Türkiye yaklaşık bir buçuk aydır fon skandalını konuşuyor.

Her gün yeni bir iddia. Yeni soruşturmalar, yeni gelişmeler...

Mesele yalnızca birkaç fonun, birkaç şirketin ya da yatırımcının meselesi değil.

Mesele, sermaye piyasalarına duyulan güven.

Çünkü kaybedilen para bir gün geri kazanılabilir. Ama kaybedilen güvenin geri gelmesi yıllar alır.

İşte böylesine kritik bir dönemde Sermaye Piyasası Kurulunun başkanlık koltuğu boşaldı.

20 Ekim tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile SPK Başkanı Mahmut Sütcü görevden alındı.

Peki yerine kim gelecek?

Ekonomi bürokrasisinde farklı isimler konuşuluyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı içerisinde bu göreve talip olanların bulunduğunu da duyuyorum.

Ancak edindiğim bilgilere göre Bakan Mehmet Şimşek'in tercihi, halen Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı görevini yürüten Muhsin Atçı.

Henüz resmî bir atama yok.

Ancak önümüzdeki günlerde bu ismi SPK Başkanlığı koltuğunda görmemiz kuvvetle muhtemel.

*

Muhsin Atçı kimdir?

Ekonomi bürokrasisini yakından takip edenler için yabancı bir isim değil.

Gelirler Kontrolörlüğü ve vergi müfettişliği geleneğinden geliyor.

Benim de mensubu olduğum meslek camiasından. Hatta bir üst dönemim.

Kendisini uzun yıllardır tanıyorum. Mesleki birikimine, dürüstlüğüne, devlet adamlığı anlayışına ve karakterine bizzat şahidim.

Burada kamuoyundaki bir yanlış bilgiyi de düzeltelim. Muhsin Atçı'nın Yeminli Mali Müşavirlik belgesi bulunuyor. Ancak kendisi Yeminli Mali Müşavirlik faaliyeti yürütmedi.

Kütahya merkezli Gürok Grup bünyesinde önemli bir pozisyonda görev yaparken Mehmet Şimşek'in teklifiyle yeniden kamu hizmetine döndü. Bence önemli bir fedakarlık yaptı.

Ve Vergi Denetim Kurulu Başkanlığına getirildi. O tarihten itibaren VDK'da önemli bir dönüşüm başladı.

*

Biraz rakamlardan söz edelim. Çünkü rakamlar bazen sayfalarca anlatılanı tek başına anlatır.

Vergi Denetim Kurulu, 2026 yılının ilk dokuz ayında tam 636,9 milyar liralık matrah farkı toplamına ulaştı.

Dikkat edin!

636 milyar 900 milyon lira.

Geçen yılın aynı dönemine göre artış yüzde 102'nin üzerinde.

Ancak asıl mesele yalnızca rakamlar değil.

Vergi denetiminin yöntemi değişiyor.

Sahte faturayla mücadelede geliştirilen KURGAN sistemi, yüksek gelir gruplarına yönelik gözetim programları, izaha davet çalışmaları, dijital denetim uygulamaları, risk analizi ve yapay zekâ destekli çalışmalar...

Kaynak olarak ekle

Vergi Denetim Kurulu artık yalnızca geçmişi inceleyen değil, bugünün risklerini de takip eden bir yapıya dönüşüyor.

Bu kurumsal dönüşümde Muhsin Atçı'nın önemli bir emeği var.

Elbette başarıyı tek bir kişiye mal etmek doğru olmaz.

Kurul yöneticilerinin, vergi başmüfettişlerinin, vergi müfettişlerinin ve bütün teşkilatın emeğini teslim etmek gerekiyor.

Ancak o ekibe yön vermek de yöneticilik meselesidir.

Bugün VDK, Hazine ve Maliye Bakanlığının performansıyla öne çıkan kurumlarından biri, hatta en gözde kurumu.

*

Gelelim asıl meseleye.

Sermaye Piyasası Kurulu...

Bugün SPK Başkanlığına oturacak kişiyi oldukça ağır bir görev bekliyor.

Çünkü ortada yalnızca yönetilmesi gereken bir kurum yok.

Cevaplandırılması gereken sorular var.

Aydınlatılması gereken işlemler var.

Yeniden tesis edilmesi gereken bir piyasa güveni var.

Fon skandalıyla ilgili soruşturmaların sonuçlarını elbette yargı ortaya koyacak.

Ancak SPK'nın kendi denetim mekanizmalarını da sorgulaması gerekiyor.

Kim, hangi işlemi, ne zaman denetledi?

Hangi riskler önceden görüldü?

Hangi uyarılar dikkate alındı?

Denetim mekanizmaları nerede yetersiz kaldı?

Bu sorular cevaplandırılmadan yalnızca başkan değiştirerek sermaye piyasalarındaki güven sorununu çözmek mümkün değil.

İşte bu nedenle yeni SPK Başkanlığı atamasını sıradan bir koltuk değişikliği olarak görmüyorum.

*

Muhsin Atçı'nın Vergi Denetim Kurulunda yürüttüğü çalışmaların SPK açısından önemli bir tecrübe olduğunu düşünüyorum.

Özellikle dijital denetim, risk analizi ve kurumsal kapasitenin geliştirilmesi alanlarındaki deneyimi dikkat çekici.

Elbette vergi denetimiyle sermaye piyasası gözetimi aynı şey değil.

SPK'nın kendine özgü mevzuatı, piyasa dinamikleri ve yatırımcı haklarına ilişkin sorumlulukları bulunuyor.

Ancak ben Muhsin Atçı'yı yakından tanıyan eski bir meslektaşı olarak bu sorumluluğun ağırlığının farkında olduğunu düşünüyorum.

Bakan Mehmet Şimşek'in kendisine duyduğu güvenin de bu tercihte etkili olduğu kanaatindeyim.

Nihai karar elbette Sayın Cumhurbaşkanına ait. Birkaç gün içinde atamayı resmi olarak öğreneceğiz.

Ancak Muhsin Atçı ismini ziyadesiyle önemsediğimi ifade etmeden geçmeyeceğim.