Sözcü Plus Giriş

İş konuşuyoruz 1. bölüm: Big Chefs Kurucu Ortağı Gamze Cizreli

Türkiye'de kadın olmak zor... Hele Türkiye'de kadın girişimci olmak, erkek egemen iş dünyasında ayakta kalmak daha zor. İflas etmek zor! İflas ettikten sonra zirveye çıkmak daha zor. Yukarıda anlattıklarımız Big Chefs'in kurucusu Gamze Cizreli'nin hayatının kısa bir özeti. Cizreli Big Chefs'i nasıl kurduğundan iş hayatında yaşadığı zorluklara kadar her şeyi sozcu.com.tr için anlattı. Mutfaktaki hünerlerini de sergiledi...

Derin GÖKÇE
Güncellenme: 16:30, 20/02/2018

KAMERA: KUBİLAY ALTUĞ

Gamze Cizreli kimdir? Bize anlatır mısınız?

Bir girişimci olarak Big Chefs’in kurucu ortağıyım. Aslında ortaklarımın değimiyle markanın ‘Big Mama’sıyım… Diyarbakırlı bir ailenin kızıyım ancak gençliğim ve eğitimim Ankara’da geçti. Babam rahmetli doktordu. Annem ev hanımı… Ben 3 kız kardeşin en küçüğü olarak dünyaya geldim. ODTÜ işletme fakültesine girdim. ODTÜ’yü bitirdikten sonra kafe sektörüne atıldım. O zamanlar gibi restorancı olmak, kafeci olmak hiç bunların sözünün bile edilmediği dönemlerdi.

xcz

AİLEM BÜROKRAT OLMAMI İSTERDİ BEN KAFECİ OLDUM

Tabi bir aile, kızının ne olmasını ister? Benim ailem bürokrat veya avukat olmamı istiyordu. Ailemin benle ilgili en büyük hayalleri Merkez Bankası’na girip başkan olmam veya bir hazine müsteşarı olmamdı. Ne yazık ki onların hayallerini gerçekleştiremedim. Her zaman kendi hayallerinin peşinden koşan bir kadın oldum. Okulu bitirdikten sonra bir süre savunma sanayi sektöründe çalıştım. Hemen girişimci olmadım. O zamanlar hep hayalini kurduğum kafecilik vardı. Hep diyordum ki ‘bu işi yapmalıyım’ ve yaptım.

Restoran sektörüne nasıl başladınız?
Ben hep kalabalık sofralarda yemek yiyen, sabah kahvaltıdan kalkarken öğlen ne yiyeceğini düşünen, öğlenden sonra akşam ne yapacağını konuşan bir ailede büyüdüm. Bir araya geldiğimizde 100 kişi aynı sofrada oluyoruz. Dolayısıyla ben böyle bir işe girsem nasıl olur? dedim ve başladım. O zamanlar hem erkek arkadaşım olan hem de evlenmeyi de düşündüğüm kişi ile Ankara'da ilk kafemizi açtık. 1993 yılında Ankara'daki ilk kafeydi. Ankara'ya çok önemli katkılarda bulunduk. Aslında ilk Cappuccino'yu, Brownie'yi, tramisiyu bizlerle tanıdı. Epey bir zaman geçti üzerinden. Sonra biz iki ortak el ele verip Ankara'da pek çok marka yarattık. Kuki'yi açtık sonrasında Quick China geldi. 2005 yılına kadar Ankara'ya birçok şey kattık. Daha sonrasında 2005 yılına kadar bütün bunlar devam etti.


2005 YILINDA DİBE VURDUM VE HER ŞEYİ KAYBETTİM

2005 yılından sonra ne oldu ?

Sonra tabii benim bu dibe vuruş, her şeyi kaybetmem sonrasında, eski ortağımdan ayrılarak bir ikinci girişimcilik dönemi başladı. Ondan sonrada 2007 yılında Big Chefs’i kurduk. Bu sene 11’inci yılımız. Big Chefs aslında bir Ankara markası. Ankara’da doğduk büyüdük. Kısa sürede de 50 şubeye çıktık. Bazen bende kendime soruyorum ‘nasıl bu kadar hızlı büyüdük?’. 44’ü Türkiye’de 6’sı yurt dışında olmak üzere toplam 50 şubede 2 bin 500 çalışanımız var. Çok büyük aile olduk. Big Chefs ruhu olan bir marka. Anadolu’nun sıcaklığını, Anadolu yemeklerini birazda batı ile modernize ederek vatandaşa sunduk. Big Chefs’de sunumlara çok önem veriyoruz. Aslında Big Chefs markasında benim liderliğimde ekibin de ruhu var.

vff

Türkiye’deki iş kadını ile yurt dışındaki iş kadını arasında bir fark var mı?

Türkiye’de girişimcilik dışında iş kadınlığı dünya ortalamasının çok gerisinde yer alıyor.  Bu konuda daha gidecek çok yolumuz var. Kültürel birtakım baskılar var. Kadına biçilen roller var.  Bunlar; çocuk bakımı, yaşlı bakımı, ev işleri gibi… Babalarımız, abilerimiz, eşlerimiz genellikle kadınların girişimci olmasını çok istemiyor. Ama son dönemde yine de kadına verilen ekstra desteklerle bu konuda daha büyük farkındalık yarattıklarını düşünüyorum. Ama dediğim gibi daha gidecek çok yolumuz var.

frf

TİM toplantısındaki kadın figürünü nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kadının sermaye erişimi de çok zor. Türkiye’de gayrimenkullerin de kadının üzerine yapılması çok alışılmış bir durum değil. Kadın Türkiye’deki bankacılık sisteminde tamamen teminata dayalı teminat dışında hipotek gösterilerek oluyor. Dolayısıyla kadının sermayeye sahip olması çok zor. Bende Big Chefs’i kurmadan önce kredi almakta çok zorlandım. Onun dışında da kültürel baskılar da üstüne gelindiğinde kadın dünya ortalamasının çok altında yer alıyor. Bu konuda pek çok ülkenin çok gerisindeyiz. Konuyla ilgili özel sektör ve devlet hep birlikte var gücümüzle çalışmamız gerekiyor.

YURT DIŞINDA DA BÜYÜYORUZ

Yurt dışında da mağazalarınız var oradaki ticaret ile Türkiye’deki ticareti nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye’nin yurt dışına oranla yiyecek içecek sektöründe gidecek çok yolumuz var. Dünya ortalamasında yiyecek içecek sektöründe gayri safi milli hasıladan aldığı oran 4 buçuklardayken, Türkiye’de bu oran hala 2,2 dünya ortalamasının yarısıyız. Daha gidecek çok yolumuz var. Evet yurt dışında da büyüyoruz ama Türkiye’de daha çok büyüyoruz. Sektörümüz Türkiye’de daha çok büyüyecek.

scs

Yemek sektörünün içindesiniz. Evdeki yemeklerinizi kendiniz mi yapıyorsunuz?

Eskiden çok yemek yapardım fakat, bu işin içinde ola ola artık evdeki yemek yapma zevki mi biraz daha kaybettim. Ama bizim evde dışarıdan hiç yemek gelmez. Hep yemek pişer. Kendisini çok iyi eğittiğim bir yardımcım var. Yemekler annemin tarifleri ve benim tariflerimle birlikte yapılıyor.  Bizim evde hala tencere yemeği pişer. Pırasa kereviz vs…

YENİ BİR AKIM BAŞLATIYORUZ

Sizin Big Chefs’e kattığınız bir yemek var mı?

Tabi var. Ancak şeflerin de var. Ben güneydoğulu bir ailede yetişmem ve Ankara’da eğitim görmemle birlikte iki yörenin lezzetini harmanlayabiliyorum. Ben Anadolu lezzetlerine çok meraklıyım. Big Chefs’teki yerel lezzetlerin çoğunda benim emeğim var. Bizim menümüzde etli yaprak sarması, kuru patlıcan dolması, Adana’nın bici bici tatlısı, tantuni gibi bir çok lezzet var.  Şimdide yeni bir akım başlatıyoruz. Tarladan sofraya diye. Yerel çiftçiyi de destekleyen özellikle kırsaldaki kadından ürün almaya yönelik bir akım başlatıyoruz. Bunu da ilerleyen dönemde hep birlikte görüyor olacağız.

TÜM BANKALAR YÜZÜMÜZE KAPATTI

İş hayatında en zorlandığınız bölüm nedir?

Sermaye erişimi yani kredi bulmakta çok zorlandım. Çok banka yüzümüze kapıyı kapattı. Teminat gösteremediğimiz için. Aslında iyi bir iş fikriniz varsa ve ona da inanıyorsanız bir şekilde para da bulunuyor. Ben hep buna inanıyorum. Bütün girişimci adaylarına da bunu söylüyorum. Evet bizi 4 banka reddetti. 5’inciyi bir şekilde ikna ettik. Hayallerimizi doğru anlatmamızla heyecanımızla hepsi etken oldu. Aslında hayallerinizin peşinden giderseniz bir şekilde bir kapı açılıyor.  2018’i bütün iş dünyası olarak umut dolu bir yıl olarak düşünüyoruz. Bizim ülkemizde terör ve güvenlik çok önemli. Terör olaylarının bitmesi halkın rahatlaması ve vatandaşın dışarıya çıkması ile birlikte bizim işlerimizde de bir gelişme oldu. 2018’e çok daha iyi başladık.

Yayınlanma Tarihi:11:57,