Sözcü yazarı duayen gazeteci Uğur Dündar, yazdığı bir köşe yazısında Binali Yıldırım'a "hakaret" ettiği gerekçesiyle yargılandığı davada, 11 ay 20 gün hapis cezasına çarptırıldı. Gazeteciliğin yargılanmasından daha enteresan olanı ise Mahkemenin Dündar'a verilen cezayı 5 ay 25 gün süreyle haftada en az 2 saat kitap okumaya çevirmesi oldu. Hayatı boyunca birçok kitaba imza atan Dündar, kitap okumakla sözde cezalandırıldı.



DÜNDAR'DAN CEZAYA TEPKİ

Uğur Dündar cezaya verdiği tepkide, "Neye üzülüyorum biliyor musunuz? Beraat bekleyen kitaplar yazmış bir yazara, kitap okumanın ceza olarak düşünülmesine! Yargı reformu dedikleri bu mu yoksa? Neyse... Bize yeni bir kitap konusu çıktı! İleride okullarda ders olarak okutulur! Acı ama gerçek!" ifadelerini kullandı.

MODERATÖR OLARAK UĞUR DÜNDAR'I İSTEMİŞTİ

Yerel seçimlerde, AKP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye başkan adayı olan Binali Yıldırım, Ekrem İmamoğlu ile canlı yayına Uğur Dündar moderatörlüğünde çıkmak istediğini açıklamıştı.

Binali Yıldırım'ın Uğur Dündar ismini gündeme getirmesinden sonra, Dündar moderatörlük görevini reddettiğini açıklamıştı.

DAVANIN GEÇMİŞİ

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, Uğur Dündar'ın 5 Nisan 2014 tarihinde Sözcü gazetesinde yazdığı bir köşe yazısında, Binali Yıldırım'a hakaret ettiği iddiasıyla 1 yıldan 2 yıl 4 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti.

Küçükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde 9 Ekim 2015'te görülen davada Uğur Dündar "hakaret" suçundan 11 ay 20 gün hapis cezasına çarptırılmıştı. Yerel mahkeme kararının ilgili Yargıtay dairesince bozulması üzerine, dava Küçükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde yeniden görülmeye başlanmıştı.

İsmail Yılmaz ve Uğur Dündar


AVUKAT İSMAİL YILMAZ'DAN KARAR DEĞERLENDİRMESİ

Sözcü gazetesinin de avukatı olan İsmail Yılmaz mahkemenin kararını değerlendirdi.

Yılmaz, "Uğur Dündar'a verilen cezanın, konusu olan yazı Sözcü gazetesindeki 05.04.2014 tarihinde yazdığı yazıdır. Bu yazıdan dolayı Binali Yıldırım tarafından hakaret iddiasıyla Uğur Dündar hakkında suç duyurusu yapılmış ve dava açılmıştır.

Mahkeme daha önceden hapis cezası verip, cezayı ertemiştir. Yargıtay'a yapılan temyiz sonucunda hapis cezasının kaldırılıp 'seçenek türü yaptırım' uygulanmasına karar vererek kararı bozmuştur.

Bu esnada Binali Yıldırım 15 Temmuz sonrası tüm şikayetlerinden ve davalarından vazgeçmiştir. Uğur Dündar hakkındaki davadan da vazgeçmiştir.

Aslında burada yeni bir durum söz konusudur. Çünkü hakaret iddiası olan şahıs bu konuda şikayetini geri almıştır. Müşteki şahısın iradesine itibar gösterilip mahkemenin düşme kararı vermesi gerekirdi.

Kaldı ki Sayın Binali Yıldırım, geçtiğmiz belediye seçimi döneminde Uğur Dündar'ın canlı yayın televizyon programının yönetim işini üstlenmesini istemiştir. Bu da Uğur Dündar'a duyduğu güvenin göstersidir. Bunları dikkate alıp Uğur Dündar hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken böyle bir cezanın verilmesi hoş olmamıştır.

Binali Yıldırım'ın iradesinin aksine karar alınmıştır. Yıldırım'ın da bu cezadan hoşnut olacağını sanmıyoruz. Tam tersine bu karar onu da rahatsız edecektir.  Bu karar kesin karar değildir. Yargıtay'a temyiz başvurusu yapacağız. Umarız Yargıtay kararı düzeltir" dedi.