İçişleri Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı teröristle mücadele konusunda nedense ayrı ayrı açıklama yapıyor. Genelde hava saldırıları sonucu teröristlerin “etkisiz hale getirildiği” yani öldürüldüğü belirtiliyor. Sayılarla, binlerce teröristin öldürüldüğü ortaya konuluyor. Teröristle mücadele ederken şehitler de veriliyor. Açıkçası bu yıl şehit sayımızda da önemli artış olduğu anlaşılıyor.
Bölücü terör örgütü, Suriye ve Irak’ta mücadele verirken, Türkiye’ye de 1.500 civarında terörist göndermişti. Gelenlerin çoğu artık sınır ötesine gidemeyecek. İnsansız ve silahlı hava araçlarıyla örgüte önemli darbeler indirildi, teröristle mücadelede etkili oldu.

YILLARA GÖRE...

Terörle mücadelede şehitlerimizden söz ederken, ister istemez geçen yıllarla da bir karşılaştırma yapmak gerekiyor. Son yıllarda en büyük kaybımız teröristlerin il ve ilçeleri ele geçirme planını boşa çıkartma çabaları sırasında yaşandı. Tam 723 şehit verdik. Bu yıl verdiğimiz şehit sayısı da 2016 dışındaki yılların en yükseği olduğu anlaşılıyor. Yıllara göre asker, polis ve güvenlik korucusu toplam şehit sayımız şöyle:
2004 (75 şehit), 2005 (105), 2006 (111), 2007 (146), 2008 (171), 2009 (62), 2010 (106), 2011 (51), 2012 (225), 2013 (61), 2014 (114), 2015 (219), 2016 (723), 2017 yılının ilk 10 ayı (228) şehit...
Son günlerde bölücü örgüt eylemlerini artırmanın peşinde... Her yıl kış öncesi örgüt eylemlerini artırır, eylem alanlarına dikkati çekmek isterken, yurtdışına çıkacak teröristlerin işini kolaylaştırmak isterler. Örgütün, yeni eylemleri olabileceği göz ardı edilmemeli. Yöntemleri de güvenlik güçleriyle karşı karşıya gelmemek ve uzaktan atışlarla şehit verdirmek. Şimdi bunu yapıyorlar ama yapanların da yanına bırakılmıyor. Bu mücadelenin içinde yer alan asker, jandarma, polis, güvenlik korucuları ellerinden geleni yapıyor. Gazilerimiz de yaralandıkları zaman devletimizin kendilerine sahip çıkacağını biliyor.

O POLİSİN FERYADI

Devletin içine yerleşmiş Fetullahçı Terör Örgütü’yle (FETÖ) mücadele devam ederken ilginç durumlar da yaşanıyor. Darbe girişiminden 10 gün sonra Hakkari’de yaşanan terör saldırısında yaralanan polis memurunun feryadı duyulmaz mı? Onun durumunu, önce gaziler bildirdi, ardından o polisin sesi geldi:
“Adım Mustafa Erhan Çelik. Hakkari ilinde görevli polis memuru olarak görev yaptığım sırada 27 Temmuz 2016 tarihinde Polis Kontrol Noktası’na PKK’lı teröristin bomba yüklü aracı patlatması sonucu polis arkadaşlarım Abdullah Bozkurt ve Hamza Irmak şehit oldu, ben ve 2 arkadaşım ağır yaralandık. 45 gün Gülhane Eğitim Araştırma Hastanesi’nin göz ve yanık servislerinde tedavi gördüm. Sağ gözümde görme kaybı, sol kolumda üçüncü derece yanık, sol kulağımda zar yırtılması, vücudumun hemen her yerinde şarapnel girişi, sol göğüs hizamdan mermi girişi meydana geldi.
4 Ocak 2017 tarihinde yayınlanan Kanun Hükmünde Kararname’yle meslekten ihraç edildim. İhraç edilmem nedeniyle sağlık sigortam 100 günü doldurdu. Halen kulağımdaki zar yırtığı kapanmadığından 2 ay sonra olmam gereken bir ameliyat var. Kulağımda duyma kaybı 75 desibel, sağ gözümde de duyma kaybımın olduğu raporlarla sabittir.

[caption id="attachment_2034713" align="aligncenter" width="542"]Polis memuru Mustafa Erhan Çelik Polis memuru Mustafa Erhan Çelik[/caption]

NE TEDAVİ, NE GAZİLİK

Mart ayından bu yana sigortam olmadığı için herhangi bir tedavi göremiyorum, kulağımın yeniden ameliyat edilmesi gerekiyor. Sol kulağımda zar olmadan yaşıyorum. İhraç polis olduğum için devlet askere göndermek istedi. Sağlık kontrolünde gözümden ve kulağımdan çürük raporu verildiği için ‘askerlik yapamaz’ dediler ama bu halde bile tedavimi yapmıyorlar.
Ankara’da Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkanlığı’na gidip tedavim yapılması için başvuruda bulundum. İhraç olduğum için terör saldırısı bile olsa herhangi bir tedavi veya gazilik verilmeyeceğini, eğer tedavi olmak istiyorsam sigortalı bir  işe girmemi, tedavimi bu şekilde yaptırmamı söylediler. Şimdi ben ne yapayım siz söyleyin? Hakkımda ne adli, ne de idari bir soruşturma da yok. Neden ihraç edildiğime ilişkin bugüne kadar kimse bir açıklama yapmadı. Lütfen bana yardımcı olun.”

Erhan Çelik’in FETÖ’cü olup olmadığına eğer hakkında bir dava açılırsa mahkeme karar verecek. Ancak Hakkari’de terörist saldırıda yaralanan polisin tedavisinin tamamlanmasına izin verilmemesi de vicdanları sızlatır.