Sözcü Plus Giriş
RAHMİ TURAN

“Ben küstüm ülkeye!”

29 Ağustos 2018

Türkiye'ye küsen küsene…
Aydınlar küsüyor, işadamları küsüyor, yazarlar, sanatçılar küsüyor.
Düşünün bir kere… Nobel Kimya Ödülü kazanan bilim adamımız Aziz Sancar bile “Ben küstüm ülkeye” derse, gerisini siz düşünün artık.
Aziz Sancar'ın küsmesi, diğer aydınlarımızınki gibi bir umutsuzluğun ifadesidir.
Ülkenin yönetim şekli, iktidarın insanları “Benden olanlar” ve “Benden olmayanlar” diye karpuz gibi ikiye bölmesi Aziz Sancar gibi dünya çapındaki değerlerimizin bile moralini bozuyor.
İnsanlarımız artık birbirlerine “Bir dost, bir kardeş, bir hemşeri” gibi değil ne yazık ki, “Bir hasım, bir rakip, bir düşman gibi” bakmaya başladı!
AKP iktidarının en büyük yanlışlarından biri budur.

★★★

Nobel ödüllü bilim adamımızın hissiyatını, eski yıllarda uzun süre beraber çalıştığımız sevgili Orhan Bursalı'nın ilginç yazısından öğrendim…
Bursalı'nın Aziz Sancar ile yakın dostluğu vardır.
Sancar, ülkemizdeki siyasi gelişmelerden rahatsızlığını dile getirerek ‘Türkiye'nin toplumca bölünmüş yapısına' son derece üzüldüğünü belirtip ülkeye küstüğünü söylüyor.
Amerika'dan ülkemize gelmek istemeyen Aziz Sancar'ın içinde bulunduğu ruh hali böyle…
Bir Türk insanından, bir Atatürk Cumhuriyetçisinden insanlığa hizmeti ve dünyaya katkıyı çok önemseyen Aziz Sancar bugün 72 yaşında… “Şurada kaç yıl daha çalışabilirim, üretebilirim ki?” diyor.

★★★

Sancar, 2015 yılında kazandığı Nobel Madalyası'nı Anıtkabir'e armağan etmiş ve törende “Bu madalyayı Atatürk'e, Atatürk'ün silah arkadaşlarına ve Cumhuriyeti kuranlara vefa borcumu ödemek için hediye ediyorum” demişti.
“Neden Anıtkabir'e hediye ediyorsunuz?” sorusuna da:
“Bu Nobel'i ülkemin gençlerine adıyorum, bu Atatürk'ün ve Cumhuriyet'in madalyasıdır. Madalyayı Ata'mızın adına aldım, Ata'ya aittir ve yeri de Ata'nın yeridir” cevabını vermişti.

★★★

Ülkeyi bu dağınık halden, sevgisizlikten kurtarmalı, milli eğitimin yerlerle sürünmesini, cahil bir gençlik yetiştirilmesini önlemeliyiz.
Aziz Sancar gibi bilim adamlarımızın haklı küskünlüğünü ancak böyle giderebiliriz.
Ulusça geri kalmamızın en önemli nedeni eğitimsizliktir.
AKP'li eski Enerji Bakanı Taner Yıldız “Eğitim seviyesi yükseldikçe AKP'nin oyları azalıyor” diye bir tespitte bulunmuştu. Acaba bu nedenle mi toplum eğitimsiz bırakılıyor?

BİR ŞAKİR SÜTER VARDI…

Şakir Süter öleli 11 yıl olmuş… Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin “Şakir Süter'i sevgi, saygı ve özlemle anıyoruz.” diye yayınladığı bildiri beni yıllar öncesine götürdü.
Şakir Süter, gazetecilik mesleğinin yüz akı olan yazarlarından biriydi. Günümüzde o tür gazetecilerin sayısı çok az… Yönettiğim Günaydın, Bugün ve Meydan gazetelerinde Şakir'le  uzun yıllar beraber çalışmıştık.
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Şakir Süter'i kaybedişimizin 11'inci yılı olduğunu bildirince zamanın ne kadar hızlı geçtiğini bir kez daha hatırladım.
Şakir Süter saygı duyulan namuslu bir gazeteciydi. Siyasetle ilgili yazı ve yorumlar kaleme aldığı ve tüm siyasetçileri tanıdığı halde onlarla mesafesini korumayı bilirdi.
Süleyman Demirel ve Turgut Özal'ın Başbakan ve Cumhurbaşkanı oldukları yıllarda, onların daveti üzerine Şakir'le birlikte birçok geziye katılmış, dünyanın her yanını gezmiştik.
Şakir 1.85 boyunda heykel gibi yapılı bir arkadaşımızdı. Hiç bir sağlık sorunundan şikâyeti yoktu. Bir gün, ayağının kırılması sonucu gittiği hastanede kanser olduğu tespit edildi.
Oysa o güne kadar en ufak bir şikâyeti olmamış, hastalık sinsi sinsi vücudunu sarmıştı. Öldüğü vakit henüz 57 yaşındaydı. Mekânı cennet olsun.

TEBESSÜM

Cezaevi kütüphanesi

Okurlarımdan Can Ok, Türkiye ile ilgili olarak Fransızca'dan tercüme ettiği bir fıkrayı göndermiş…
Avrupa gazete ve dergilerinde ülkemiz hakkında bu tip fıkralar çok çıkıyor.
Fıkra, Batı toplumunun bizi nasıl gördüğünü göstermesi bakımından ilginç…
Türkçe bilen bir yabancı işlediği bir suç nedeniyle Türkiye'de hapse atılır.
Tutuklu, günleri boş geçmesin diye cezaevinin kütüphanesine başvurarak bir kitap ister.
Kendisine verilen cevap şudur:
“İstediğiniz kitap cezaevi kütüphanesinde yok ama YAZARI BURADA.”

GÜNÜN SÖZÜ

Gençlik sesini yükselttiği zaman değil, asıl sustuğu zaman endişelenmek gerekir!

rtplusbanner2x
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more