Bitmeyen zam fırtınası karşısında düşünüyorum da...

Ne suç işledik ki, Tanrı bizi böyle bir rejime mahkûm etti?

Toplum olarak bu kadar günahkâr mıyız ki, yıllardır cehennem azabı içinde yaşıyoruz?

Kötüye gidiş sürüyor...

Nedir bu çektiğimiz Allah aşkına?

TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) dün açıkladı.

- Yıllık enflasyon 61.14.

- Gıdadaki artış yüzde 99.12.

- Ulaşımdaki artış yüzde 70.33.

İnanın ki, bunlar bile tıraşlanmış, küçültülmüş rakamlar!

Gerçek enflasyon bundan çok daha fazla!

“Faiz sebep, enflasyon sonuç!” diyorlardı...

Boş bir teori! Çünkü rakamlar bunun tersini gösteriyor!

★★★

Neden bu durumdayız?

Neden ülkemizin hali perişan?

İktidar partisi, memleketi dertler sarmalından kurtarmayı düşüneceği yerde, yeniden iktidar olmak için yasaları değiştiriyor, “Koltuğumu nasıl kurtarırım?” hesapları yapıyor.

İktidarı kaybetmemek için ortaklarıyla birlikte Seçim Yasası’nı değiştirdiler. Fakat ırmaklar ters akmaz. Bu da onları kurtaramayacak!

★★★

20 yıllık AKP iktidarında, nereden nereye geldik?

Ülkemiz şu anda dünyadaki yoksul ülkeler sınıfında bulunuyor.

En yoksullar arasında değiliz tabii ki... Fakat hâlimiz yaman! Rakamlar ürkütücü:

1) Halen 50 milyon 500 bin insanımızın geliri giderlerini karşılayamıyor. Bunlar, sadaka gibi yapılan maaş zamlarıyla ay sonunu getiremedikleri için kredi kartlarıyla yaşamaya çalışıyor, borç batağında çırpınıyor.

2) Yaklaşık 23 milyon 500 bin insanımız aylık geliri ile tüm masraflarını ucu ucuna karşılıyor. Hiçbir birikim yapamıyor.

3) Geliri giderlerinin üstünde olan ve rahat yaşayan 10 milyon insanımız var. Bu 10 milyonun 4 milyonu (paraya para demeyen) üst düzeyde zengin. Ancak onlar da siyasi kavgalar ve belirsiz gelecek nedeniyle huzursuz!

İçinde bulunduğumuz durum ne yazık ki böyledir.

Tek çözüm yolu seçimdir. Bu çileyi 1 yıl 2 ay, 2 hafta daha çekeceğiz!

Şişe suyu ile yangın sönmez!


Geçen yıl 10 lira olan domates, günümüzde 25-35 lira bandında... Yaklaşık üç kat artış var. Yalnız domates değil tabii ki... Hemen hemen bütün yiyeceklerde fiyatlar katlanmış durunda...

Rekabet Kurulu, zincirleme marketlere yönelik ikinci bir soruşturma başlattığını açıkladı. Birincisinden ne hayır görüldü ki, ikincisinden görülecek?

Sen devlet olarak doğalgaza, elektriğe, akaryakıta, vergilere Cumhuriyet tarihinde görülmemiş ağır zamlar yap, sonra da marketlere “Bu ne pahalılık?” diye hesap sor!

Bu, pek akılcı bir davranış olarak görünmüyor.

Günümüzde fiyatları tetikleyen iktidarın yaptığı fahiş zamlardır!

★★★

Rekabet Kurulu Başkanı Birol Küle, 3 büyük zincir market şirketinin uzlaşma talebini ret ettiklerini açıklayarak “İkinci soruşturma çok daha kapsamlı olacak. Kartel iddiaları araştırılacak.” dedi.

Hataları varsa, halkı kazıklıyorlarsa zincir marketlere elbette ki, gereken ceza verilmeli, fakat, böyle göstermelik soruşturmalarla pahalılık önlenemez. Bu, şişe suyu ile yangın söndürmeye benzer!

Pahalılığın önlenmesi için en önemli şart üretimdir: Üretim, üretim, üretim!

Sen çiftçini destekle, ülkedeki üretimi arttır, bak o zaman fiyatlar nasıl düşüyor, gör!

TEBESSÜM

Balığın aradığı adam...


Evin erkeği, pazar sabahı oturmuş, keyifle kahvesini yudumlarken bir yandan da gazetesini okuyormuş...

Karısı gelmiş, yumuşak bir ses tonu ile:

“Aşkım...” demiş “Hani birkaç ay önce bir hafta sonu balığa gitmiştin ya...”

Adam okumakta olduğu gazeteyi bırakıp bütün dikkatini karsına vermiş... Kadın aynı ses tonu ile devam etmiş:

“İşte dün gece o balık aradı seni bir tanem, hamileymiş!”

GÜNÜN SÖZÜ


Allah’ım, sağ gözümü sol gözüme, sağ elimi sol elime muhtaç etme!