“Her şerde bir hayır vardır” denir.
Hain darbe girişimi iktidar çevrelerine Atatürk’ü hatırlattı.
Bir zamanlar yerden yere vurdukları Atatürk’ün şimdi posterlerini asıyor, onun ne kadar büyük bir komutan ve devlet adamı olduğundan söz ediyorlar.
Bu da bir gelişmedir.

* * *

Başbakan Binali Yıldırım:
“Osmanlı’nın çöküşü, ordu siyasete müdahale ettiği içindir. Gazi Mustafa Kemal ordunun siyasete karışmasının ne kadar yanlış olduğunu görmüş, en baştan sağlam temele oturtmuştur.
Bu ordu Kurtuluş Savaşı’nı gerçekleştiren, bağrından Gazi Mustafa Kemal’i de çıkaran ordudur. Her darbe teşebbüsü en başta Mustafa Kemal’in hatırasını, onun açılışına öncülük ettiği Millet Meclisi’ni yaralamıştır. Hiçbir darbeci Atatürkçü de, Kemalist de değildir” diyor.
Başbakan’ın bunları söylemesi çok önemlidir.
Uygarlığa, çağdaşlığa ulaşmak, gerçek demokrasiye kavuşmak istiyorsak, Atatürk’ün bize gösterdiği yolda ilerlemeliyiz.
Türk ulusunun başka şansı yoktur!

* * *

Başbakan Yıldırım “Devlet içine nüfuz etmiş mikropları tek tek temizliyoruz. Bu virüs temizliğini Kanun Hükmünde Kararname’lerle başlattık. Ajan yuvalarını, hain yuvalarını kapattık. Haşhaşileri tek tek tespit ettik, meslekten çıkarıyoruz. Ordu içindeki 1684 hainin ilişiğini kestik” diyor.
Başbakan “ajanlar, hainler” diye FETÖ’cülerden söz ediyor. Bu temizlik tabii ki çok iyi...… Devlet içinde devlet olmuşlar “Paralel yapı” oluşturmuşlardı!
İktidar şimdi oturup kendisine “Bunlar devletin bütün damarlarına sızarken biz neredeydik? Nerede hata yaptık?” diye sormalı.
Devleti yönetenler yıllarca “Ne istediler de vermedik?” diyerek cemaatin tüm davranışlarına yardımcı olmasalardı, böyle darbe tehlikesine maruz kalmaz ve bu acı günleri yaşamazdık.
Olan oldu artık...… Şimdi en önemlisi, bu kötülüklerden gerekli olan dersleri almak, bir daha aynı çukura düşmemektir!

Kışlaların günahı ne?

Başbakan Binali Yıldırım:
“Tankların çıktığı, helikopterlerin kalktığı tüm kışlaları kapatacağız!” diye açıkladı.
Peki, kışlaların günahı ne? Darbeyi kışlalar mı yaptı? Oralara sinsice çöreklenen FETÖ’cü hainler temizlendikten sonra, o modern tesisleri niye kapatacaksınız ki?
Hedefte, Akıncı Üssü, Hasdal, Maltepe, Mamak, Etimesgut ve Güvercinlik kışlaları var.
Yani bu üs ve mekânlar melânet yuvaları imiş...…
Böyle düşününce, uçaklar, helikopterler, tanklar, toplar ve tüfekler de suçlu demektir. Onları da mı imha etmek lâzım?
Kışlalar, silahlar, cansız birer araçlardır. Suçlu ya da suçsuz olamazlar… Kimler onları kendi kötü amaçları için kullandılarsa, suçlu olan onlardır.
Türkiye’yi karartmak isteyen FETÖ örgütü askeriyle, siviliyle çökertilmiştir.
Kışlalar iyi ellere, vatansever asker ve subaylara verilirse hiçbir sorun kalmaz.
Askeri tesisler sadece birer mekândır!

Bir hayat dramı!

Hayat, yaşanan acı ve tatlı olayların toplamıdır. Çoğu zaman hazin biter!
Leyla Sayar...… Türk sinemasının efsane yıldızlarındandı. 170 filmde başrolü oynadı. Zamanında iyi paralar kazandı, elinde tutamadı, yoksul kaldı.
...Ve o efsane yıldız kısa bir süre önce, kimsesiz, yapayalnız, sessiz sedasız öldü.
SÖZCÜ’nün deneyimli magazin yazarı Yüksel Şengül, hastane hastane araştırıp olayı ortaya çıkarmasa, Leyla Sayar’ın ölümünden kimsenin haberi olmayacaktı.
170 filmde başrolü oynayan bir sinema yıldızının son yıllarını sefalet içinde geçirmesi üzücüdür.
Gençlik döneminde etrafında, çiçekten bal alacak arılar gibi vızır vızır dönen insanların hiçbiri yaşlılık ve yoksulluk yıllarında Leyla Sayar’ın semtine uğramadı.
Bir yıl kadar önce, aynı zamanda arkadaşım olan ünlü bir işadamı beni aradı ve:
“Leyla Sayar’ın fukaralık içinde olduğunu duydum. Ben ona yardım etmek istiyorum. Adresini bulabilir miyiz?” dedi.
Ben de gazetemizin magazin ustası Yüksel Şengül’ü aradım. Onda bütün bilgiler vardı.
Gazeteci kökenli iyiliksever işadamının yardımlarıyla Leyla Sayar son dönemini nispeten rahat geçirdi.
Ülkemizde adının gizli kalmasını isteyen böyle yardımsever insanlar da var.

GÜNÜN SÖZÜ

Taş da yumurtanın üstüne düşse, yumurta da taşın üstüne düşse, olan yine yumurtaya olur!

2