Reklamsız Sözcü
YEKTA GÜNGÖR ÖZDEN

Sakıncalı belirtiler

7 Aralık 2015

 

Neler söylendi neler. AKP'liler seçim duyurularında “…özgürlükleri başkanlık sistemiyle daha ileriye taşıyacaklarını…” açıkladılar. Günümüz cumhurbaşkanı, AKP'li Bay RTE'ın bu tutkuyla yaşadığı belli. Neler yaptığı da yapacaklarının belirtisi. Andına aykırı tutum ve davranışları, yarın başkanlık sistemi olduğunda, onun hiçbir kural tanımadan tek başına yönetime egemen olmak için her şeyi göze alıp her şeyi yapacağı olasılığını güçlendiriyor. Özgürlükler konusundaki karnesi iyi olmayan iktidarın yarın kişisel yönetimde özgürlükleri ortadan kaldırırcasına büsbütün kısıtlayacağı açık. Bugünkü durumu yapanlar yaptıranlar, başkanlık sisteminde ülkeyi cezaevine çevirebilirler. Bugünleri bile aratabilirler. Amaçları “Ilımlı İslâm devleti” yapısı olduğundan, aklı ve başta hukuku, bilimi öteleyenler ortadoğunun kötülüklerini ülkemizde yaşatabilirler. Başkanlık sistemi gelirse neler olacağı iyi düşünülmelidir.
Adamlar Anayasa'yı tanımıyorlar ki (Başbakanlık Müsteşarlığından İçişleri Bakanlığı'na getirilen eski vali Efkan Ala'nın sözü) Anayasa Mahkemesi kararlarını tanısınlar. Muhalefet bile “Başörtüsü yasağını biz kaldırttık” diye övünüyor. Mahkemenin, başörtüsünün yükseköğrenim kurumlarında kullanılmayacağına ilişkin kararına karşı iktidar öncülüğündeki tersine uygulamanın hukuksal savunulması olamaz. Siyaset, hukukla dokunur, hukuksuz ve hukuka aykırı siyaset olamaz. Anayasa Mahkemesi uygulanmayan başka kararları için de tutukluğunu sürdürüyor, gerekenleri yapamıyor.
Günümüz cumhurbaşkanı Ankara Garı'ndaki vahşet olayına ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı açıklamasını da hukuksuzlukla eleştirerek “DEAŞ üzerinden gitmek suretiyle PKK'yı temize çıkarmak gibi bir durum söz konusu oldu. Bu kampanya olayı…” diye nitelendirdi.

BOŞLUK

Özgürlüklerden söz edenlerin, basın ve haber alma özgürlüğü, hukuk devleti ve yargı bağımsızlığı, üniversite özerkliğiyle öbür hukuksuzluk kaynağı Anayasa maddeleri için ciddiye alınacak, inanılacak bir şey dedikleri yok. Hele değiştirilmesi önerilemez Anayasa maddelerini koruyacaklarına ilişkin güven veren bir açıklamaları da yok. HSYK, YÖK, TRT, AYM, Cumhurbaşkanının yetkileri, Dil ve Tarih Kurumları, Barolar için ses yok. Yandaş medyanın, partili toplulukların yaranma, yanaşma, birlikte görünme çabalı, yalakalığı yansıtan çirkin görüntüleri ahlâk düzeyinin ne durumlara geldiğini gösteriyor. Kişilik sorunu öne çıkıyor. Kimi beklentiler, kimi olanaklar, kimi güvenceler ve destekler için insanlığı yadsıyan tutum ve davranışlar toplum yapısını olumsuz etkiliyor.
İnsanlığı, ahlâkı, adaleti, bilgiyi, terbiyeyi, saygıyı, güveni, barışı, çalışmayı, özveriyi yurttaşlık niteliklerini ve gereklerini öne alıp özenle koruyup güçlendirmeyen hiçbir çabanın önemi ve değeri yoktur. Yargının her gün eleştirilmesine neden olanlar iyi düşünmelidir. Kimi kararlar hukukçu olmaktan utandırıyor.
Hele Konya'da oynanan Türkiye-İzlanda, İstanbul' da oynanan Türkiye-Yunanistan millî maçlarında ıslıklarla ve başka seslerle yansıtılan saygısızlık hepimizi utandıran çirkin bir ölçüsüzlük oldu. Partizanlığın ve gericiliğin sakıncalı boyutlarını ortaya koyan bu terbiye ve insanlık dışı tutum, ilgililerin hoşgörülerinin ve kışkırtmalarının sonuçlarından biridir.

Yekta Güngör Özden
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp