Amerikan demokrasisi tarihin en büyük sınavını yaşıyor. Kongre, Trump’a olağanüstü yetkiler vermekte tereddüt etmiyor. Yargının ise bu yetki devrine nasıl karşı koyacağı merak konusu. Peki, Anayasa Mahkemesi (Yüksek Mahkeme) Trump’ı durdurabilir mi? 

★★★

Trump, peş peşe kararnameler imzalıyor. Daha önceki gün Venezuelalı çete mensuplarını El Salvador’a sınır dışı etme kararı, yerel mahkemece reddedildi. Ancak Trump, mahkeme kararını yok sayarak sınır dışı işlemlerini sürdürdü. Çoğu kararnamesi federal mahkemelerden dönüyor. Ancak Trump ısrarla itiraz ediyor, yürütmeye devam ediyor. Bu durumda ne olacak? 

★★★

Amerikan Anayasası’na göre, yasama yetkisi Kongre’ye aittir. Ancak Cumhuriyetçilerin kontrolündeki Kongre, Trump’ın herhangi bir direnç göstermemekte kararlı. Cumhuriyetçiler, federal bütçenin dağıtımına dair tüm yetkiyi Trump’a bırakarak, yasama gücünü fiilen Beyaz Saray’a devretti. 

Meksika, Kanada ve Çin’e uygulanan gümrük tarifelerinde de Meclis’in yetkilerini sınırlandırarak, ticaret politikalarının kontrolünü tamamen Başkan’a verdiler.  

★★★

Trump yalnızca yasama yetkisini devralmakla kalmadı, yargının otoritesine de meydan okuyor.Yargıçlar, Trump’ın kararnamelerine karşı 12’den fazla yürütmeyi durdurma kararı aldı, ancak yönetim bu kararları tanımıyor.   

Elon Musk, yargıçların azledilmesini talep ederken, Başkan yardımcısı JD Vance, Trump karşıtı kararlar alan yargıçları “yargısal darbe yapmakla” suçladı.  

★★★

Oysa Amerikan tarihinde başkanlar, her zaman mahkeme kararlarına uydu. Franklin Roosevelt, ABD’yi Büyük Buhran’dan kurtarmak için yürürlüğe koyduğu bir dizi ekonomik programın, Yüksek Mahkemece reddedilmesine öfkelense de, mahkemeye karşı meydan okumadı.   

Harry Truman’ın Kore Savaşı sırasında çelik fabrikalarına el koyma emri, Anayasa Mahkemesi’nden döndü. Truman; karara riayet etti.  

Keza Richard Nixon, Watergate skandalında Beyaz Saray kasetlerini teslim etmeye zorlayan Yüksek Mahkeme kararına uymuş ve bu onun başkanlığının sonunu getirmişti. Yakın zamanda Biden’ın öğrenci kredileri ve aşı zorunluluğu gibi kararları da mahkemeden döndü ancak Biden hiçbir şey yapmadı.  

★★★

Ancak Trump, yargıyı açıkça hiçe sayabileceğinin sinyallerini veriyor. 

Trump’ın “Ülkesini kurtaran biri hiçbir yasayı çiğnemiş sayılmaz” açıklamaları, onun yargıya yönelik tutumunu özetliyor. Yardımcısı JD Vance’ın “Yargıçlar yürütmenin meşru yetkisini kontrol edemez” sözleri ise yürütme gücünün sınırlarını hiçe sayıyor.  

★★★

Mahkemeler Trump’ı nasıl durdurabilir? The New York Times’a göre Amerikan hukukunda yargı kararlarını uygulama yetkisi yürütmeye ait. Eğer başkan bir mahkeme kararını tanımamayı seçerse, mahkemelerin bunu zorla uygulatma imkânı sınırlı.  

Yüksek Mahkeme’nin geçmiş içtihatları, Trump’ın yürütmenin başı olarak attığı adımlardan dolayı hukuki veya cezai sorumluluk taşımayacağını söylüyor.   

Daha açık söylemek gerekirse, yaygın görüşün aksine Anayasa Mahkemesi devreye girip yürütmenin yetkisini sınırlarsa, Trump buna uymak zorunda değil. Trump’ın mahkemeleri yok sayarak Amerika’yı eşi benzeri görülmemiş bir anayasal krize sürüklemesi an meselesi.

Casus ve doktor dizileri

Büyük oyuncular artık beyaz perdeyi değil, televizyon ekranlarını tercih ediyor! Dijital platformlarda izleme listeme 4 yeni dizi aldım, bakalım bekleneni verecek mi? 

İlki The Agency: Michael Fassbender başrolde! Yardımcı rolde Richard Gere. CIA’nın perde arkasını anlatan bu dizi, aksiyon ve entrikayı sevenler için birebir! (Beinconnect’te)

A Gentleman in Moscow: Ewan McGregor, Sovyetler’de sürgüne gönderilen aristokrat rolüyle ekranlara dönüyor. Tarih, drama ve politik entrika bir arada! (Beinconnect’te) 

Pulse: Netflix’in dev yatırımı; 90’ların ER (Acil Servis) ve Grey’s Anatomy’nin mirasını devralmaya geliyor. Miami’de bunun için 2 katlı dev bir hastane seti kurulmuş. Dikkatimi çeken şey, Netflix’in eski moda televizyon anlayışı olarak tanımlanan alanlara daha fazla giriyor olması: Canlı yayın programları, spor ve hatta müzik. Hollywood’a bir Truva Atı gibi sızan şirket açısından çok enteresan.  

Son olarak Pitt:  HBO yapımı. “Şimdiye kadar yapılmış en gerçekçi hastane dizisi” deniyor. (BluTv’de) 

Tıp dramaları geri mi dönüyor? Casus dizileri yükselişte mi? Karar sizin!