Sözcü Plus Giriş

Adana Mutabakatı nedir? İşte 5 maddelik Adana Mutabakatı…

Türkiye ve ABD heyetleri arasında 17 Ekim’de varılan anlaşmanın Adana Mutabakatı'na benzetilmesi üzerine kamuoyunda 1998 yılında imzalanan mutabakatı tekrar gündeme getirdi. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Erdoğan-Putin görüşmesi öncesi Türkiye ve Suriye'nin gerekli görmesi halinde, Adana Mutabakatı'nda birtakım değişiklikler yapılmasını destekleyeceklerini söyledi. Peki Adana Mutabakatı nedir? Adana Mutabakatı'nın yükümlülükleri nelerdir?

08:27 -
Adana Mutabakatı nedir? İşte 5 maddelik Adana Mutabakatı…

24 Temmuz 1998’de yapılan Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısında o sene Suriye’de yuvalanmış PKK unsurlarının Türkiye'de gerçekleştirdiği terör saldırılarının artması ele alındı ve terörle mücadeleye kesintisiz devam edileceği vurgulanmıştı. Ardından başlayan süreç 20 Ekim 1998’de imzalanan Adana Mutabakatı ile son buldu. Ardından Adana Mutabakatı, Mutabakat, 21 Aralık 2010 tarihinde iki taraf arasında imzalanan “Terör ve Terör Örgütlerine Karşı Ortak İşbirliği Anlaşması” altında geliştirildi.

KİMLER İMZALADI?

Adana Mutabakatı olarak adlandırılan protokol Adana’nın Seyhan ilçesinde iki gün süren gizli toplantılar sonrası imzalandı. Protokolü Türk heyeti adına Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Uğur Ziyal, Suriye adına da Siyasi Güvenlik Başkanı Tümgeneral Adnan Badr el Hassan imzaladı.

ADANA MUTABAKATINA GİDEN SÜREÇ

24 Temmuz 1998’de yapılan Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısında o sene Suriye’de yuvalanmış PKK unsurlarının Türkiye'de gerçekleştirdiği terör saldırılarının artması ele alındı ve terörle mücadeleye kesintisiz devam edileceği vurgulandı.

Dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Atilla Ateş, 16 Eylül 1998’de Hatay’da yaptığı konuşmada, “Suriye’ye karşı sabrımız kalmadı. Türkiye beklediği karşılığı alamazsa, her türlü tedbiri almaya hak kazanacaktır.” diyerek, Esed rejimine PKK elebaşısını himaye etmesinin savaş nedeni sayılacağı sinyalini verdi.

Aynı ay içinde yapılan MGK’da, Öcalan’ın sınır dışı edilmemesi halinde Suriye’ye askeri müdahalede bulunulacağı konusunda Türkiye’nin kararlılığı vurgulandı.

Tırmanan gerginlik üzerine, Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek’in arabuluculuk görevini üstlenmesiyle Türk ve Suriyeli taraflar, Adana’da müzakerelere başladı. Taraflar, 20 Ekim 1998’de Adana Mutabakatı’nı imzaladı.

Öcalan, bu gelişmeler üzerine 9 Ekim 1998'de Suriye'den kaçtı. Yunanistan, Rusya ve İtalya’da sığınma arayan Öcalan, 1999’da Kenya’da yakalandı.

İLGİLİ HABER“Adana Mutabakatı”nın sırrı ve bugünkü anlamı“Adana Mutabakatı”nın sırrı ve bugünkü anlamı

MUTABAKATIN 5 MADDESİ

1998’de imzalanan 5 maddelik Adana Mutabakatı, şunları içeriyor:

– “Suriye, mütekabiliyet ilkesi uyarınca, kendi topraklarından doğan ve Türkiye’nin güvenliği ile istikrarını tehlikeye atan hiçbir faaliyete izin vermeyecek. Suriye, PKK’nın topraklarında silah arzı, lojistik malzeme, finansal destek ve propaganda aktivitelerine müsaade etmeyecek.”

Adana Mutabakatı çerçevesinde bir araya gelen Türk ve Suriyeli yetkililer 1999’un Haziran ayında PKK’lıların Türkiye’ye iadesiyle ilgili bir toplantı yapmıştı. PKK elebaşılarından Cemil Bayık’ın o dönemde Halep’te saklandığı tespit edilmişti.

– “Suriye, PKK’yı terör örgütü olarak tanıdı. Suriye, diğer terör örgütlerinin yanı sıra PKK’nın ve uzantılarının tüm faaliyetlerini yasakladı.”

– “Suriye, PKK’nın topraklarında kamplar ve eğitim ya da himaye amaçlı tesisler kurmasına, ticari faaliyetler yapmasına izin vermeyecek.”

Adana Mutabakatı’nın imzalamasından dört ay sonra 2. Ordu Komutanı Orgeneral Aytaç Yalman başkanlığındaki askeri bir heyetin Suriye’ye gitmesine karar verildi. Protokol gereği, Şam Büyükelçiliği’nde bir istihbarat bir de Genelkurmay yetkilisi görevlendirildi.

– “Suriye, PKK üyelerinin, ülkesini üçüncü ülkelere geçiş için kullanmasına izin vermeyecek.”

– “Suriye, PKK elebaşısının Suriye topraklarına girmesine engel olmak için her türlü tedbiri alacak ve sınır noktalarındaki tüm yetkililere bu yönde direktif verecek.”

Mutabakat’ın yükümlülükler ile ilgili kısmında da, “Suriye tarafı, yukarıdaki maddelerde belirtilen gerekli tedbirlerin uygulanması ve somut sonuçlara ulaşılması için söz verir.” ifadesi yer aldı.

2010’DA GELİŞTİRİLDİ

Mutabakat, 21 Aralık 2010 tarihinde iki taraf arasında imzalanan “Terör ve Terör Örgütlerine Karşı Ortak İşbirliği Anlaşması” altında geliştirildi.

3 yıl yürürlükte kalması öngörülen 23 maddelik anlaşma, Türkiye ve Suriye’nin başta terör örgütü PKK ve uzantılarına karşı olmak üzere, ortak terörle mücadelede güvenlik iş birliğini kapsıyor.

PKK/KONGRA-GEL terör örgütü ve diğer terör örgütlerine karşı ortak mücadele, terör örgütlerinin ve faaliyetlerinin sürekli takibi ile engellenmesi, terör örgütü mensuplarının yakalanması ve teslim edilmesi, bilgi, belge ve istihbarat paylaşılması ile gizliliği gibi başlıkları içeren anlaşmada, iki tarafın da hiç bir terör örgütünün topraklarını kullanmasına izin vermeyeceği vurgulanıyor.

Terör örgütlerinin, kamp kurma, eğitim yapma, yasa dışı sınır geçişleri, silah ticareti gibi faaliyetlerinin engellenmesini öngören anlaşma, terör örgütü elebaşlarının ikamet etmesine, basın faaliyetinde bulunmasına izin verilmemesi, tutuklanan terör örgütü üyelerinin vatandaşı oldukları ülkeye iade edilmesi ve istihbarat paylaşımı yapılması gerektiğine atıfta bulunuyor.

Halihazırda iç savaşın 8 yıldır sürdüğü Suriye’de, terör örgütü YPG/PKK, ülkenin üçte birini işgal ediyor. YPG/PKK, 2012’de Suriye’de ilk toprak kazanımlarını, rejimin çatışmadan devri sayesinde elde etmişti. Böylece Afrin’de yuvalanan örgüt, Haseke’yi halen rejimle ortak idare ediyor. YPG/PKK ile rejimin, petrol çıkarımı ve petrol sahalarının ve barajların işletilmesi, YPG/PKK’lılara rejim kontrolündeki alanlardan geçiş sağlanması gibi bir çok alanda iş birliği yaptığı biliniyor.

DEĞİŞTİRİLMESİ GÜNDEME GELDİ

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Türkiye ve Suriye liderliklerinin gerekli görmesi halinde, Adana Mutabakatı'nda birtakım değişiklikler yapılmasını destekleyeceklerini söyledi. “Ankara ile Şam arasında diyaloğun, 1998'de imzaladıkları Adana Mutabakatı'na dayandırılması gerektiği açık” diyen Lavrov, şunları söylemişti: Nihayetinde taraflar temasları esnasında söz konusu mutabakatı bir biçimde netleştirmek ya da onda birtakım değişiklikler yapmayı gerekli görür, bunu karşılıklı olarak kabul edilir bulurlarsa, bu onların kararı olur, tabii ki biz de bunu kabul eder ve destekleriz.

Son güncelleme: 10:16 23.10.2019
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more