İnsana kişiliğini dokuyan değerleri kazandıran, niteliklerle donatan, saygınlık ve seçkinliğinin gerçekleşmesini sağlayan eğitimdir. Bilgi, ahlâk ve kültür yönünden edinimler eğitimin yapılandırdığı olgulardır. Bilim ve teknoloji alanındaki gelişmeleri, yaşamın değişik dallarında ve alanlarındaki atılımları bilgilendirmeyle başarılı kılan eğitime borçluyuz. Eğitim, insanlığın en büyük, en etkin yapılandırma gücüdür. Osmanlı döneminde bile eğitim konusunda yapıcı çalışmalar yürütülüp yeni kurumlar oluşturulmuş, cumhuriyetin kuruluşunda öncelikli adımlar eğitim konusunda atılmış, üniversite reformu ile ulusal aydınlığımız için büyük çabalar verilmişken son yıllarda hukukun siyasallaşması, inancın siyasal araç yapılması nedeniyle önemli yitikler yaşanmıştır, yaşanmaktadır.
İktidar gücü ve kişisel egemenlik için verilen ödünler, öğretim kadrosu gözetilmeksizin üniversite açarak halk dalkavukluğu sayılacak girişimler, 4+4+4 ve imam hatip uygulamaları, üniversitelere kontenjan düzenlemeleri, öğretmenlerin aylıklarındaki düşüklük, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bütçe payı, üniversiteli işsizliği, sınav yolsuzlukları, sözlü görüşme (mülâkat) ayrıcalıkları, okulların bakım ve donanımları, araç-gereçleriyle lâboratuvar olanakları, öğretmen yoksunlukları eğitimin değeri ve önemini bilmemekten çok siyasal duruş ve tutum nedeniyle yaşanılan sorunların başında gelmektedir.
ÖRNEK
Tüm bunlara karşın bilgisini, gücünü, olanaklarını eğitim çalışmalarına veren kuruluşların, kişilerin olması geleceğe yönelik umudumuzu artırmakta, üzüntümüzü azaltmaktadır. İlgiyle ve beğeniyle izlediğimiz Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Çağdaş Eğitim Vakfı, Türk Eğitim Vakfı, kimi üniversitelerin kimi dernek ve vakıfların katkıları ülkeye hizmet yönünden büyük anlam taşımaktadır. Özellikle kişisel düzeyde zaman ayırarak, öncülük ve önderlik ederek örnek olan kişilerden biri de tanınmış iş adamlarımızdan Y. Müh. Erol ÜÇER’dir.
Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası’nın (İNTES) yayın organı İNSAN dergisiyle, Ankara Ticaret Odası’nın Ekonomik Denge adlı dersinin son sayılarında Erol Üçer’le yapılan röportajları okuyunca bilgi edinip örnek olarak varlıklı yurttaşlarımıza duyurmayı gerekli bulduk. Birçok alana, değişik konularda yardımı ve katkısı olan işadamlarımız var. Ama eğitim hepsinden önce gelen bir özellik ve önem taşımaktadır. Eğitime verilen önem ulusun geleceğine, ülkenin her köşesine en yararlı yaklaşımdır.
Erol Üçer’in 30 yıl önce kurdukları Ankara Atatürk Lisesi Eğitim Vakfı (ALEV) ile gençlerin eğitimi için yaptığı çalışmalar, herkesin yapabileceklerinden değil. Çağdaş eğitimin her dalında gençlerin daha iyi yetişmesi için burslar vermekte, sporun her dalında başarılı olmaları için çalışmakta, yarışmalara katılmalarını sağlamakta, üniversite girişleri için olanaklar hazırlamaktadır. Lâboratuvar, kitaplık, spor ve konferans salonları, yabancı dil dersleri, yurtdışı gezi ve eğitim-öğretim programlarıyla okula büyük destek vermektedir. “Eğitime destek vatandaşlık görevidir” diyen Erol Üçer,
bugüne kadar 3 bin 500 öğrenciye karşılıksız burs veren kurumun başındadır. Ayrıca Ankara’da korunmaya muhtaç 200 çocuğun barınması için iki yurt binası yaptırıp Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu’na
bağışlamıştır.
ÖNERİMİZ ve DİLEĞİMİZ
Kazanmak kadar, başkalarına kazandırmak da önemlidir. Gereksiz giderlerin, şatafat, ihtişam, debdebe denilecek gösterişli durumların yerine eğitime destek, en yararlı, en değerli insanlık katkısıdır. Varlıklarını ve olanaklarını bu kanala özgüleyip ayıranların yaşamları daha anlamlı, daha doyurucu olur ve kendilerinin erincini, gönencini artırır. Örneklerin artmasını diliyoruz.