Şenlik tadında başladı. Paylaşma lezzetinde gidiyor. Korku eşiği aşıldı. En önemlisi “Kurtar bizi baba... kurtar bizi aşiret reisi ağa... kurtar bizi tarikat şeyhi hoca... kurtar bizi tek adam... kurtar bizi seçilmiş diktatör...” anlayışının bir daha geri gelmemecesine kapandığının habercisi oldular. Kurtarıcı aramak. Güçlüye sarılmak. 1000 yıllık köhne kültürdü. Bin yıllık köhneyi yıktılar. Gezi eylemini başlatıp sürdürenler Türkiye’ye “Yeni bir vatandaşlık bilincinin” yerleştiğini ve bu bilincin geri adım atmayacağını anlattılar. Anlatmaya devam ediyorlar. Belli ki başta Başbakan ve partisi olmak üzere herkes anlayıncaya kadar direneceker. Halk onları destekliyor. Çağrılarına katılıyor. Gezi eylemlerinin ilk gününden başlayarak koşturan, TV’lere gidip görüş anlatan, gazetecilerle söyleşi yapıp “halk kendi demokrasisini oluşturmaya başladı” diyen Barbaros Şansal adında biri var. Mesleği modacı. Defile düzenleyicisi... Kendisi “terzi yamağıyım” diyor.

***

Ben bu ismi tanıyorum. Tanışıklığımı size anlatmalıyım. 11 yıl önceydi. Seçimlere gidiliyordu. Ben o yıllarda; muhalefet yazılarına da yer veren Sabah Gazetesi’nde yazıyordum. Seçim analizleri yazmak üzere; “Oyum sahibini arıyor” başlığıyla her gün İstanbul’un bir ilçesinden görüştüğüm insanların eğilimlerini yansıtan yazı dizisi başlatmıştım. Bir gün Beşiktaş, öbür gün Ümraniye, izleyen gün Fatih, sonra Halkalı... Bir yöntem bulmuştum. Her ilçeye uyguluyordum. Yazmak için gözlem, bilgi, duygu, tavır toplamaya gittiğim ilçede dört meslek grubu ile mutlaka konuşuyordum. Caminin imamı. Mahalle spor kulübü başkanı. Kadın ve çocuklara giysi satan tuhafiye mağazası sahibi... Ve ev eşyaları, inşaat malzemeleri satan dükkan tezgahtarları...

***

Partiler seçim bildirgelerini yayınlamış, programlarını açıklamıştı. Ben, dört meslek grubu ile konuşarak toplumun nabzını anlamaya çalışıyordum. Fakat oylar hangi partiye verilecekti? Şişli İlçesi’nde “kadın ve çocuğa yönelik mal satan meslek dalından birini ararken” Barbaros Şansal ile karşılaştım. Bana şu tahmini yaptı: “Halk bu seçimde seçmeyecek. Halk bu seçimde sarılacak. Yoksulluk, yalan, yolsuzluk büyük öfke patlamasını ateşledi. Eski partiler ve liderlerin üzerleri çizilecek. Halk yeni birine sarılacak. O da Tayyip Erdoğan olacak.” Seçimler yapıldı. Halk seçmedi. Halk sarıldı. Sarıldığı lider Erdoğan oldu.

***

11 yıl sonra Barbaros Şansal, “Bu iktidar halk için artık karın ağrısı olmaya başladı. Halk karın ağrısından kurtulmak istiyor. Halk, iktidar için nane-limon kaynatıyor. Bu kaynatmadan çok önemli ve yeni oluşumlar çıkacak” diyor. Ben Barbaros’a kulak veririm. Geleceği biliyor. Tecrübeyle sabit.