Suyu geçerken kurbağanın gözü patladı. Şeytan da şişeden çıktı. Başka deyimler, atasözleri de var. Hayat pahalılığının ateşe vermesiyle dar gelirli ailelerin evindeki yangını, dar gelirlinin boğazını sıkarak söndürme adımları, Meclis’te görüşülmekte olan vergi paketi, Cumhurbaşkanının, “yasaya vücut çalımı atarak” aldığı regülasyon kararları, “dezenflasyonu öyle bir oturttuk ki, zafer kesin bizimdir” övünmelerinin sonunda o haber de çıktı geldi: 130 fabrika Türkiye’den Mısır’a göç etti. 90 bin işçi işini kaybetti.

★★★

Döviz baskılandı.

İthalat ucuzladı.

Yerli üretimin yurt dışına satışı (ihracat) darboğaza girdi. 130 fabrika üretimi:

Hazır giyim.

Konfeksiyon.

Tekstil.

Hepsi yerli malı.

★★★

Veriler isteyene açık. Bu sektör, ithalatı hiç denecek kadar az fakat ihracatı yüksek; döviz fazlası veren bir işkoludur. Döviz ve istihdam kazandırıcı 130 tekstil fabrikası sahibi ancak Mısır’da üretim yaparak yaşayabileceklerini gördüler, ülkeyi bırakıp gittiler. 90 bin emekçi, işsiz kaldı.

★★★

Tam onlar Mısır’a giderken Cumhurbaşkanı bir regülasyon kararı yayımlayarak Çinli elektrikli otomobil üreten firmaya Türkiye iç piyasasını hediye edecek kıvamda “gümrük vergisi avantajı” sağladı. Çinli gelip 5 bin işçiye iş verecek diye övündü.  Önceki gün Meclis’te “Vergi Kanunları ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına dair kanun teklifi” görüşülürken de Türkiye iç pazarında kök salmış bir başka Çinli firmaya 20 milyar liralık lisans indirim avantajı ve yine içlerinde çok sayıda Çinli firma olan e-ticaret şirketlerinin de 80 milyar liralık lisans ücretinin silinmesi avantajı verildi.

★★★

Ne oluyor?

Kurbağa gözü patlıyor.

Şişeden ise Çin çıkıyor.

Çin’e karşı peşin hükmü olan ya da Çin düşmanı biri asla değilim. “Çinli şirketlere iç pazarımızı peşkeş çekme avantajı neden ABD’li şirketlere tanınmıyor” diye hayıflanacak kadar ahlaksız, şerefsiz de olamam.

★★★

Sadece soruyorum.

Bu adımlar ne için?

Cumhurbaşkanı regülasyonlarına ilave olarak Mehmet Şimşek Kararları, vergi paketleri ile dar ve sabit gelirlinin sırtındaki vergi yükünü daha da artırmalar, çok yüksek devlet zamları, ücretleri, maaşları, emekli aylıklarını, çiftçi ürünleri fiyatlarını enflasyon artışının gerisinde tutma reçeteleri, dövizi baskılama girişimleri, ithalatı ucuzlatma, yerli üretimi Mısır’a kaçırma kimi kurtarmak için?

★★★

1980’de Turgut Özal’ın “24 Ocak Kararları” da regülasyon kararlarıydı, ama hiç değilse “daha fazla ihracatın yolunu” açmayı hedeflemişti. 2001 yılında Kemal Derviş Kararları da yasaya dayalı regülasyon açılımlarıydı, ama hiç değilse “ekonomi yönetiminde kurumsal bir yapının oturmasını” amaçlamıştı. Bugün 2024 Tayyip Erdoğan ile Mehmet Şimşek’in Kararları ise yine regülasyon ve yasa ittirmeli olarak “şişeden Çinli çıkarma” hedefine dönüştü.

★★★

Çinli şirketler zaten şişeye yerleşmiş Türkiye iç pazarının kaymağını yiyorlardı.

Yıl 2013:

Çin’den ithalat:

25 milyar dolar.

Çin’e ihracat:

4 milyar dolar.

Açık:

21 milyar dolar.

Yıl 2014:

Çin’den ithalat:

25 milyar dolar.

Çin’e ihracat:

3 milyar dolar.

Açık:

22 milyar dolar.

★★★

2015’te açık: 22 milyar dolar. 2016’da açık: 22 milyar dolar. 2017’de açık: 21 milyar dolar. 2018’de açık: 18 milyar dolar. 2019’da açık: 16 milyar dolar. 2020’de açık: 20 milyar dolar. 2021’de açık: 28 milyar dolar. 2022’de açık: Yeniden 38 milyar dolar.

Ve 2023’de

Açık:

44 milyar dolar.

2013 ile 2023 arası son 10 yılda Türkiye’nin Çin ile ticaretinde verdiği açık 273.5 milyar dolara ulaştı. (İstatistik Enstitüsü’nden rakamlar yuvarlanarak alınmıştır)

★★★

Sormamız gerekli soru şu: Tayyip Erdoğan ve Mehmet Şimşek Kararları şişeye (iç pazara) yerleşmiş Çinli şirketlere yeni avantajları öne çıkararak kimin kuyruğunu kurtarmaya çalışıyor?

Fetullah Gülen kaldı Eylem Tok geliyor!

251 kişi hayatını kaybetmişti. 8 yıl geçti; örgütün başı Fetullah Gülen ABD’den getirilip, mahkeme önüne çıkarılmadı. Ehliyetsiz araba kullanarak bir genç insanın ölümüne sebep olan oğlunu ABD’ye kaçıran Eylem Tok’un ise Türkiye’ye iade edilme kararı çıktı. NATO üyesi Türkiye’nin ordusunu darbeci durumuna düşüren Gülen’i NATO ülkesi ABD, Türkiye’ye vermiyor. Türkiye’yi yönetenler de darbesinin meyvesini yiyorlar, fakat Gülen’in iadesini bir türlü başaramıyorlar. Şüphe edelim. Başarmak mı istemiyorlar?