İçi boş gösteriş. Sahtelik. Birisi günah keçisi ilan edilir. O gider, hiçbir şey değişmez. İş bilene verilmemiştir. Liyakat ölçüsü kalkmış, kayırma kollama torpil öne geçmiştir. Kabalık, görgüsüzlük, yalan, iftira, alçaklık, bayağılık, devlet gücünü kullanarak devlet malını çalma, verimsizlik, adaleti elet ederek itibar suikastı yapma tornadan çıkmış gibidir!
***
Her sonu acıyla, yıkımla biten büyük ve uyarıcı olayda olduğu gibi Kahramanmaraş’ta ortaokulda kanlı cinayet sonrası (ölen öğrenci sayısı 18 gün sonra 10’a yükseldi) “tornadan çıkmışlık” yine işledi.
Milli Eğitim Bakanı!
Ve İçişleri Bakanı!
Ortak açıklama yaptılar, birlikte bir plan üzerine çalıştıklarını; “okullarda 24 saat polis devriyesi” olacağı sözünü verdiler!
***
Bu sözler!
Torna yapısı!
Çünkü Kahramanmaraş’ta okulda kanlı cinayetten birkaç ay önce de İstanbul Çekmeköy’de Fatma Nur Çelik adlı öğretmen öldürüldüğünde; Milli Eğitim Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı, “aynı tornadan çıkma çözümü” yaraya merhem diye sunmuşlardı.
***
Oysa gerçek, gerçekti.
Kahramanmaraş’ta polis müdürü babasının ruhsatlı tabancalarına her istediği zaman ulaşma imkanı olan öğrencinin; “okulda kanlı bir cinayete kalkışacağı” önceden biliniyordu. Okulun öğretmenlerinden Alparslan Yıldırım, “o çocuğun okula tabanca ve mermi yüklü şarjörle gelme ve katliam yapma potansiyeli taşıdığını” tespit etmiş, çocuğu gözetim altına almıştı.
***
Okulun Aile Birliği Başkanı Hülya Çevik, “Alparslan Öğretmen, çocuk okula geldiğinde onun çantasını arıyor, arkadaşlarına ölümcül zararlar vermesini önlemeye çalışıyor ve bunu başarıyordu. Alparslan öğretmenle birlikte diğer yönetici öğretmenler bir ay önce okuldan uzaklaştırıldılar. Onlar burada olsalardı Alparslan Yıldırım Hoca, yine o çantayı arayacak ve bu kanlı olay yaşanmayacaktı” demişti. Alparslan Hoca sürüldü. Bir ay sonra o çocuk, polis babasından atış poligonunda hedef tutturma talimleri aldığının ertesi günü, okula tabancalarla geldi. Bu kanlı cinayet, bile bile oldu.
***
Meclis’te bir Araştırma Komisyonu kurulduğu ve “okullarda artan şiddet eğiliminin kök sebeplerini araştıracağı” haberleri çıktı. Komisyon bugüne kadar ne yaptı bilinmiyor.
Sorular cevapsız duruyor:
Öğretmeni niçin sürdüler?
Kim sürülmesini istedi?
Kim bu isteğe boyun eğdi?
Bu nasıl bir düzendir?
Bu düzeni kim koruyor?
Düzenden kim besleniyor?
***
Okulda kanlı cinayet sonrası bugün 19 gün geçti. Sorular cevap bulamadı. Kahramanmaraş İl Milli Eğitim Müdürü Erhan Baydur, görevinden ayrıldı ve Milli Eğitim Bakanlığı ile “Karşılıklı alınan karar sonucunda” görevini bıraktığını açıkladı. Bağıra bağıra gelen cinayetin sorumluluğunu Bakan, İl Eğitim Müdürü’ne yükledi ve müdür de kabul etti.
Tornadan çıkma sahtelik!
***
Aynı sahteliği yaşanan ve toplumu temellerinden sarsan her olay sonrası görmekteyiz. Tunceli’de Vali’nin oğlu, valiliğin kullanımdaki bir binada Gülistan Doku adlı üniversite öğrencisine tecavüz etti. Kız hamile kaldı.
Kızın bedeni kayıp.
Yıllar sonra cinayetin aydınlanması için başlatılan süreçte şunu gördük: Bu tornadan çıkma düzenin kritik noktalarında bulunan; Valiler-İçişleri Bakanları-Emniyet Müdürlerinin soruşturma süreçlerini istedikleri gibi yönlendirdikleri ortaya çıktı.
***
Eskişehir’de kömür işçilerinin maaşlarını ve kıdem tazminatlarını ödemeyen işadamı, ne oldu da işçi alacaklarını aniden ödeyebilecek imkana kavuştu, kavuşturuldu, ona yeni hangi devlet kıyağı sunuldu? Utanmazlık her yeri sardı.
Tornadan çıkma düzen çürüdü. Türkiye’yi felakete götürüyor.