Sözcü Plus Giriş

Mezun olduğu ilkokulda profesör olarak konferans verdi

Mersin’in Erdemli ilçesindeki Elvanlı İlkokulu’ndan mezun olan Başkent Üniversitesi İstanbul Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde görev yapan Meral Aban, yıllar sonra Prof. Dr. unvanıyla konferans verdi. Prof. Dr. Aban, kadın ve ergen öğrencilere yönelik ‘Kadın Genital Kanserlerinden Korunma’ konulu bir konferans verdi.

Ali Ekber ŞEN / Mersin
10:17 -
Mezun olduğu ilkokulda profesör olarak konferans verdi

BABASININ İSMİ VERİLDİ

Kadın Hastalıkları ve Doğum AD Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Meral Aban, yıllar önce mezun olduğu Elvanlı İlkokulu'nda babası Abdulkadır Korkmaz adına maddi destek vererek konferans salonu düzenlemesi yaptırdı. Aban, yıllar sonra babasının isminin verildiği salonda ‘Kadın Genital Kanserlerinden Korunma' konulu bir konferans verdi.

Prof. Dr. Meral Aban (ortada) ve Doç. Dr. Petek Arıoğlu (sağda) kadın ve ergen öğrencilere konferans verdi.

“EN YÜKSEK ORANLI KANSER TÜRÜ MEME KANSERİ”

Köylü kadınların ve ergen kızların katıldığı konferansta konuşan Prof. Dr. Aban, kadın kanser türleri, kadın organları, kanserden nasıl korunabileceği veya erken dönemde hastalığı yakalanma olasılığı konularında bilgiler verdi. Genital organlarda gelişen hastalıkların önemine işaret eden Prof. Dr. Aban, “Rahim ağzı kanseri, rahim duvarı kanseri ve yumurtalık kanseri. Bunlar aslında az görülen kanserler değil. Kadınlarda görülen en yüksek oranlı kanser türü meme kanseri türüdür. Bağırsak kanseri sıklıkla gözüküyor, sonra rahim ağzı kanseri geliyor. Yani rahimle ilgili olan kanser 3'ncü derece görülüyor. Türkiye'de kanser istatistiklerine bakılınca kadınlarda yumurtalık ve rahim ağzı kanseri önemli bir oranda görülüyor. Tüm dünyada yılda 500 bin kadın bu türden ölebiliyor. Yani kanser erken dönemde yakalanmaz ise ölümcül bir hastalık. Bu ölenlerin yüzde 80'i az gelişmiş ülkelerde yaşıyor. Yani bizim ülkemizde buna dâhil” dedi.

VİRÜS NEDEN OLUYOR

Prof. Dr. Meral Aban, Rahim Ağzı kanser türlerinin özellikleri konusunda şunları söyledi:
“Rahim ağzı kanserine bir virüs sebep oluyor. Kanser dendiği zaman insanlar çok korkuyorlar, bu kanserin en büyük özelliği bir virüsün sebep olması tıpkı grip nezle gibi sarılık gibi. Ama mesela mide veya beyin kanserinin neden olduğunu bilmiyoruz. Fakat rahim ağzı kanserine virüs neden olduğu için bu virüsü ortadan kaldırırsak kadın kanser olmuyor. Eğer bu virüs için önlemler alınırsa bu kanser türüne yakalanma olmayacak. Onun için bu virüsü yok etmek lazım. Günümüz şartlarında bu virüsü yok edip temizleyebiliyoruz. Bu virüsün en büyük özelliği cinsel yolla bulaşması, yani erkekler rahim ağzına virüsü bulaştırıyor. Bunlar değişik tipler ve numaralara sahipler. Bazen genital organlarda, haznede değil de çevresinde siğil (HPV) çıkıyor. Bu virüsleri de siğil yapıyor, ama bu siğil çıkaran tür kanser yapmıyor. 18,31 tipli virüsler kanser yapan virüsler. Deriye bulaşıyor ve derinin altına yapışıp senelerce kalıyor ve sonra rahim ağzı kanserine sebep oluyor. Virüsün bulaşabilmesi için muhakkak bir derinin diğerine sürtünmesi gerekiyor. Bazen anne bu virüsü taşıyor ise doğum sırasında bu virüs bulaşabiliyor solunum yoluyla veya doğum kanalına bir şey sokulursa da bulaşıyor. Siğil yapan virüs tipi bir hastalık ve kanser yapmıyor. Cinsel yolla bulaşıyor. Bazı kadınların bağışıklık sistemleri bu virüsü temizleyemiyor. Enfeksiyon 1 seneden fazla kalırsa rahim ağzında kanser oluşumu başlıyor.”

Prof. Dr. Aban, babasının ismini taşıyan konferans solanundaki babasının fotoğrafıyla hatıra fotoğrafı çektirdi. 

TEK EŞLİLİK ÇOK ÖNEMLİ

Rahim Ağzı kanserine neden olan virüsün yok edilmesi durumunda bulaşmasına ancak engel olunabileceğini vurgulayan Prof.Dr. Aban, korunma yolları konusunda şu uyarılarda bulundu:
“Bu virüsün kanseri arttırması için bazı güçlendirici olaylar var. Örneğin sigara. Kadın sigara içiyorsa kanser olma riski artıyor, kadın virüs bulaşmasın diye ne yapabilir? Kadının veya erkeğin tek eşli olması da bu konuda önemli bir koruma etken. Vitamin eksikliği var ise risk çoğalıyor. Günümüz şartlarında en etkin koruma yöntemi bu virüsün aşısı. Dünya Sağlık Örgütü kız çocuklarını bu virüse karşı aşılamayı öneriyor. 9 yaşın üzerindeki her çocuk bu virüs aşısını yaptırabilir. Türkiye'de henüz Sağlık Bakanlığı bu aşının ücretini ödemiyor. ‘Herkes kendi parasıyla yaptırsın' diyor. 40 yaşına kadar yaptırılabilir pahalı bir aşı. İlk cinsel ilişkiye girmeden önce aşının yaptırılması evlilik öncesi yapılması gerekiyor”

KADINLARIN SORULARINI YANITLADILAR

Konferansa katılan Doç. Dr. Petek Arıoğlu da çocukluktan ergenliğe geçişte değişimler, adet görme, yumurtlama, aile planlama yöntemleri, gebelikte riskler, hamile kalmadan önce yapılması gereken tetkikleri anlattı.
Prof. Dr. Aban ve Doç. Dr. Arıoğlu, konferans sonunda köylü kadınların çeşitli konulardaki sorularını da yanıtladı.

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more