Vergi afları; kısa dönemde hazineye gelir sağlamak, Maliye’nin ve yargının iş yükünü azaltmak gibi olumlu etkiler yaratmanın yanında, kayıt dışılığı özendirmek, af sonrası vergiye uyumu azaltmak ve vergisini ödeyen ile ödemeyen arasında adaletsizliğe yol açmak gibi olumsuzlukları da içermektedir.
Ülkemizde son yıllarda yaşanan ekonomik krizler ve terör olayları ekonomide mal ve hizmet hareketliliğinde problemler yaratmış ve yaratmaktadır.
Vergi affı düzenlemeleri için hangi kriterlere bakmak gerekir? Konuyla ilgili en etkili göstergelerden birisi vergi tahakkuk tahsilat oranlarıdır. Özellikle de dahilde alınan Katma Değer Vergisi’nin tahakkuku ve tahsilatı büyük önem arz etmektedir. Eğer mükellef kendisinde emanet olarak kalan Katma Değer Vergisi’ni tahakkuk ettirdiği halde ödemiyor ya da ödeyemiyorsa ciddi bir problem söz konudur.
Amme Alacakları Kanunu’muza göre Katma Değer Vergisi borçları ile ilgili olarak “çok zor durum” şartlarının gerçekleşmesi durumunda bile, tecil (erteleme ve taksitlendirme) yapılamamaktadır.
Gelir İdaresi Başkanlığı’nın faaliyet raporlarında yer alan bilgilere göre, çıkardığımız aşağıdaki tablo, Türkiye’de en kısa sürede çok kapsamlı bir vergi affı düzenlemesinin gerektiğini gözler önüne sermektedir.
Bu tablo, Gelir Vergisi ve Kurumlar Vergisi mükelleflerinin elde ettikleri kârların vergisini dahi ödeyemediklerinin ya da ödemediklerinin açık göstergesidir. Katma Değer Vergisi açısından olay daha da dramatiktir. Mükelleflerin tüketiciden tahsil ettikleri ve kendilerinde emanet olarak duran, Katma Değer Vergisi’ni ödeyemediklerini ya da ödemediklerini göstermektedir.Tablonun böyle bir hal almasında, kredi muslukları kapanan mükelleflerin ayda yüzde 1.40 gecikme zammı oranında devletten daha kolay kredi kullanmak yoluna başvurmalarının da etkisi muhakkak söz konusudur.
Son üç yıllık dönemde “Genel vergi gelirleri açısından durum nedir?” diye baktığımızda, tablo aşağıdaki gibidir.

Tahakkuk ettiği halde, tahsil edilemeyen genel vergi gelirleri 2013 yılı sonundan 2015 yılı sonuna kadar olan iki yıllık dönemde 28.111.792 TL artış göstermiştir.
2015 yılı sonu itibarıyla devletin tahsil edemediği vergi alacağı tutarı 84.032.726 TL olup bunun 64.062.190 TL’lik bölümü ödenmeyen Gelir Vergisi, Kurumlar Vergisi ve dahilde alınan Katma Değer Vergisi’dir.
Gelir Vergisi mükellefleri için beyan dönemi mart ayında bitti. Kurumlar Vergisi mükellefleri için ise beyan dönemi nisan ayı sonunda bitecektir. Beyanname dönemlerinde, beyan edilecek vergi matrahlarını etkilememek için vergi affını hükümet gündeme getirmez, kamuoyunda gündeme gelse de yalanlanır.
Mevcut hükümet döneminde çıkarılmış olan 5811 ve 6111 sayılı af kanunları başarılı olmuştur.
Beyan dönemlerinin sona ermesinden sonra mayıs ayı ile birlikte ülkemizde vergi affı ve kapsamı çok yoğun bir şekilde tartışılacaktır. Muhtemelen yaz aylarında kapsamlı bir vergi affı düzenlemesi Meclis’ten geçecektir.