Vodafone Sultanlar Ligi’nde mutlu sona ulaşan taraf Vakıfbank oldu. Sarı-siyahlılar final serisinde Fenerbahçe Medicana’yı 3-2’yle geçerek kupanın sahibi oldu.
Her ne kadar seri 5. maça kadar uzamış olsa da sonuç birçokları için, tabii bendenizin de, hiç de sürpriz olmadı. Vakıfbank’ı tebrik ederek başlayalım fakat, Fenerbahçe’nin gerçeklerini konuşmadan da olmaz tabii…
B PLANI OLMAYINCA...
VakıfBank’ta baş antrenör Giovanni Guidetti her maçta yeni bir hamleyle oyuna müdahale ederken, sarı-lacivertli kulübede "B planı" namına sadece oyuncu değişiklik tabelasının pas tutmuş dişlilerini gördük.
İki takımın kadrolarına bakıldığında her ne kadar yıldızlar karması görünseler de Fenerbahçe Medicana’da düğme sezonun en başında yanlış iliklenmişti bir kere.
Baş antrenör Marcelo Abbondanza, sezon başından itibaren Melissa Vargas ve Arina Fedorovtseva’yı, tabiri caizse adeta posaları çıkana kadar kullanırken, sezon sonuna yaklaştığımızda iki isim de alarm vermeye başlamıştı zaten.
Bu yanlış planlama, sadece iki yıldızın fiziksel yorgunluğuyla da sınırlı kalmadı; takımın tüm oyun ezberini bir "çaresizlik senaryosuna" hapsetti.
BİR KADRO NASIL ‘HİÇ’ EDİLİR?
Abboddanza’nın taktiksel yetersizliği bu duruma tuz biber ekerken, Korneluk gibi tecrübeli isim sezon boyunca kulübede çürütüldü.
Fenerbahçe Medicana Sultanlar Ligi’nde her zaman en tepeye oynayan bir takım. Bu sezon şampiyon olması da bu yetersizlikleri gölgelemeyecekti zaten.
CEV Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu hasreti bir sene daha uzarken, bin bir emekle kurulan kadro adeta ‘hiç’ edildi.
Ve nasıl bir makus talihse ‘Sarı Melekler’ bir kez daha Şampiyonlar Ligi’nden altın setle elendi. Gelecek sene de İtalyan hocayla çalışılırsa, durum hiç de farklı olacak gibi görünmüyor.
Söylenecek şey çok. Hatadan dönülür mü? Bunu zaman gösterecek. Fakat, Fenerbahçe Voleybol Şube yönetiminde de işler pek de yolunda gidiyor gibi görünmüyor.