Reklamsız Sözcü
ÇİĞDEM TOKER

“Her paydaşa” kurul üyeleri dahil mi?

10 Ekim 2018

Memur maaşları hesaplanırken, Maliye'nin yılda iki kez belirlediği bir aylık katsayı rakamı kullanılıyor.
En günceli geçen temmuzda ilan edildi:  0,11794.
Bu rakamı 100 bin ile çarptığınızda 11 bin 794 çıkar.
Sonuna da “TL” eklerseniz, Cumhurbaşkanlığı'na bağlı dokuz kurula atanan her bir üyeye ödeyeceğimiz maaşın tutarına ulaşıyorsunuz. Formül, 1 Numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nden. Rejim değişir değişmez yayımlanan ilk kararnamede (m.35) bu tutarın, işin önemi ve süresine göre değişebileceği söylenmiş.
Evet, dün sabah duyup okuduğumuz ilk haber buydu. “Enflasyonla Topyekun Mücadele Programı”nın açıklandığı gün olan dün, 1 no'lu kararnamede tanımlanmış 9 politika kuruluna 76 kişinin atama kararı da yayımlandı.
Aralarında SADAT AŞ'nin kurucusu, eski Başkanı, şimdiki Cumhurbaşkanı Başdanışmanı emekli Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi'nin, Orhan Gencebay'ın, Burhan Kuzu'nun, Yiğit Bulut'un, Mehmet Ali Yalçındağ'ın bulunduğu listelerde yer alan sivil asker bürokrat, şarkıcı, akademisyen, siyasetçi 76 isme ödenecek maaşlar için Cumhurbaşkanlığı bütçesine her yıl yeterli miktarda ödenek konulacak.

BÜTÇEDE EN AZ 11 MİLYON TL

Şimdi basit bir hesap yapalım.
Her ne kadar, miktarın artabileceği yazsa da biz kararnamede tanımlanan çarpma işlemindeki “gidiş yolu”na bakalım.
Cumhurbaşkanı'na bağlı  çalışacak olan dokuz kuruldaki her bir üyenin yıllık maaşı 141 bin 528 TL ediyor.
76 kurul üyesinin Cumhurbaşkanlığı bütçesine bir yıllık maliyeti ise 10 milyon 756 bin TL (Bu tutar yalnızca maaşlara ilişkin).
Yani 2019 bütçesine kurul üyelerinin maaşı için en az 11 milyon TL ödenek eklenmesi gerekiyor.
Öte yandan bakanlık sayısını azaltmakla övünüp, “mali disiplin” havası yayarken, “alan çakışması” yaşanacağı kaçınılmaz (ki kararnamede bu ihtimal var bile) dokuz kurul tasarrufu eksen alan “topyekun mücadele”nin neresinde konumlanıyor?
Bu kurullar politika önerileri geliştirecekse bakanlıklar ne güne duruyor?
“Yürütme hızlanacak” diye kurulan sistemin yeni bürokrasiyle  ağırlaşmayacağının garantisi nedir?

“MEVZUBAHİS VATANSA”

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, sözümona “gönüllü” indirimleri duyururken, “Mevzubahis olan vatansa, her paydaşın elini taşın altına sokması lazım” dedi. Farklı sorulara kapı araladı.
Kimdir paydaş? Sokaktaki kuaför ile hisseleri borsada işlem gören hazır giyim holdinginin paydaşlığının niteliği aynı mıdır? Yeni havalimanı inşaatında ayakta yaralar açan tahtakurularına itiraz edip müteahhitlere karşı “Köle gibi çalışmayız” diyerek sesini yükseltti diye cezaevine gönderilen işçinin ücretiyle, politika kurulu üyelerinin aylıkları “aynı taşın altına” mı girmelidir?
Bizim kuşağın çocukluk dönemi, Orhan Gencebay plaklarının ülkeyi sarstığı yıllara rastlamıştır. O yüzden belki, Bakan Albayrak'ın “elini taşın altına sokmak” sözünü dinlerken, yeni kurullar listesindeki pek çok ismin bu aylıklara ihtiyacı olup olmadığını kendime sorup Gencebay'ın “Yokluk” şarkısının dizelerini hatırladım:
“Ben yokluğu yalnız bende sanırdım
Meğerse ne yokluk çekenler varmış
Derdimi herkesten fazla sanırdım
Yoklukla yaşarken ölenler varmış.”

★★★

Böyledir işte şarkılar. Kimi zaman çağlar ötesine mektuptur.
Döner size sorularla geri gelir:
Her paydaşa kurul üyeleri dahil mi?

Merakla beklenen Yılmaz Özdil'in son kitabı "Mustafa Kemal" Plus abonelerine hediye.

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more