Reklamsız Sözcü
MURAT MURATOĞLU

Batık krediler tarih yazıyor!

10 Temmuz 2017

İşletme kurmak başlı başına maceraya atılmaktır. Şükür ki bunca zorluğa rağmen yılmadan elini taşın altına koyup, uğraşıp, didinen milyonlar var bu ülkede… İşte bu işletmeler ekonomi için büyük önem taşıyor. Zira işleri pek istedikleri gibi gitmiyor.
Küçük ve orta boy işletmeler (KOBİ) deyince, iki yüz elli veya daha az kişinin istihdam edildiği, yıllık net satışı 25 milyon liranın altında olan işletmelerden bahsedilir.

* * *

Türkiye'de kayıtlı her 100 çalışanın 77'si, kayıtsızları da katarsak 90'ını KOBİ'ler istihdam ediyor. Ülkede imalatın tamamına yakınını KOBİ'ler yapıyor, büyük fabrikalarda bu parçalar birleştiriliyor. Ya ihracat? Yüzde 60'ı KOBİ'lerden yola çıkıyor.
Kısaca KOBİ'leri dinleyip Türkiye'nin nabzını tutabilirsiniz.
Açıklanan resmi verilere göre küçük ve orta boy işletmelerin haziran başı itibarıyla kredi borcu 477 milyar liraya yükseldi. Böyle bir rakamın her geçen gün işleri kötüleşen işletmeler tarafından ödenme ihtimali var mı?

* * *

Haliyle geçen yıla göre vadesinde ödenemediği için icra takibine düşen kredi tutarı ise yüzde 40'a yakın arttı. KOBİ'lerin şimdilik batık kredi hacmi 23.8 milyar lirayı aşarak tarihindeki en yüksek seviyesine ulaştı. Resme göre KOBİ'ler resmen darboğazda…
Maksat işleri düzeltmek yerine vakit kazanmak olunca ister istemez inceldiği yerden kopmalar oluyor. Hani kamunun borcu az, özel sektör ise çok borçlu söylemi artık manasını yitirdi. Kredi Garanti Fonu'nun devreye girmesiyle bu borç artık kamuya yüklendi.

* * *

Bankalar, Kredi Garanti Fonu'na sırtını dayayarak batacağını bile bile kredileri verdiler. Kredilerin ödenememesi ile ortaya çıkacak faturaya daha zaman var. Onlar da bu furyaya katılınca bakalım neler olacak?
Zira krediyi kapanlar parayı işletme sermayesi olarak kullanıyorlar. Para üretime falan gitmiyor. Günlük rutin faaliyetlerinde kullanılıp, maaşlar, faturalar ödeniyor. Eski kredilerini ödeyip, yeniden yapılandıranlar ve yenisini açanlar var. Nitekim bankalar da firmaları bu yola sevk ediyorlar. Batık işletme krediyi ödesin ki, yeni aldığının kefili devlet olsun.

* * *

Haliyle alınan kredi, nakit üretmiyor. Günü kurtarıyor. Vadesi gelince ödeyemeyen yine ödeyemeyecek. Batacak olan yine batacak.
Faizleri ve döviz kurunu artıran da kredilerdeki anormal hızlı artış…
Bu durum nereye kadar gider? Aynı zamanda Türkiye Hazinesi bulduğu her kuruşu borç alıp hanesine yazıyor. Normal olarak kredi faizleri mecbur kalmadıkça alınamayacak kadar arttı ve artmaya devam edecek. Batıklar gelmeye başlayınca bankalar freni kökleyecek ve Türkiye'nin büyümesi tekrar duracak. Bu yol görünen köye gidiyor.

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp