Reklamsız Sözcü
SAYGI ÖZTÜRK

Barzani’nin mektubu… Nereden nereye?

20 Eylül 2017

Bugün, Türkiye'ye kafa tutan, ayağına bakanlarımız gitmesine rağmen isteklerini geri çeviren Kuzey Irak Bölgesel Yönetim Lideri Mesut Barzani'yi, Türkiye'ye gelişlerinde bir zamanlar Habur Sınır Kapısı'nda bir yüzbaşı karşılıyordu. Ankara'ya geldiği zaman doğruca MİT Müsteşarlığı'na götürülüyor, görüşmeler orada yapılıyordu. Barzani, Türkiye'nin isteklerinin dışına çıkmıyor, bunların harfiyen yerine getirilmesine özen gösteriyordu.

Türk Silahlı Kuvvetleri, Irak'ın kuzeyine gerektiği zaman sınır ötesi harekat düzenliyor, bu harekatlar bazı yıllar 3-4 ay devam ediyordu. Askerimiz, yaz dönemini Irak topraklarında geçiriyor, teröristlerin sınırımıza geçmesi, Irak topraklarındayken engelleniyordu. Türkiye, teröristle mücadelede bunun büyük yararını gördü. O yüzden, dönemin Başbakanı Bülent Ecevit, Irak'la sınırımızın yeniden çizilmesi için bazı girişimlerde bulundu. Amaç, teröristleri Irak tarafında düz alanlarda engellemek ve geçişlerini önlemekti. Ancak bu plan Irak tarafından kabul edilmediği için uygulamaya konulamadı.

ASKER GÖZÜYLE…

Tanklarımız, Kuzey Irak sınırına yakın bölgede… Barzani'ye gözdağı veriliyor. Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) alacağı tavsiye kararları öncesi, asker de “göreve hazır olduğu” mesajını veriyor. Kuzey Irak'a girebilir mi, girilirse hedef teröristlerin bulunduğu Kandil mi, yoksa Sincar mı henüz belirsiz… Mesut Barzani, PKK'yla mücadelede geçmişte hep Türkiye'nin yanında yer almıştı. Ancak daha sonra PKK'ya da her türlü destek yine Barzani tarafından gerçekleştirildi.
Askerler, Barzani'nin bağımsızlık referandumunu yapacağı ama şimdilik bağımsızlık ilan etmeyeceği görüşünde… Referandumda bağımsızlık için “evet” denilmesi, bölgede yeni bir dönemin de başlangıcı olacak. Böyle bir gelişme için askerler, “Bekamız, bölünmez bütünlüğümüz, milli menfaatlerimiz açısından tehdit ve risk faktörlerini olumsuz yönde ciddi boyutta etkileyeceği” görüşünde…
Barzani'nin, Türkiye başta olmak üzere birçok ülkenin tepkisine rağmen kararını düne kadar değiştirmeyerek referanduma gitme cesareti göstermesi de hayli dikkat çekici…

“HİZAYA GEL” UYARISI

Görüştüğü her Türk yetkiliye, “Türk devleti ve milletiyle iyi geçinmem bana babam Molla Mustafa'nın vasiyetidir” diyordu. Erbil'de konuşlu askeri irtibat görevlileri aracılığıyla mektuplaşma da oluyordu. Emekli Korgeneral Altay Tokat'tan dinliyorum:
“Ben Jandarma Asayiş Komutanı'yken sayın Barzani ve yönetimiyle sık sık temaslarımız olurdu. Erbil irtibat timimiz aracılığıyla da mektuplar teati ederdik ve yanlış hareketler, girişimleri  olduğunda ‘hizaya gelmesi' için uyarırdık. Sayın Barzani'nin ikazlarımıza olumsuz tepki  gösterdiğini veya sessiz kalarak geçiştirmeye çalıştığını hiç hatırlamıyorum. Çünkü kararlılığımızı, caydırıcı ya da vazgeçirici gücümüzü biliyordu.”
Barzani bölgesinde bir ara Irak Türkmenlerine sert davranılmaya, bazı haksızlıklar yapılmaya başlandığı bilgileri karargaha ulaştığında, Korgeneral Tokat, tepki gösterdi. Barzani'ye gönderdiği mektup alabildiğine sertti. Barzani, mektubu aldığı gün Altay Tokat'a gönderdiği 11 Eylül 1996 tarihli mektupta şunları yazdı:

NEREDEN, NEREYE

“Sayın Korgeneral Altay Tokat, selamları sunuyorum. Türkmen kardeşlerimizle ilgili her türlü işbirliğine ve yardıma varız. Sizden isteğimiz, Türkmenlerden hangi kuruluş ve şahıslarla temasa geçerek işbirliği ve yardım yapmamızı istediğinizi bildirmenizdir. Çünkü burada bulunan bütün Türkmenler kardeşlerimizdir ve onlarla ilişkimiz iyidir. Bölgede bulunan Türkmenler ve Türk unsurlarını korumak için ne gerekirse, imkanlar dahilinde kusur etmeyiz. Tekrar saygı ve selamlarımı sunarım.”
mektup

Bu mektubu gönderen Barzani'nin yardımıyla sonraki yıllarda ABD askerleri 2003'te, Mehmetçiğin başına çuval geçirdi. Türkiye sessiz kaldı. Böyle olunca caydırıcı ya da vazgeçirici etkinliği azaldı. Bugün, Türkmenlerin varlığını bile kabul etmiyorlar, verdiğimiz ödünler nedeniyle uyarılarımıza rağmen referandumda ısrar etme cesaretini gösterebiliyor.
Altay Paşa, gelinen durumu şöyle özetliyor: “Eskiden Türkiye bölgede belirleyici idi ve Barzani de mecburen Türkiye Cumhuriyeti'nin isteklerine uymak zorundaydı. Nereden nereye gelindi…”

Saygı Öztürk
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp