Sevgili okurlarım, Türkiye’de her gün sürekli ve acayip olaylar yaşıyor ve ülkemizin nasıl soyulduğuna her gün bire bir tanık oluyoruz.

Bu süreçte zengin fakir, genç yaşlı, kadın erkek ayrımı yok.

Her vatandaş eşit!

Ancak bu gidişi görmek istemeyen bir kesim var ki, onlara söyleyecek söz bulmak mümkün değil.

Ne derseniz, ne yazarsanız karşı çıkmaya çalışan, Recep Bey ve partisine arka çıkmayı görev bilen şartlanmış beyinlere bu bozuk düzeni anlatmanız biraz zor!

★★★

Nasıl soyulduğumuzu, ülkemizin paralarının nasıl çarçur edilip peşkeş çekildiğini birkaç güncel örnekle anlatmaya çalışayım.

Bir düşünün... Günün birinde birileri ortaya çıkıp “İstanbul Boğazında gemi trafiği yoğunlaştı. Bu durumda Kanal İstanbul’u yapmak gerekir” demeye başladı.

Oysa bunu yapmak için elinizde bu işe ayıracak milyarlarca dolar nakit para olması gerekiyor...

Karadeniz’den Marmara denizine bir kanal açacaklar!

Boyu 48 kilometre, eni 150, derinliği 21 metre...

Bu kanal Trakya’yı ikiye bölecek.

Üzerine yeni köprüler yapılacak, çevresine yeni altyapı gelecek, vurgunlar birbirini izleyecek, yakın bölgelerdeki arazi fiyatları uçup gidecek.

★★★

Yerli ve yabancı vurguncular daha şimdiden piyasaya çıktı.

Hırsız Katar şeyhinin anası bile o civarda dönümlerce arazi satın aldı.

Ne işi var şeyhin anasının oralarda, ne işi var?

Türkiye sözünü ettiğim milyarlarca doları nereden bulup da o gereksiz kanalı açacak?

Bilen var mı?

O paralar bizim cebimizden birilerinin kaprisleri uğruna, birileri rant elde etsin diye mi savrulup gidecek?

Bu işe bütün gücüyle karşı çıkan Ekrem İmamoğlu ve bütün bilim adamları haklıdır. Varsayalım söz konusu kanal yapıldı.

Bize ne kazandıracak?

Kanal İstanbul olayında milletçe bir kez daha soyulacağız.

★★★

Sakarya’daki tank palet fabrikasını bu ülke dişinden tırnağından artırdığı paralarla yapmıştı...

Ve günün birinde, bizi yönetenler tarafından bir karar alındı:

Tank palet özelleşecek...

Nitekim ölmüş eşek fiyatına özelleşti ve hisselerin yarısı bu kez Katar tarafından satın alındı.

Ya Rabbim bu nasıl iştir, nasıl soygundur?

Türk ordusunun en büyük tesislerinden biri göz göre göre yandaş iş adamına peşkeş çekiliyor, üstelik hisselerin yarısı da o iş adamı tarafından yabancılara satılıyor.

Bu satışlar konusunda bir kez olsun tutarlı bir açıklama yapamadılar.

★★★

Günün birinde bir karar daha aldılar!..

“Atatürk havalimanı yıkıp iptal edeceğiz, yerine başka yerde yeni bir havalimanı yapacağız.”

Bunu da başardılar!..

Oysa eski havalimanı tıkır tıkır çalışıyordu.

Herhangi bir eksiği yoktu. Her yıl milyonlarca yolcuya ve on binlerce uçağa hizmet veriyordu. Dünyadaki sayılı havalimanları arasına çoktan girmişti...

Ve yenisini yaptılar.

O iş için kaç milyar dolar harcandığını hiç kimse bilmiyor.

Ne gerek vardı, onu da bilen yok.

Ama o kararla birlikte bir sürü yandaş müteahhide büyük paralar kazandırdılar. Arazi vurgunları yapılmasını sağladılar.

★★★

Senin ekonomin güçlü olur, hırsız Arap şeyhleri gibi cebinde milyarlarca dolar hazır paran olur, bu işlere girişirsin.

Ama senin durumun öyle değil.

Bütçen her ay korkunç boyutlara varan açık veriyor... İç ve dış borçların anormal boyutlarda...

Ve sen sürekli zamlar yaparak durumu vatandaşın sırtından idare etmeye kalkışıyorsun.

Vergiler, elektrik, doğalgaz, akaryakıt ve piyasa zamları vatandaşın anasını ağlattı.

Bir yanda acayip bir lüks ve şatafat, öbür yanda ise milyonlarca insanımız aç ve işsiz...

Peki ama sen ne yapıyorsun kardeşim!

★★★

Yeni havalimanının milyarlarca dolarlık maliyeti biz vatandaşların sırtına bindirildi.

Kanal İstanbul da aynen öyle olacak...

Ve sen, paran olmadığı için Türk ordusunun göz bebeği olan tank palet fabrikasını bile kendi yandaşın olan iş adamlarına ve onların Katar’lı ortaklarına peşkeş çekiyorsun.

Sevgili okurlarım, sizin vicdanınız bu olanları kabul ediyor mu? Yapılanlar, böylesine vurgun, soygun ve çarpıklıklar düzeni içinize siniyor mu?   

Siniyorsa bana da lütfen anlatın, bilmediklerimi öğreneyim, eğer hatam varsa düzelteyim ve özür dilemek zorunda kalayım!