Aşağıda yer verdiğim verilere ve bilgilere bakınca tasarrufun böylesi ancak bizde olur diyeceksiniz herhalde. Buyurun birlikte okuyalım. Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’na Hazine yardımı uçuşa geçti Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) 2019 yılında kanunla kurulmuştur. Pek çok turizm işletmesinden ciro veya kira gelirinin belli bir oranında turizm payı adı altında alınan vergi benzeri sağlam bir gelire sahiptir. Vergi benzeri turizm payı ile beslenen Ajans’a bu gelir yetmiyor ki 2022 yılından 2026 Mayıs ayı sonuna kadar olan dönemde Genel Bütçe’den toplam 16.4 milyar lira kaynak aktardık. Bütçede imkanları sınırlı deyip emeklinin bayram ikramiyesine bir kuruş bile zam yapmazken Ajans’a 2025 yılında aktarılan 2.7 milyar lirayı az bulduk 2026 yılının sadece beş ayında 6.3 milyar lira aktardık. Bu yılın sadece beş ayında Ajans’a aktarılan tutar geçen yılın tamamında aktarılanların 2.5 katına ulaşmış durumda. Yıl sonunda kaç kata çıkar bilemiyoruz. Tasarruf Genelgesi’ni birlikte kamuoyu ile paylaşan Sayın Cevdet Yılmaz ve Mehmet Şimşek’e hatırlatırız. İşsizlik Sigortası Fonu’na Hazine yardımı yarıya düştü İşsizlik Sigortası Fonu, kendi istek ve kusurları dışında işsiz kalan sigortalıların gelir kayıplarını kısmen karşılamak amacıyla oluşturulan zorunlu bir fondur. İşsizlik sigortası primi, sigortalının prime esas aylık brüt kazançların üzerinden hesaplanan %1 sigortalı, %2 işveren ve %0.5 devlet payından oluşmaktadır. Devlet payı 1 Mayıs 2026 tarihine kadar %1 olarak uygulanıyordu. 30 Nisan 2026 tarihli ve 33239 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 11258 Sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, devlet payı oranı %1’den %0.5’e düşürülmüştür. Böylece işsizlik sigortası fonuna Devlet tarafından yapılan katkı yarı yarıya azalmış olmaktadır. Bu azalma Bütçe verilerinde hemen kendini göstermiştir. Nisan 2026 döneminde aylık 9 milyar 333 milyon lira olan İşsizlik Fonu’na Hazine Yardımı kalemi Mayıs 2026 döneminde yarı yarıya düşerek 4 milyar 650 milyon liraya inmiştir. İşsizlik Fonu’ndan kesinti yapılırken Turizm Tanıtım Ajansı’na akıtılan bütçe kaynaklarını görünce tasarrufun nereden yapıldığı, harcamaların nerelere gittiği sorusu daha da önem kazanıyor. Makam odasına var; okula, hastaneye yok Bütçenin bir tercih belgesi olduğunu hep söyleriz. Verginin kimden toplandığı ve nerelere harcandığı bu tercihin yansımasıdır. Bütçenin harcama kalemlerine bakınca büro, okul ve hastane bakım ve onarım gider kalemleri arasındaki çarpıklık dikkatimi çekti. Yukarıdaki tabloyu ilginç kılan husus, büro bakım ve onarım giderlerinin okul ve hastane bakım ve onarım giderleri kaleminin toplamından daha yüksek olmasıdır. Bu veri insanın aklına ister istemez “Makam odasına var ama okula yok mu? Tasarruf makam odalarına hiç uğramıyor mu?” sorularını getiriyor. Bütçenin ağlanacak haline bando çalıp oynuyoruz Son yıllarda bütçe açıkları devasa rakamlara ulaştı. Bu yıl 2.7 trilyon lira bütçe açığı öngörülüyor. Ancak, eşel-mobil sisteminden kaynaklı vergi kayıpları ile düşmeyen enflasyon nedeniyle yüksek seyreden kamu borçlanma faiz oranları dikkate alınınca bu rakamı tutturmak bile başarı olarak görülebilir. Bütçe gelirleri giderlere yetmiyor. Bu nedenle borçlanıyoruz. Borçlandıkça daha fazla faiz ödüyoruz. Bu yıl ve önümüzdeki iki yılda ödeyeceğimiz faiz 9 trilyon 126 milyar lira olarak öngörülüyor. Bütün bu bütçe şartlarına rağmen “bando” aşkımızdan vazgeçemiyoruz. Şimdi yıllar itibarıyla bando malzeme alım giderlerine bir bakalım: Cevdet Yılmaz ve Mehmet Şimşek kamuoyunun karşısına geçip 2024 yılında tasarruf tedbirlerini açıkladı. Tasarruf tedbirleri açıklanan yılı takip eden yılda bando malzeme alımları 17.9 milyon liradan 52.6 milyon liraya çıktı. Artış oranı %192.9 oldu. İşin garibi ne biliyor musunuz? 2025 yılındaki 52.6 milyonluk harcamanın 33.6 milyon lirası sadece aralık ayında yapılmış. Şimdi soruyorum, ne oldu da aralık ayında apar topar bu kadar bando malzemesi aldınız? Birilerinin deposunda kalan malzemeler için yer mi açmak gerekti? Yapmayın, yazıktır bu memleketin parasına, bu yurttaşın vergilerine.