Bu söylemleri ‘provokasyon’ çağrısı yapmaya benzeten CHP'li Tezcan, adalet yürüyüşünün dalga dalga yayılıyor olmasının ‘rahatsız ettiğini’ kaydetti. Tezcan, “Bu yolda bütün tedirginliklere ve rahatsızlıklara, provokasyon çağrılarına, korkutma çabalarına rağmen yürüyüşümüz devam edecek” dedi. Milletvekili dokunulmazlığının kaldırılmasını desteklemeleriyle ilgili Tezcan, CHP milletvekilleri olarak bağımsız yargıdan korkmadıklarını belirterek, “dokunulmazlığını hırsızlığın, yolsuzluğun, suç işlemenin kalkanı olarak görmedik” dedi.
Tezcan, ‘Adalet Yürüyüşünün’ ikinci gününde Saray’daki dinlenme alanında şu açıklamalarda bulundu:
RAHATSIZ ETMEYE BAŞLADI
“Türkiye’nin her yerinden adalet istemi güçlü bir şekilde yükseliyor. Bu durum adalete ihtiyacı olanları mutlu ederken görüyoruz ki zorbalığın temsilcisi olan iktidar sahiplerini ve onların iştirakçilerini rahatsız etmeye başlamış.
PROVOKASYON ÇAĞRISI
Dünden bu yana önce Bahçeli, AKP Genel Başkanı Erdoğan ve Başbakan ile Adalet Bakanı, Kılıçdaroğlu’nun mazlumların sesi olan adalet yürüyüşünden rahatsızlıklarını açıkça ifade etmeye başladılar. Bunun arka planında provokasyon çağrısı olabilecek ifadeler de yer alıyor. Bahçeli provokasyona işaret etmişti, Başbakan da provokasyon ihtimalinden söz ediyor.
KIRK KERE DÜŞÜNSÜNLER
Biz çok iyi biliyoruz bu sözlerin ne anlama gelebileceğini. Bu sözler provokasyon davet niteliği taşıyabilecek sözlerdir. Sorumlu makamlarda olanlar, siyasi parti genel başkanları ve özelikle başbakanın söylediği sözü kırk kere düşünüp bir kere söylemesi gerekir.
MAZLUMLARIN ADALET İSTEĞİ
Kılıçdaroğlu’nun eylemi dünya tarihinde gerçekleştirilmiş barışçıl eylemler içinde çok önemli bir eylem biçimini temsil ediyor. Kılıçdaroğlu dünden bu yana yaklaşık 500 kilometreye yakın bir yolu mazlumların adalet istediğini yükseltmek ve dile getirmek için, sadece Türkiye’de kulağı sağır olanlara değil bütün dünyaya duyurmak için yürümeye karar verdi.
YÜRÜYÜŞÜMÜZ DEVAM EDECEK
Bu yolda bütün tedirginliklere ve rahatsızlıklara, provokasyon çağrılarına, korkutma çabalarına rağmen yürüyüşümüz devam edecek. Kılıçdaroğlu hedefe ulaşacak. Hedef adalet hedefidir. Hedef mazlumların adalet istek ve ihtiyacının karşılanması beklentisidir.
MAJESTELERİNİN TALİMATI
AKP Genel Başkanı çıkıp ‘Anayasa’nın 138. Maddesi var’ diyor. Çok ilginçtir. Bu maddeyi fiilen işlevsiz kılan Erdoğan’ın kendisidir. AKP Genel Başkanı iktidar yetkisini kullandığı her dönemde anayasanın 138. Maddesini ihlal etmiştir. Bağımsız yargı olmasını istememiş, bağımsız mahkemeler ve hakimlerden rahatsız olmuştur. Erdoğan’ın arzu ettiği beklediği bağımsızlık vicdan ve hukuktan bağımsız olmuş hakimlerdir. Saraydan, iktidardan bağımsız hakimler değil. Oysa gerçek bağımsız yargı vicdanı ve hukuka bağlı yargıdır. Onların istediği bağımsız yargı, vicdanından, hukuktan ayrılmış, sadece majestelerinin talimatıyla hareket eden yargıçlardır.
BEDELİ ARKADAŞLARIMIZ HAPİSTE YATARAK ÖDÜYORLAR
Atilla Taş’ı ve 21 sanığı tahliye eden hakimleri açığa alanlar kimler? Bunlar. Bugün bağımsız yargı lafını ağızlarına alıyorlar. ByLock kullanıcıları ile ilgili hukuka uygun delil toplanması gerekir diye kanaatini söyleyen beraat kararı veren hakimleri sürgün eden anlayış bu anlayış. Bu anlayış sarayın hakimlerini yaratmak isteyen bir anlayıştır. Sarayın hakimi olmayanların meslek hayatını ızdırap getirme kararlılığında bir iktidar anlayışıyla karşı karşıyayız. Hakimler karar vermeye korkuyorlar. Hakimler talimat altında hareket etmeye alıştırılmaya çalışılıyor. Bugün Türkiye’de ne yazık ki hukuk, adalet kalmamıştır. Enis Berberoğlu’nun ve Cumhuriyet gazetesi yazarlarının yargılandığı davada ‘Hesabını verecekler’ diyerek hakimlere baştan talimat veren Erdoğan’ın kendisidir. Şimdi o talimatların bedelini haksız ve hukuksuz yere arkadaşlarımız hapishanelerde yatarak ödüyorlar.
BİZ MİLLETE EZİYET ETMEYİZ
Başbakan ‘Yürüyor, kendisine eziyet ediyor’ demiş. Lafa bakın. Biz en fazla kendimize eziyet ederiz. Biz sizin gibi millete eziyet etmeyiz. Biz eziyet gören milletin hakkını, hukukunu savunmak için kendimize eziyet etmek gerekiyorsa, bundan çekinmeden kendimize eziyet etmeye devam edeceğiz. Millete eziyet edenlerden bunun hesabını milletle beraber soracağız. Siz iktidar olduğunuz günden bu yana millete eziyet edeceksiniz, ondan sonra adalet isteğiyle başlatılan yürüyüşe kendinizce, muzipçe tavırla alay etmeye kalkacaksınız. Milletle alay etmenin hesabını millet soracak.
ADALET SÖZÜNDEN RAHATSIZ OLUYOR
Bir Adalet Bakanı var çıkmış ‘adalet’ sözünden rahatsız oluyor. Bu yürüyüş büyük adalet yürüyüşüdür. Tarihte böyle büyük yürüyüşler olmuş ve sonu başarıyla sonuçlanmıştır. O büyük yürüyüşler halkların kaderinden büyük kırılmaların başladığı önemli günlerdir. Bir Adalet Bakanı düşünün ki adalet sözünden rahatsız oluyor. Böyle bir Türkiye’de yaşamaya başladık. Doğaldır çünkü adaleti katleden bir anlayışla Türkiye’yi yönetiyorlar.
TELAŞA DÜŞMÜŞLER
Belli ki Adalet Bakanı, Başbakan, Cumhurbaşkanı belli ki telaşa düşmüşler, belki şu veya bu şekilde yürüyüşün etkisinin dalga dalga büyümesinden rahatsızlar ve bu rahatsızlıklarını bir şekilde ifade etmeye çalışıyorlar.
DOKUNULMAZLIK YANITI
Başbakan çıkmış dokunulmazlıklar görüşülürken Enis Berberoğlu da bu dokunulmazlıkların kalkması için oy verdi demiş. Doğru söylüyor. Biz CHP milletvekilleri olarak bağımsız yargıdan hiçbir zaman korkmadık ve korkmuyoruz. Biz milletvekili dokunulmazlığını hırsızlığın, yolsuzluğun, suç işlemenin kalkanı olarak görmedik. Onun için cesaretle bağımsız yargı önünde gider hesap veririz dedik. Ama siz bağımsız hakim, yargı bırakmadınız. Şimdi kendi yolsuzluklarınızı parlamentoda parmak hesabıyla aklayıp, milletvekili dokunulmazlığı, bakanlık sorumsuzluğu çerçevesinde kendi yolsuzluklarınızı koruma altına aldınız şimdi de kalkıp sanki Berberoğlu’nun ‘Bağımsız mahkemelere kendimi teslim edeceğim’ demesi suçmuş gibi yaptığınız adaletsizliğe buradan kılıf uydurmaya çalışıyorsunuz. Yaptığınız zulme kılıf dikmeye çalışıyorsunuz. Bu zulmün, adaletsizliğin kılıfı olmaz. Dünya alem biliyor ki siz Türkiye’de zorbalığın, zulmün iktidarını temsil ediyorsunuz. Zulme karşı en güçlü ses adaletin sesidir. Adalet isteğini korksanız da ürkseniz de rahatsız olsanız da Türkiye’nin dört bir yanından kararlılıkla yükselteceğiz. Adaletsizliğiniz ile boğmak istediğiniz halkın adalet istemi sizin zulmünüzü boğacaktır.”
CHP'li Tezcan'dan provokasyon baskısına yanıt!
CHP Sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan’dan, adalet yürüyüşüyle ilgili “Adalet sokakta aranmaz”, “Provakasyon tehlikesi var” ve “Dokunulmazlıkların kaldırılmasına destek vermişlerdi” yönünde gelen açıklamalara sert tepki göstererek, "Adalet yürüyüşünün dalga dalga büyümesi rahatsız etti" dedi.