Anaokulu, ilk, orta, lise fark etmez. Çocuklar, büyüklerin yarattığı yeryüzü kötülüklerinin arasına cennet iyiliği katarlar. Çocuklar büyükleri birbirine bağlarlar. Hepimiz, çocukluğumuzu yeniden yaşamak isteriz.

Çocukluk olmasaydı.

Onu icat ederdik.

Şükürler olsun.

İyi ki, çocuklar var.

★★★

Kahramanmaraş’ta okulda yaşanan çocuk zorbalığının katliam doğurması korkunç oldu. Polis müfettişi babasının 5 tabancası ve 7 şarjörü ile okula gelen, 1 öğretmeni ve 9 öğrenci arkadaşını öldürdükten sonra kendi canına kıyan çocuğun yarattığı tablo acı verici. Bir gün önce de Şanlıurfa Siverek’te av tüfeği ile okulunu basan teknik lise öğrencisi 16 kişiyi yaraladı.

★★★

Ülke ayağa kalktı.

Öğretmenler, uyarı olsun diye 2 gün derslere girmeme kararı aldılar. Okullara “cinnet yüklü cinayetlerin gelmekte olduğunu” Milli Eğitim Bakanlığı’na bildirdiklerini ancak bakanlığın bu uyarıları “kös dinlediğini” açıkladılar. Kendisi dahil 10 kişiyi öldüren çocuğun, cinayeti planladığını, bilgisayarına “yakın zamanda büyük bir olay gerçekleştireceğim” notunu yazdığını Başsavcılık açıkladı.

★★★

Cinnet yola çıkmıştı.

Okullarımıza gelecekti.

Son 15 yıl içinde okullarımızda Kahramanmaraş ve Şanlıurfa örneklere benzer 44 olayın yaşandığını arşiv kayıtları söylüyor. Milli Eğitim Bakanlığı, Aile Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı birlik olup; ayak sesleri duyulmakta olan “okul cinayetlerine” karşı hazırlıklı olmalıydılar.

★★★

Okullarımızda:

Şımarık çocuk problemi. Terkedilmiş çocuk sorunu. Kin besleyen çocuk sorunu. Saldırgan eylimli çocuk problemi. Aile içi şiddetten beslenen çocuk problemi. Akran baskısına teslim olmuş çocuk problemi. Ekran kışkırtmasına meyilli çocuk problemi. Kontrolsüz sosyal çevre etkisiyle zor tabiatlı çocuk problemi analizlerinin şehir şehir çıkartılmış olması gerekirdi.

★★★

Hangi kent okulları daha riskli? Hangi bölge okulları bu tür eylemlere daha yatkın? Neden okullardaki rehberlik sistemi yetersiz? Bu analizleri yapacak “okullarda çocuk suçluluğunun nedenlerini inceleyip, önlemeleri önceden alacak birimlerin” Milli Eğitim, Aile, İçişleri Bakanlığı’nın birlikte ortak çalışmasıyla kurulmuş olmasını görmeliydik.

Göremedik.

★★★

Cumhurbaşkanı ve Milli Eğitim Bakanı açıklamalar yaptılar. Bize bildik, eski kalıp cümleleri söyleyip; “Soruşturmaları başlatıyoruz” tesellisi sundular. Okul cinayetlerinin bu noktaya gelmemesi için düşünülmüş, uygulamaya konulmuş, eksik yanları varsa düzeltilmiş, iyi sonuçları alınmış bir çalışma ortaya koyamadılar. “Okullarda patlayan cinayetlerinden” baş sorumlu kimdir sorusu boşlukta bırakıldı. Bence baş sorumlu Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’dir.

★★★

Milli Eğitim Bakanı çocuğunu özel okula gönderiyormuş. Gazetelerde ve TV’lerde yayımlanan haberler doğruysa Cumhurbaşkanı da torunlarını özel okula kayıt yaptırmış. Devlet okullarında öğrencilerin temiz tuvalet sorunu vardı, buna “arkadaşlarına ve öğretmenlerine kin besleyen çocuk problemi de eklenmiş” oldu. Öğretmen sendikaları başkanları dün “çocuğunu özel okula gönderen Milli Eğitim Bakanı’nın istifasını” istedi.

TBMM’de bir araştırma komisyonu kuruldu. Komisyon üyelerinin araştırmaya “Okul saldırıları konusunda bilgi ve görgülerini artırmak için” ABD’ye uzunca bir gezi düzenleyeceklerinden korkarım.