Reklamsız Sözcü
YILMAZ ÖZDİL

Üçüncü havalimanının terbiyesiz işçileri!

18 Eylül 2018

Soma'da tarihimizin en ağır maden faciası yaşandı, 301 insanımız göz göre göre katledildi. Asrın liderimiz “bunlar olağan şeylerdir, literatürde vardır, fıtrattır” dedi.

Zonguldak'ta grizu patladı, 30 madencimiz can verdi. Çalışma bakanımız yüreklerimize su serpti, “güzel öldüler” dedi.

Suudi kralı 91 yaşındayken yatağında öldü, Akp hükümeti “milli yas” ilan etti, bayrakları yarıya indirdi, Filistin için milli yas ilan etti, Peşaver için milli yas ilan etti, Mısır için milli yas ilan etti, Papa öldü, milli yas ilan etti. Soma'dan hemen sonra Ermenek'te 18 madencimiz göz göre göre katledildi, yas mas ilan edilmedi.

Her sene 50'ye yakın işçimizin hayatını kaybettiği Tuzla tersanesinde, kurtarma filikasının denemesini yaptılar. Kum torbaları yerine işçileri oturttular, tankerin arkasından denize attılar, üçü boğuldu. “Hay Allah filikanın camı kırıldı, filika Çin malıydı, Çinlilerin suçu” dediler.

Yandaş müteahhidin gökdeleninde asansör çakıldı, 10 işçimiz sizlere ömür… Ambulanstan önce toma'lar geldi. Ahmet Kiziroğlu başbakandı, “şehit hükmündedirler” dedi.

Osmangazi Köprüsü'nün inşaatı devam ederken halatlarından biri koptu, kimsenin burnu bile kanamadı, halatın kopmasından kendini sorumlu tutan Japon mühendis Ryoichi Kishi harakiri yaptı… Tarihin gelmiş geçmiş en çok işçi ölümüne sebep olan hükümeti Akp'nin ekonomi bakanı “iş kazaları medeniyet göstergesidir” dedi.

Kıbrıs'ta 568 canımız gitti.
Kore'de 721 kayıp verdik.
Kurtuluş Savaşı'nda, İnönü, Sakarya, Büyük Taarruz 10 bin 500 şehidimiz var.
Akp döneminde ise 2002 senesinden beri 20 binden fazla işçimiz pisi pisine hayatını kaybetti!
“Taşeron” sistemine geçilince iş cinayetleri altı kat arttı.
Türkiye ölümlü iş kazalarında açık ara Avrupa şampiyonu… El Salvador ve Cezayir'in ardından dünya üçüncüsü.
Sırf geçen sene 2006 işçimiz katledildi. Bu memlekette hergün beş işçi ölüyor, altı işçi sürekli iş göremez hale geliyor.

(Üçüncü havalimanı inşaatında neden dört senedir işçilerin gıkı çıkmıyordu da, açılışa bir ay kala bağırmaya başladılar deniyor… Çünkü artık işçilere ihtiyaç yok. Çalışma şartlarını zorlaştırırsın, eyleme zorlarsın, sonra da “bunlar terörist” deyip, işten atarsın. Böylece ne olmuş olur? Milletin orasına koyacağını ifade eden yandaş müteahhitler, işçileri polis zoruyla şak diye işten atar, hem birikmiş izin, tazminat gibi sorunlardan kurtulmuş olur, hem de açılıştan sonra yaşanacak aksaklıklar için işçileri sorumlu ilan etmiş olur.)

Sene 1878.
Padişah, Abdülhamid'tir.
Saraya telgraf gelir.
“Çınarlı'da Mustafa bey ocağında gaz tutuşarak beş amele yanmıştır, amele ocağa gitmekten çekinmektedir, tahkikat yapılması babında…”

Yani diyor ki, “grizu patladı, içerdeki işçiler öldü, dışardaki işçiler madene girmek istemiyor, soruşturma talep ediyoruz.”

Saray işi savsaklamaz.
Aynı gün cevap verilir.
“Bartın kaymakamlığı vekaletine, umumi ocaklarda böyle sakatlıklar olması, madenin cümle hususundandır. Her nerede olur ise olsun, eceli kaza, mukadderat-ı ilahiden olduğundan, hiçbir ocağın tatiline mahal olmadığı, gerekli tedbirlerin alınmasıyla, emsalleri gibi imalata devam etmek üzere amelenin nasihatle tedibinden geri durulmaması…”

Yani diyor ki, “soruşturmaya gerek yok, madenlerde kaza normaldir, ecelleri gelmiş, kaderleri böyleymiş, üretime devam edin, öbür işçilere edepli davranmaları için nasihat edin, terbiyelerini verin.”

Sanırım bu yüzden üçüncü havalimanına Abdülhamid adını verelim diyorlar.

Onun fıtratıyla…
Bunların fıtratı aynıdır.
Kul vardır.
İşçi yoktur.
Hedef 2023…
Kafa 1800'dür.

plusbanner2x
Yılmaz Özdil
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more