiştiriyor. Bundan sonrasını hep beraber izleyeceğiz. Bu kabuk değiştirmenin sonucu belli. Karşımıza bambaşka bir CHP çıkacak, izledikçe daha neler göreceğiz. Partinin genel merkez binasına polislerle, biber gazlarıyla girdiler. Bu, işin henüz ilk aşamasıydı. Esas gelişmeler bundan sonra olacak ve daha nelere tanık olacağız. Kılıçdaroğlu’na devlet gücüyle teslim edilen CHP, artık eski CHP olmayacak. Partinin kurulları tasfiye edilecek, bildiğimiz CHP her şeyi ile AKP iktidarına teslim edilecek. Bunun ilk önemli göstergesi dün yaşandı. Bizim beyefendi ilk basın açıklamasını ofisinde yaptı. Peki kime yaptı? TGRT’ye yaptı. TGRT nedir? AKP iktidarının en önde gelen sözcülerinden biridir. Gazetesi ve televizyonuyla bu iktidarın önde gelen hizmetkârıdır! Önemsiz görünen bu olay bile bize CHP’nin geleceği hakkında fikir veriyor. CHP, bu yeni genel başkan ve yeni yönetimin elinde kimliğini yitirecek ve günümüz iktidarının paydaşı, yoldaşı olacaktır. ★★★ Evet, bu memleketin düzgün, yurtsever. Atatürkçü kesimleri artık bu CHP’ye umut bağlamasın. Olacakların göstergeleri şimdiden belli oldu bile!.. O partinin adı artık “KK-CHP” olarak anılmalıdır. Kemal Kılıçdaroğlu CHP’si!.. Bu bey, yarattığı bu eserle gurur duysun, hayrını görsün. Ama unutmasın, Türkiye’de koşullar her zaman değişir, kendilerini günün galibi zannedenler bir süre sonra bakarlar ki her şey tersine dönmüş! BİR ÜNİVERSİTE REZALETİ İstanbul’da koskoca bir üniversite var. Adı Bilgi Üniversitesi. Medyada yer alan bilgilere göre bu vakıf üniversitesinin 20 bin’i aşkın öğrencisi, akademisyeni ve çalışanı var. Birkaç gün önce bu üniversiteyle ilgili ilginç bir olay yaşandı. Resmi Gazetede Recep Tayyip imzalı bir karar yayımlandı. Bir Cumhurbaşkanlığı kararı. “İstanbul’da faaliyet gösteren Bilgi Üniversitesi kapatılmıştır.” Türkiye’ye getirilen yeni çarpık düzende Cumhurbaşkanı tek imza ile istediği her kararı alabilir. Üstelik bu karara yargı yoluyla itiraz etmek falan da söz konusu değildir. Resmi Gazetede yer aldığı andan itibaren karar kesindir ve iş bitmiştir! Bunun son örneğini birkaç gün önce yaşadık. Resmi Gazetede yer alan karara göre Recep Tayyip İstanbul’daki Bilgi Üniversitesini tek başına aldığı bir kararla kapatmıştı! ★★★ Üniversitenin binlerce öğrencisi, hocaları ve çalışanları bu karar sonrasında sokağa döküldü. Recep Tayyip protesto ediliyordu. Aradan sadece üç gün geçti ve Resmi Gazetede bu kez çok farklı bir karar yer aldı. Yine onun imzasıyla. Kapatma kararından vazgeçmiş, üniversitenin yeniden açılmasına karar vermişti! Neler olduğunu, bu çelişkili kararların neden, niçin alındığını bilen yoktu. Üniversiteyi niçin kapatmıştı? Sonra hangi gerekçeyle yeniden açmaya karar vermişti, her şey meçhul. Kendisi de herhalde bilmiyordu! Bu olay, Türkiye’ye bunlar tarafından getirilen ve adına başkanlık sistemi denilen çarpık ve sorumsuz düzenin somut örneği idi. ULUSAL VARLIGIMIZDA BİLAL AT KOŞTURUYOR Sevgili okurlarım, Türkiye Cumhuriyeti hükümetleri İstanbul’da gerçekten görkemli bir havalimanı yapmıştı. Adı Atatürk Havalimanı. Kendi alanında dünyanın sayılı tesislerinden biri olmuştu. Her yıl oraya binlerce uçak iner ve kalkardı. Her şey dört dörtlüktü. Biz o yapıya yabancıları ortak etmemiş, üstelik yapımına milyarlarca dolar para harcamıştık. Günün birinde bu sorumsuz AKP iktidarı bir karar aldı: Atatürk Havalimanı yıkılacak ve kapatılacak! Nedenini bilen yoktu. Önce o güzelim pistleri yıktılar, yerine gecekondu bir hastane yaptılar. Sonra o yerleri millet bahçesi yapmaktan, halka açmaktan söz etmeye başladılar. Sonuçta orası bakımsız kalmış bir harabeye dönüştü. ★★★ Dün bizim gazetede yer alan fotoğraflı bir haber vardı, mutlaka görmüşsünüzdür. “Milyar dolarlık pist panayır alanı oldu. Uluslararası pistleri kırarak milyarlarca dolar kamu zararına uğratılan Atatürk Havalimanında ‘Etnospor’ gösterileri yapıldı.” Nedir bu Etnospor? Başkanlığını Recep Tayyip’in oğlu Bilal’in yaptığı bir kuruluş. Ok atma, cirit atma, atçılık ve Osmanlı sporlarının yer aldığı bir oyuncak! Düşünün, yıkılan o pistler Bilal’in insafına terk edilmiş. Çevreye atlar koşsun diye tonlarca kum dökülmüş. Para milletten; keyif, babasının forsuyla babasının oğlu Bilal’den!