Reklamsız Sözcü
EMİN ÇÖLAŞAN

Evlendirme rezaletleri

14 Şubat 2016

Sevgili okuyucularım, içimden bu tatil gününde siyasetsiz bir yazı yazmak geldi… Bazı televizyon kanallarında hafta içi akşam üzerleri yayınlanan programlar var.
İsimleri farklı ama hepsinin amacı aynı:
İnsanları stüdyoda buluşturup güya evlendirmek!
Bu programları önceden ilgiyle izlerdim. İçinde şike olmadığını düşünür, katılımcılardan oluşan insanları daha iyi tanımayı amaçlardım.
Sonra benim jeton düştü ve olayı çözdüm…
Bu programların çok önemli bir bölümü şike ve önceden kurgulama üzerine.
Senaryo, yapımcılar ve sunucular tarafından önceden belirleniyor ve sonrasında yutturmaca oyunu sahneye konuluyor.
Ekranda sunucular var. Bunlar korkunç paralar alıyor. Geçenlerde gazetelerde çıktı, doğru mu yalan mı bilemem… Birisinin aylık maaşı eski parayla bir trilyon 100 milyar lira. Programın yapımcısı olan kocası da aynı miktarda para alıyormuş. Herhalde dünya rekorudur.

*  *  *

Programlarda sahnelenen gösteri hep aynı. Kamera önüne, programa evlenmek (!) için gelen ve topluca oturan adaylar çıkarılıyor. Adaylardan bazıları aylardan, yıllardan beri aynı programın konuğu! Bunların işi gücü yok mudur? Bazıları da o programdan ayrılıp başka evlendirme programına transfer oluyor!
Adaylara talipler geliyor, iki taraf sohbete koyuluyor…
Bütün bunlar olurken rezaletler başlıyor.
Stüdyoda bulunanlar arasında tartışmalar, hatta yumruklu kavgalar çıkıyor, karşılıklı hakaretler başlıyor… Çünkü ne kadar çok kavga, o kadar yüksek reyting yöntemi!
Hakaretlerin bir bölümü yönetim tarafından (ceza gelmesin diye) ses sıfırlanarak sansür ediliyor.
Evlenme (!) adayları, parası yapımcılar tarafından ödenen otellerde ve lüks villalarda televizyon kanalı tarafından konuk ediliyor.
Otelde kalmayanlar için evlere ve yakın semtlere servis kaldırılıyor.
Bazı renkli, ağzı laf yapan, iyi göbek atan, akıllı geçinen, güzel ve yakışıklı katılımcılara ayrıca para ödendiği söyleniyor…
Programların gelir durumu harika çünkü çok iyi reklam alıyorlar. Allah razı olsun, katılanlardan da parayı esirgemiyorlar!

*  *  *

Bütün sunucuların amacı gerek aday ve gerekse talip olarak gelenler arasında ağzı iyi laf yapan, atak, yırtık, kavgacı tipleri kullanmak. Kameralar hep onları gösteriyor. Hepsinin farklı bir amacı var ama hemen hepsi ünlü olmayı istiyor.
Onlar hemen ön plana çıkıp ekranda bol bol görünme şansını elde ediyor.
Onlar evlenecek!..
Çoğunluk ise tam anlamıyla figüran… O saf vatandaşlar sessizce oturup tartışmaları, kavgaları izlemekle yetiniyor.
Senaryo önceden yazılmış, aynen uygulanıyor.
Kilometre doldurmak için kullanılan yöntem de aynı. Katılımcılar arasında yapay aşk ilişkileri uyduruluyor. Stüdyoda herkes güya birbirine aşık oluyor!
Dallas dizisi bunların yanında masum kalıyor.

*  *  *

Programa katılanlar genelde iki kesimden oluşuyor:
İlki, oraya iyi niyetle evlenmek için gelen, ya da ekranda gördüğü tipten hoşlanıp talip olarak katılan saf figüranlar. Eğer ağzı yeterince laf yapıyorsa, bir süre sonra başrol oyuncusu yapılıyor.
İkinci kesim ise biraz daha farklı. İçlerinde zavallılar, yalancılar, üçkağıtçılar, cazgırlar, düzgün insanlar, iyi niyetli ve saf olanlar, soytarılar, ilgi çeksin diye manken ajanslarından getirilen profesyonel güzel kızlar ve yakışıklı erkekler, örtülü ve örtüsüz kızlar, göbek atanlar, ruh hastaları, manyaklar, hakaret edenler, ne ararsanız var.
Programın sunucuları bu işin zaten erbabı olmuş, katılanlar arasındaki renkli tipleri ayıklayıp şu veya bu biçimde başrol oyuncusu yapıyorlar.

*  *  *

Bu evlendirme programlarına akşam saatlerinde sık sık kafam biraz dinlensin diye bakıyorum.
Kurulan senaryoları, oynanan oyunları ve katılan figüranları bazen acıyarak, bazen de utanarak izliyorum. (Hepsiyle önceden sözleşme imzalanıyor, program hakkında bildiklerini ve gördüklerini açıklamaları yasak. Çok büyük tazminat var.)
İyi niyetli aday ve taliplerin başına (her zaman olmasa bile) neler geleceğini kestirmeye çalışıyorum.
Bu programlarda evlenme falan hemen hiç yok. İncir çekirdeğini doldurmayan tartışma ve laf kalabalığı ile dolu.
Sunucunun yönlendirmesiyle belli tiplerin kişisel gösterisine ve karşılıklı hakaretlere dönüşüyor.
Zorlama tartışmalar arttıkça, iş kavgaya vardıkça programların izlenme oranı da artıyor. Bu durum reklam gelirlerine yansıyor ve sunucunun ayda bir trilyon 100 milyarlık maaşı işte bu yolla çıkmış oluyor!

*  *  *

Bunlar asla evlendirme programı falan değil, tam tersine evlendirmeme programı.
Anladığım kadarıyla para kazanmak için her yol mubah.
Geçenlerde düzmece bir nikah masası kurdular. Nikah memuru da cüppesiyle hazır. Senaryo gereği olarak damat geldi, gelin yok.
Sonra ortaya çıktı ki nikah memuru diye getirilen adam o kanalın servis şoförüdür. Senaryoda ona böyle bir rol biçilmiştir.
Programda evlenen biri iki ay sonra karısını öldürdü, şimdi hapiste.

*  *  *

Güya evlenmeye gelmiş orta yaşlı bir kadıncağız ama kimseyi beğenmiyor… Saflığını keşfettiler… Karşısına sürekli olarak ağzı laf yapan, kadını sen benim aşkımsın diye sahte iltifatlarla kandırmaya kalkışan orta yaşlı talipler çıkarıyorlar. Danışıklı dövüş!..
Bir genç kız ve genç erkek… Yapımcılar madeni buldu, her gün ikisini çıkarıp saatlerce birbirlerine hakaret ettirdiler.
Türbanlı bir genç kız çok popüler oldu ama karşısına çıkarılanları bir türlü beğenmiyor ve kavga çıkıyor. Karşısına çıkan erkeklerin elini günahtır diye sıkmıyor ama programda her türlü cilveyi yapıp kendisine güya koca arıyor!
Evlenmek için karşısındakinin burcunu sorup kararını ona göre veren tipler…
Ama ille de tartışmalar, kavgalar, ayılıp bayılanlar, sahte gözyaşı dökenler, hayatında yalan söylemediğini iddia eden yalancılar, çoğu işsiz güçsüz çaresizler…

*  *  *

Türkiye'de adına RTÜK denilen bir kuruluş var… Tamamen siyasete alet edilmiş bir yer.
Bu kuruluş sözünü ettiğim “Evlendirmeme” programlarını acaba hiç mi izlemez?
Oynanan oyunları, önceden kurulan senaryoları, hakarete uğrayanları, o vıcık vıcık ve sonu gelmeyen tartışmaları hiç mi görmez?
O programlara (maaşa bağlananlar dışında) iyi niyetle katılan aday ve talipler kendilerinin nasıl figüran ve sömürü aracı olarak kullanıldığını acaba hiç mi fark etmez?
Evlenme ve evlendirme, benim bildiğim kadarıyla ciddi bir iştir.
Muhafazakâr (!) olduğunu iddia eden bir iktidar döneminde bu programlar tam bir rezalete dönüşmüş, hiç kimse işin üzerine gitmiyor.
Toplumun temel unsurlarından biri olan evlenme olayı bu programlarda açıkça alay konusu oluyor, yapımcı ve sunucuların parasal kazancı uğruna sömürülüyor.
Kim ilgilenecek, bu gidişe kim dur diyecek?

Emin Çölaşan
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet