İran’a başlattığı saldırının birebir benzerini, 23 yıl önce komşumuz Irak’a yapmıştı. Aynı gerekçeleri sıralıyordu. Sözüm ona Amerikan ordusu; “vura vura-öldüre öldüre- bombalıya bombalıya” Irak’a “barış-özgürlük- demokrasi-insan hakları-piyasa ekonomisi” getirecekti. Türkiye’nin de bu saldırıya “maşa olmasını” istiyordu.

★★★

A planı yapılmıştı:

İskenderun Limanı’ndan başlayıp Irak sınırı boyunca bütün Güneydoğu Anadolu toprakları Amerikan üssü gibi kullanılacaktı.

TBMM toplansın.

“Tezkere” çıkartsın.

Meclisimiz direndi.

Tezkereye “Hayır” çıktı.

★★★

Uğur Mumcu Gazetecilik Araştırma Vakfı Başkanı Güldal Mumcu, “1 Mart 2003 Tezkeresine karşı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin direnişi” hiç unutulmasın “bugüne ve geleceğe ayna olsun” diye düşündü. Nebil Özgentürk’ten; “1 Mart 2003 Direnişi” belgeseli yapmasını istedi. Nebil Özgentürk ve ekibi; “Amerikan işgalinden nasıl döndük” belgeselinin çekimini bitirdiler, bugün Ankara’da ilk gösterimi yapılacak.

Mutlaka izleyin.

Herkese izletin.

1 Mart Tezkeresi:

Bugüne Ayna!

★★★

Bugün ABD Başkanı Trump, “İran’ın elinde nükleer silah yapacak güç var, onu vuracağız” diyor. 23 yıl önce de ABD Başkanı Bush, “Irak’ta Saddam Hüseyin’in elinde kitle imha silahları var, onu vuracağız” diyerek Türkiye’den bu saldırıya “kolaylık sağlayarak ABD işgaline maşa olmasını” istemişti.

Seçimler yeni yapılmıştı.

İktidarda AKP vardı.

★★★

Abdullah Gül Başbakan’dı ve Tayyip Erdoğan için de Siirt’ten milletvekili seçilmesi formülü bulunmuş, uygulanmaya konulmuştu. ABD’nin Ankara Büyükelçisi Robert Pearson, Siirt seçimlerinin yapıldığı gün, erken saatlerde Ankara’da AKP Genel Merkezi’ne geldi. Tayyip Erdoğan ile birlikte 3.5 saat içeride kaldı. Gazeteler, “Siirt seçimlerini 3.5 saat birlikte izlediklerini” yazdı ve “Tayyip Erdoğan daha başbakan olmadan resmi protokol uygulanarak Washington’da Başkan Bush ile görüşme yaptığını ve tezkere için söz verdiğini” de kulis bilgisi diye not düştüler.

★★★

Erdoğan’ın Siirt’ten milletvekili seçildiği saatlerde ABD Kongre üyeleri Ankara’ya Bush’tan “Tezkereyi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden pazartesi günü mutlaka çıkartın” mesajı getirdiler. AKP’den 20 milletvekili de ABD Büyükelçiliği’nde “tezkereye ikna olma yemeğine” davet edildiler.

★★★

Ülkemizde seçimlerle iktidara gelmiş partinin Hazine’den sorumlu bakanı başkanlığında bir heyet de Washington’da “Uçakları, helikopterleri, tankları ile toplam 61 bin 530 kişilik ABD askerinin Türkiye topraklarını üs olarak kullanıp Irak’a saldırması karşılığında dolar pazarlığına” oturmuştu. Türk heyeti, Bush’tan çok yüksek rakamlar istemiş olmalı ki, “At pazarlığı yapmaya mı geldiniz” diye azar işittiklerini Amerikan gazeteleri de yazdı.

★★★

İçimizdeki Amerikancılar.

Propagandaya başladılar.

“Tezkereye evet versinler” diye milletvekillerini etkilemek için; “Türkiye Meclis’i evet demezse ABD, B Planını uygulayacak. Türkiye’yi dışlayacak. Bedelini Türkiye’ye çok ağır ödetecek. Kıbrıs’ı kaybedecek. Ege’de haklarından olacak. Kuzey Irak’ta Kürt özerk devleti kurulacak. Bu Kürt devleti, Güneydoğu Anadolu’dan toprak isteyecek. IMF ve Dünya Bankası, Türkiye’den desteğini çekecek. Ekonomimiz yeniden krize girecek. Türkiye ABD’nin vereceği 26 milyar dolar hibe krediden de olacak” türünden korkutucu, yıldırıcı, baş eğdirici, teslimiyetçi propagandayı iğrenç ve utanmaz bir satılmışlık hizmetiyle yaydılar.

★★★

Algı yaratma öylesine çamur-çirkef bir hal aldı ki; bazı Amerikan ve Avrupa gazeteleri ile dergileri; göbek dansı yapan çirkin tombul bir kadın çiziyorlar. Üstüne “Turkey” yazıyorlar. Bush’a benzeyen bir Amerikalı da yüzünde sinsi, kurnaz, hilekâr bir tebessümle bu tombul kadının memelerine dolar sıkıştırıyor. Dünyanın en etkili gazetelerinden The Times’da şöyle bir karikatür yayımlandı: Türk bayrağını yere sermişler, bayrağın üzerine bizim Mehmetçikler yatmışlar, onların üstü yeşil dolarla örtülmüş, üzerlerinden Amerikan tanklarının paletleri ezercesine geçiyor. Tankın Bush’a benzeyen komutanı Mehmetçik’e “Korkma seni dolarla korumaya aldım” diye alay ediyor.

Utanç vericiydi.

★★★

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ve Genel Sekreter Önder Sav, Milletvekili Kemal Anadol, Onur Öymen, Güldal Mumcu ve 22. dönem bütün CHP milletvekilleri Meclis’te çok asil bir mücadele verdiler; “Tezkereye hayır” diyeceklerini firesiz açıkladılar. Ancak yetmiyordu. “Tezkerenin Meclis’ten geçmemesi” için iktidar partisi AKP’den de 100 milletvekilinin “Hayır oyu” vermesi gerekiyordu. AKP’nin o dönem önde gelen kadrolarından bir-iki isim (örneğin Ertuğrul Yalçınbayır) AKP milletvekillerini etkilediler. 99 AKP’li de “hayır” verdi.

Yine de 264 kabul, 250 ret, 19 çekimser oy çıktı. Kabul ve çekimserler fazlaydı ancak “salt çoğunluğa ulaşamadığı” için tezkere kabul edilmemişti.

Meclisimiz onurumuz oldu!

★★★

ABD, bunun bedelini CHP’ye çok ağır ödetti, kasetle genel başkan devrildi, kasetle genel başkan getirildi. Irak’ta Türk askerinin başına çuval geçirildi. Bir NATO tatbikatında gemimize füze fırlatarak denizcilerimizi vurdular. İçimizdeki hainleri harekete geçirip ordunun Genelkurmay başkanı dahil en seçkin komutanlarına Ergenekon-Balyoz-Casusluk davaları açıldı; “ömür boyu hapis cezalarına” çarptırarak ordudan uzaklaştırdılar. Meclis’in gücünü tek bir kişiye veren modele geçildi. Bugün Meclis tek kişinin kararlarını onaylayan notere dönüştürüldü.

1 Mart Tezkeresi:

Bugüne ayna.

★★★

Son bir not:

Daha önce Türkiye’yi memesine dolar sıkıştırılan tombul kadın gibi çizen Avrupa gazetesinin aynı karikatüristi, Meclis tezkereyi reddedince bu kez farklı bir karikatür yayımladı: Zayıf, sıska fakat kararlı, inançlı, şerefli bir insan, elinde Türk Bayrağı’nı siper yapmış duruyor. ABD tankları geçemiyorlar.

Meclisimiz, onurumuz oldu.

Bu belgesel onuru anlatıyor.