Reklamsız Sözcü
SAYGI ÖZTÜRK

Skandal! Türkiye dosyasını kapattılar

3 Haziran 2018

4 kişilik CHP heyeti, Fetullah Gülen'in ABD'den iadesiyle ilgili belgeleri incelemek üzere pazartesi günü Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü'ne gidecek. Bu inceleme yalnız Gülen'le sınırlı kalmamalı, örneğin Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) Çatı Davası'nda yargılanan firari 65 kişi ile ilgili neler yapıldığı, işlemlerin usulüne uygun yürütülüp yürütülmediğine ilişkin yazışmalar da incelenmeli.
Hatırlatalım, adresi belli olduğu gerekçesiyle Fetullah Gülen hakkında bugüne kadar uluslararası yakalama ve tevkif müzekkeresi niteliğinde olan “kırmızı bülten” çıkarılmadı. İade başvurularıyla ilgili de kamuoyu yanlış ve eksik bilgilendiriliyor. Bunu belgelerle açıklamıştık.

“KIRMIZI BÜLTEN DE YOK”

Sadece Fetullah Gülen değil, Çatı davada yargılanan ve yurtdışında firari durumda bulundukları bilinen 65 sanığın tümünün dosya bilgilerinin içeriğini görevi gereği yakından bilen, gelen resmi yazıları inceleyen CHP eski Milletvekili Avukat Atilla Kart, çok önemli iddialar gündeme getiriyor. İşte, SÖZCÜ'ye yaptığı ve resmi belgelere dayandırdığı açıklamalardan bölümler:

“Bu kişilerin tümü için usulüne uygun yapılan iade talep formu ve kırmızı bülten yoktur. Sanıklardan 32'sinin 15-20 yıldan bu yana yurtdışında oldukları biliniyor. 33 kişi ise Çatı dava soruşturmasının başladığı 2014 yılından sonra ellerini- kollarını sallayarak yurtdışına çıktı. Bir başka ifadeyle; sadece Fetullah Gülen değil, diğer 65 kişinin tümü siyaseten ve yasalara aykırı olarak korunuyor. Bu kişilerin bir bölümünün, bulundukları ülkede iltica sonucu, bulundukları ülkenin ‘vatandaşlığını kazandığı' görülüyor. Bu durumda olan kişilerin, ilgili ülkeler tarafından ve uluslararası sözleşmeler kapsamında iade edilmeyecekleri anlaşılıyor.

BÖYLE TALEP OLMAZ

Ancak, bu durum, firarilerin sorgulamalarının ve yargılamalarının yapılmasına engel değildir. Ağırlıklı olarak ABD, Almanya, Belçika, İngiltere, Türk Cumhuriyetlerinde bulunan bu kişilerin de, 23 Nisan 2016 tarihinde kabul edilen, 6706 sayılı ‘Cezai Konularda Uluslararası Adli İşbirliği Kanunu' uyarınca yargılamalarının yapılması mümkündür. Sözü edilen yasa dışında, ABD ve diğer bir kısım ülkelerle yapılan ikili anlaşmalar uyarınca da yargılamalarının yapılması mümkündür.

Davanın firari sanıklarıyla ilgili, bulundukları ülkelere koliler dolusu evrak değil, 8-9 sayfadan oluşan iade talep formu ve kırmızı bültenlerle istenmesi zorunludur. Bu formların içeriğinin, formlarda belirtilen soruşturma ve yargılama bilgilerini içermesi gerekir. Bu bilgilerin eksiksiz olması ve çelişkiler içermemesi zorunludur.

Oysa, bu formlarla ilgili Adalet Bakanlığı'nın mahkemeye gönderdiği müzekkere cevapları incelendiğinde, bilgilerin ya eksik ya da yanlış olduğu görülüyor. Bu genel tablo göz önüne alındığında, Adalet ve İçişleri Bakanlığı bürokrasisinin, yasada düzenlenen anlamda görevlerini savsakladığı akla geliyor. Bazen de, ilgili birimlerin yetkin olmamalarından kaynaklanan usulsüzlüklerin yapıldığı görülüyor.

YAYARAK, YARGILAMADAN VAZGEÇİLİYOR

Gelinen aşamada, toplam 73 sanıklı, ancak 65'i firarda olan çatı davasıyla ilgili olarak Savcılık, firarilerin dosyalarının ayrılması yönünde mahkemeye görüş bildirdi. Bu sanıklar hakkında, Savcılık görüşüne uyup Mahkeme de, tefrik kararı verirse, bunun anlamı şudur:
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, sanıkların yargılamalarını zamana- atiye bırakmıştır. Bu sanıkların yargılamasından fiilen vazgeçilmiştir. 73 sanıklı ‘Çatı Dava' olarak adlandırılan bir yargılamada, tutuklu olan 7 kişi üzerinden bir sonuca varılamaz. Adı üstünde, Çatı davadan söz ediyoruz. Bu kişilerin tamamı yargılansın ki (bunun mümkün olduğunu önemle ifade ediyorum), siyasi ayak dahil tüm bileşenlere ulaşılabilsin, çatı ortaya çıkartılsın. Bugün tablo şudur: Yargılamanın yapılması, siyasi erk tarafından istenilmemekte ve engellenmektedir.”

SADECE TÜRKİYE VE UGANDA

Merkezi Fransa'nın Lyon kentinde bulunan İnterpol Genel Sekreterliği'nin ABD, Fransa, Almanya, Afganistan gibi ülkeler başta olmak üzere, diğer ülkelerden yapılan kırmızı bülten taleplerin İnterpol kayıtlarında işlem görmesine rağmen, Türkiye'den yapılmış ve kayıtlara geçmiş hiçbir başvuru görünmüyor. Yani, ne Fetullah Gülen'i, ne aynı davanın aranan 65 sanığına, ne de 15 Temmuz darbe girişiminin sanıklarını göremiyoruz. Arananlarla ilgili hiçbir bilgi yok. Çünkü, Türkiye dosyası kapalı.

Türkiye ile birlikte, sadece Uganda'nın da aynı durumda olduğu görüyoruz. Bu tablonun, yurttaş olarak içimizi acıttığını hemen ifade edelim. Türkiye ve Uganda dışındaki ülkelerden yapılan başvurulara ilişkin kimlik bilgileri ve fotoğraflar, İnterpol'un kayıtlarında rahatlıkla görülüyor.
186 ülkenin üyesi olduğu İnterpol, Türkiye'ye farklı davranıyor. Bu durum, İnterpol'un ABD ve Almanya gibi ülkelerin etkisinde olduğunu da ortaya koyuyor.

sozcu-banner-1

Merakla beklenen Yılmaz Özdil'in son kitabı "Mustafa Kemal" Plus abonelerine hediye.

Saygı Öztürk
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more