VERGİ KAÇIRMA İLK SIRADA
Üçüncü sırada ise yüzde 29 ile ‘düşük gelir’ problemi yer alırken, eğitim ise yüzde 21.3 ile dördüncü sırada.
TESEV’in Türkiye’de Yolsuzluk Algısı araştırması ‘Türkiye’nin en acil çözümlenmesi gereken sorunu nedir’ sorusu ile katılımcıların yolsuzluğu diğer problemlerle kıyaslandığında ne kadar önemli bulduklarını anlamayı amaçlıyor.
Analize göre, yolsuzluk algısı, daha eğitimli, yüksek gelir grubunda ve nüfusu daha yoğun yerlerde yaşayanlar arasında daha yaygın. En önemli yolsuzluk örnekleri arasında “vergi kaçırma ya da vergi indirimi için kamu çalışanlarının para kabul etmesi” ve “ehliyete el konulmaması için polis memurlarına verilen para” yer alıyor. Gençler, yaşlılardan farklı olarak, ‘yolsuzluk Türkiye’de önemli ölçüde azaltılabilir’ diye düşünüyor.
YAPISAL SORUNA DÖNÜŞTÜ
Araştırmayı analiz eden İstanbul Bilgi Üniversitesi emekli öğretim görevlisi Prof. Dr. Hasan Kirmanoğlu, 1995 yılına ait şeffaflık indeksinin sonuçlarına dikkat çekti. Kirmanoğlu, “Türkiye şeffaflık sıralamasında 41 ülke arasında 29’uncu sıradaydı. 2015 yılına gelindiğinde ise yine aynı 41 ülke arasında 30’uncu sırada olduğu görülüyor. Aradan geçen 21 yıl boyunca şeffaflık açısından Türkiye’de değişen bir şey olmadığı ortada. Bu sonuç yolsuzluğun yapısal olduğunu ve sorunların kolay kolay değişmediğini ortaya koyuyor” diye konuştu.

Toplum hakkını aramayı bilmiyor
TESEV Yönetim Kurulu Üyesi Bekir Ağırdır, toplumun geçim derdinin sorunlar arasında ilk sıralarda bulunmasının olağan olduğunu söyledi. Ağırdır, “Mayıs ayında ‘gelirim giderimden fazla oldu’ diyen aile oranı yüzde 15 oldu. Yüzde 60 hanede gelir-gider denk, dörtte bir (yüzde 25) hanede ise gelir giderden eksik” dedi. Gençlerin yönetime katılım derdinin yüzde 4 oranında olduğunu aktaran Ağırdır, birinci önceliklerinin yüzde 58 ile iş garantisi olduğuna dikkat çekti. Ağırdır, “Gençlerin yüzde 72’si bilgiyi ailelerinden öğrendiklerini dile getiriyor. Ailelerin yüzde 60’ı çocuklarına öncelikle aileye saygıyı öğretiyor, ‘hak aramayı’ önceliğe koyan aile oranı sadece yüzde 8. İnsanlara ‘fazla mesai ücretini alamazsan ne yaparsın’ diye soruyoruz, ‘hiçbir şey yapmam’ diyor. Çünkü hukukun kendini koruyacağını bilmiyor. Temel mesele bu” diye konuştu.