Uzun zamandır televizyonda ulusal kanalları seyretmediğimi fark ettim. Haberleri bile dijital platformlardan seyrediyorum.

Çünkü geleneksel televizyon yayıncılığı benim için artık geçerliliğini yitirdi.
Bugün en deneyimli gazetecilerin bile kendi kanallarını kurması bir tesadüf değil. 

Bu isimler, kurumsal yapıların getirdiği kısıtlamalardan kurtulup bağımsız hareket etmek istiyorlar.

Kendi mecralarında, herhangi bir merkeze bağlı kalmadan, sadece gerçeklere odaklanarak içerik üretmeye çalışıyorlar.

Bu bağımsızlık, biz izleyiciler için de çok kıymetli.

Karşımızda sadece birileri tarafından yazılmış bir metni okuyan bir figür değil, bilgisini ve analizini sansürsüzce paylaşan bir profesyonel görüyoruz.

İnsanlar, tanıdıkları ve fikirlerine değer verdikleri bir ismi; interaktif yorumlara açık ve daha kişisel bir dille sunulan içerikleri, tek taraflı ana akım bültenlerine kıyasla çok daha ikna edici buluyorlar.

***

Ayrıca ulusal kanallardaki diziler ve programlar da benim için artık miadını doldurmuş durumda. Bir diziyi izlemek için bütün akşamı feda etmek, üstüne bir de her yarım saatte bir bitmek bilmeyen reklam kuşaklarına maruz kalmak benim için tam bir vakit kaybı.

Hikâyeler ise hep aynı. Yaratıcılıktan uzak, birbirinin kopyası senaryolar ve sansür korkusuyla iyice tek tipleşmiş karakterler beni artık boğuyor.

Oysa televizyonlar artık dev bir akıllı telefona dönüştü. Sadece bir internet bağlantısıyla tüm dünyaya kapılarını açıyorlar. Ben de istediğim türde bir şeyler izleyebiliyorum hiç değilse.

Bu yeni düzenin en güzel tarafı ise sunduğu özgürlük hissi. İstediğin an istediğin platforma üye oluyorsun, dilediğin an tek bir tuşla üyeliğini iptal edebiliyorsun. Kutu derdi yok, kablo yok, 12 aylık taahhüt derdi yok.

***

Ben de artık ulusal kanalları ve bana sunulan filmleri seyretmediğim için Digiturk üyeliğimi iptal etme kararı aldım ve iptal işlemlerini başlattım.

İnanın, 18 yıllık kocamdan daha kolay boşanmıştım.

Ben böyle taciz görmedim. İnsanı yalan söylemeye mahkûm ediyorlar.

İptal işlemini başlatmamın ardından her gün 3 veya 4 kez aranmaya başladım. Her arayan bana üyeliğimi neden sonlandırmak istediğimi soruyor. 

Sonunda “Başka ülkeye taşınıyorum” dedim. 

“Orada da izlemeye devam edebilirsiniz” dediler. 

“Yok,” dedim, “izlemeyeceğim.” 

“Donduralım, sonra isterseniz aktive edersiniz” dediler. 

“Yok,” dedim, “gidiyorum, buradaki evi kapatacağım. Zaten artık evde televizyon da yok.” 

Bana hediye kanallar teklif ettiler. Diyorum ki: “Televizyon yok artık evde, nasıl seyredeyim?” 

“Başkasına devredebilirsiniz” diyorlar. 

“Devredecek kimsem yok” diyorum, “Maç kanalı hediye edelim” diyorlar. 

Her gün 3-4 kere, başka başka insanları üyeliğimi iptal etmek istediğime ikna etmeye çalıştım.

***

Bir de üye olduğunuzda ertesi gün koşarak evinize getirdikleri kutuyu, HDMI kablosunu ve uzaktan kumandayı geri istiyorlar ama gelip almıyorlar. Eziyet olsun diye siz bırakmak zorundasınız.

Her arayana nereye bırakmam gerektiğini soruyorum, “Bilgilendirme mesajı alacaksınız” diyorlar. Öyle bir mesaj da gelmiyor.

Sonunda internetten araştırarak evime yakın bir yer buldum. İki Digiturk kutusunu, kumandaları ve üzerinde Digiturk etiketleri olan kabloları da alarak bayiye gittim.

Üyeliği sonlandırdığımı, kutuları teslim etmek istediğimi söyledim ama “Bu kablolar bizim değil” dediler. 

“Hanımefendi, üzerinde Digiturk etiketi var, bakın” diyorum; “Kurulum yapan çocuklar daha iyi görüntü alın diye size bunu satmışlar, bizim kablolar bunlar değil” diyor.

İki kablo için de 600 TL ödeyerek kurtulduğumu zannettim, fakat ne mümkün. Kutuları iade ettiğim hâlde her gün aramaya devam ettiler.

***

Tam bir taciz! 

En son arayan zavallı kızı savcılığa vermekle tehdit ettim! Ayrıca her gün 3-4 tane SMS aldım. 

“Sayın Turan, talebiniz üzere XXX nolu aboneliğinize ait üyeliğinizin iptal başvurunuz tarafımıza ulaştığı için üzgünüz. Talebinizle ilgili bilgilendirme için en kısa sürede sizinle iletişime geçeceğiz.” Tam bir toksik ilişki. 

Geçmeyin kardeşim, lütfen iletişime geçmeyin.

Orada çalışan zavallı insanlara da acıdım. Kim bilir günde kaç küfür yiyorlar, ne kadar hakarete uğruyorlar.

Birileri Digiturk’e “Dur” demeli!