Sözcü Plus Giriş
ÇİĞDEM TOKER

Rusya’nın Akkuyu’da liman planı

27 Mart 2019

Türkiye'nin kilovatsaat başına gelmiş geçmiş en pahalı elektriğini (12,35 dolar/cent) satın alma taahhüdü verdiği Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) ile ilgi çekici gelişmeler oluyor.
Malum Akkuyu NGS, iki ülke arasında 2010 yılında imzalanan bir anlaşmaya dayalı olarak inşa edilecek. Dört reaktörlü NGS'nin ilk ünitesinin 2023'de üretime geçmesi hedefleniyordu.
Projeyi, Rusya Federasyonu Atom Enerjisi Kurumu Rosatom'un yönettiği, Ankara merkezli bir şirketin üstlendiğini anımsatalım.
2010 yılında kurulan Akkuyu Nükleer A.Ş., bu perşembe, yani yarın olağan genel kurulunu topluyor.
Ticaret Sicil Gazetesi'nde (12 Mart 2019) genel kurul toplantısına davet kararını okurken rastladığım şaşırtıcı bir bilgiyi paylaşmak istiyorum.
Yayımlanan karara göre Akkuyu A.Ş., 28 Mart tarihli olağan genel kurulda ana sözleşme değişikliğine gitmek istiyor. İşte bu değişiklik, ticaret hukuku normlarına göre yapılacak olsa bile Türkiye'nin başta dış politika olmak üzere çok alanda geleceğini yakından ilgilendirme potansiyeli taşıyor.
Değiştirilmek istenen madde, “Amaç ve Kapsam” başlığını taşıyan 5. Madde.
Önce yorumsuz olarak, bu maddenin 6 numaralı bendinin mevcut halini aktarayım:

MEVCUT HALİ

6- Fabrikalar, depolar, ticari işletmeler ve idari binalar ve diğer her türlü yapıyı inşa etmek…
Şimdi de nasıl değiştirilmek istendiğine dair maddeyi aktaracağım. Mevcut maddede olmayan ve yarın oylanacak değişiklik kısımlarını büyük harfle alıntılıyorum:

YENİ HALİ
6. – Fabrikalar, depolar, LİMANLAR, TERMİNALLER ticari işletmeler ve idari binalar ve diğer her türlü yapıyı inşa etmek: DENİZCİLİK, LİMANCILIK, DEPOLAMA, YÜKLEME , BOŞALTMA, TAŞIMACILIK, NAKLİYECİLİK faaliyetlerinde bulunmak…

LİMANIN GERÇEK AMACI?

Görüleceği gibi, Akkuyu A.Ş. yeni ve yakın hedefleri arasına liman ve terminal inşa etmeyi  koymuş. Ana sözleşme değişikliğinden sonra Rosatom'un kurduğu Akkuyu A.Ş. artık denizcilik, limancılık, depolama, yükleme, boşaltma taşımacılık, nakliyecilik gibi bugüne kadar olmayan faaliyetlerde bulunacak.
Nükleer santral gibi iddialı bir proje üstlenmiş bir şirketin, operasyonel taşınmalar, malzeme nakliyesi için bir limana ihtiyaç duymasının doğal olduğu düşünülebilir.
Ancak, bu kadar temel nitelikli “çekirdek” bir maddenin neden şirketin kurulduğu 2010 yılında ya da hemen sonrasında değil de 9 yıl sonra konulmak istendiği sorusu meşrudur.
Sözkonusu olan Akdeniz…Akdeniz'in ne kadar “sıcak” olduğunu ilgilisi biliyor.
Dolayısıyla Rusya Federasyonu'nun ticaret hukuku üzerinden olsa da ülkemizde limancılık, depoculuk ve nakliyecilik faaliyetinde bulunmasının stratejik nitelik taşıyacağını düşünmemeye sebep var mı?
Yanısıra Rusya tarafından Akdeniz'de kurulacak bir liman ve terminalin, nükleer santral inşası operasyonu için dahi olsa, hiçbir biçimde ve hiçbir vadede askeri ve istihbarat amacı içermeyeceği, bir üs gibi kullanılmayacağı söylenebilir mi?
Herkese açık bir kaynaktan herkesçe görülebilecek çok önemli bir şirketin faaliyet alanı değişikliğinin düşündürdüğü sorular şimdilik böyle.

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more