Reklamsız Sözcü
DENİZ ZEYREK

“Erdoğan’dan da randevu isteyeceğim”

26 Aralık 2018

İstanbul'da CHP'nin Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ekrem İmamoğlu ile buluştuk.
Rakibi Binali YıldırımAnkara'dan yıllardır tanıyorum ama İmamoğlu ile telefon sohbetimiz dışında bir görüşmem olmamıştı.
Uzun uzun sohbet ettik. Aynı yaşlarda olmanın avantajı olsa gerek, frekans sorunu yaşamadık.
En büyük eleştiri, “Küçük bir ilçenin belediye başkanı İstanbul gibi bir megakenti nasıl yönetecek” idi.
Haliyle sohbete kitabın ortasından girdim.
Beylikdüzü'ne en uzak yerlerden, Tuzla'dan, Kartal'dan söz ettim. Gördüm ki hazırlıklı.
“Kaç mahalle var İstanbul'da” dedim.
“İçişleri Bakanlığı'nın resmi rakamına göre 961” dedi.
“Peki her mahallenin sorununu biliyor musunuz?” diye çıtayı yükselttim.
“İstanbul'un her mahallesiyle ilgili sözümüz var” dedi.
Örnekleri konuşmaya başlayınca, trafik, park yeri, kanalizasyon, iskan gibi sorunları gördük ama İmamoğlu başka bir noktaya dikkat çekti.
“33 bin yapıyı, 1 milyondan fazla insanı tehdit eden bir deprem gerçeği var. Ne yazık ki 1999'dan beri hiçbir şey yapılmadı. Bugün trafik güncel sorundur, trafiği görürsünüz, depremi unutursunuz ama deprem gerçeği orada duruyor.”
Ben projelerinden çok siyaset tarzını merak ediyordum. Aramızda şöyle bir sohbet geçti:
– “Nasıl bir propaganda yöntemi izleyeceksiniz?”
– “Her gün 20 kilometre yürüyeceğim. Mahalle mahalle, sokak sokak, herkese dokunacağım. Rakibim belki korumalarla gidecek, ben yürüyerek.
– “Rakibiniz hakkında ne düşünüyorsunuz?”
– “Stratejimi rakibime göre belirlemem. Kimse benimle ilgili (Tayyip Erdoğan için şunu dedi) diyemez. Çünkü siyaset yaparken, rakibimizi değil kendimizi, yaptıklarımızı anlatmaya çalıştık hep.”
– “Binali Bey'le ilgili fikrinizi sordum.”
– “Binali Yıldırım neticede devlete hizmet etmiş bir insan. Bir araya gelmek fikirlerini öğrenmek isterim.”
– “Neye güveniyorsunuz?”
– “Toplumun vicdanına inanan biriyim. Diyalog kurmakta hiçbir duvarım yok.
Her kesimle konuşabilen bir dile ihtiyaç var. Onlarla çözüm ararım, onlarla görüşürüm. Demokrat bir insanım. Beni kimse dışarıda tutmaz. Oy vermeyebilir ama görüşür, gönlüne dokunurum.
Türkiye böyle kutuplaşmaya devam ederse yarın ilçeler arasına duvarlar öreriz. Herkesin birbirine selam verdiği bir yer arzuluyorum. Vatandaş vicdanı kol kola yürümeye hazır. En büyük hazinemiz İstanbul'da yaşayan 16 milyonun vicdanı. İstanbul'u o vicdan koruyor. Biz bütüncül yaklaşacağız. Kimse İstanbul'un nereye gittiğini bilmiyor. 2 yıl sonra nereye gidecek. Yönetenler dahi bilmiyor. Oysa bu büyüklükte, dünyanın en önemli kentlerinden biri olan İstanbul'un 2050 yılında ne olacağını bilmeliyiz. İstanbul varken o ünlü kentler yoktu.”

ESKİ BAŞKANLARA GİDECEK

Trabzonlu olduğunu bilmeseniz fark edemeyeceğiniz bir Karadeniz aksanı var. Karadenizli yanı gerçekten kapı duvar tanımıyor. Beylikdüzü'nde yarıştığı AK Parti Belediye Başkan adayının tanıtım toplantısına katılmış. Beylikdüzü sınırlarındaki İSKİ tesisinin açılış törenine kendisini ilçenin belediye başkanı olarak zorla davet ettirmiş. Görevde kaldığı süre boyunca “Sevgi-Barış Buluşmaları” toplantıları düzenleyip her partiden insanı bir araya getirmiş. İlçesinde “Demokrasi Sokağı” yapıp, bütün partileri orada kendilerini anlatmaya çağırmış.
“Kampanyaya başlamadan eski başkanları ziyaret edip önerilerini alacağım” dedi. Bugün Bedrettin Dalan ve Nurettin Sözen'le randevusu varmış. Aklıma direkt Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan geldi. Sorunca, “Evet hem Sayın Cumhurbaşkanı hem Kadir Topbaş'tan görüşme talep edeceğim” karşılığını verdi.
İlk izlenim, İmamoğlu'nun klasik bir CHP'li olmadığıydı. Tatlı dili ile birçok kapıyı aralayacağını da düşündüm. Yeni bir isim olması, hedef tahtasına konulmasını sağlayacak bir bagajı bulunmaması da büyük avantaj.
Binali Yıldırım'ın işi gerçekten zor gibi görünüyor.

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more