Sözcü Plus Giriş
RAHMİ TURAN

Tarımdaki dram!

15 Ağustos 2019

Bu iktidarın en büyük günahlarından biri, ülkede tarım ve hayvancılığı öldürmesidir!
Bir zamanlar dünyada tarım ürünleri kendisine yeten 7 ülkeden biriydik. Ya şimdi?
Yanlış politikalar Türk tarımını bitirdi, dünyanın 125 ülkesinden tarım ürünleri satın alır hale geldik.
Savaş halindeki Suriye'den bile patates ithal ettik!
Bu gidişle açlık kapımızı çalarsa hiç şaşırmamak lâzım!
Tarımda başarılı bir ülkeyken nasıl olup da samanımızı bile üretemez hale geldik?
Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Özden Güngör:
“İktidar, yasaya göre çiftçiye vermesi gereken parayı 17 yıldır vermiyor. Çiftçilerin 2002 ile 2018 yılları arasında devletten alacağı para 133 milyar 605 milyon lira. Bu para çiftçiye verilseydi Türkiye'de gıda fiyatları bu kadar yükselmezdi” diyor.
İktidar ise hâlâ “Türkiye bir şahlanma döneminin başında” diye yüksekten uçuyor!
Ne şahlanış ama… Koca ülkeyi namerde muhtaç hale getirdiler hâlâ “Şahlanıyoruz” diyorlar!

Yollar, köprüler yapılıyor, iktidar mensupları gurur içinde “Bakın, devletin cebinden bir kuruş çıkmadan neler yaptık?” diyorlar!
Acaba öyle mi? Gerçekten devletin cebinden bir kuruş çıkmıyor mu?
Tam tersine bu yolların, köprülerin paralarını vatandaşın vergileriyle devlet ödüyor. Yandaş müteahhitler de paraya para demiyor!
Ya ne diyorlar? “Milletin ‘a….' sına koyduk” diyorlar.
Devlet, bu işleri yapan yandaş müteahhitlere “Araç geçiş garantisi” veriyor. Hesap tutmayınca pamuk eller cebe gidiyor, vatandaşın ödediği vergiler müteahhit firmaların cebine giriyor.
Yapılan köprülerin, yolların parasını, Dede Korkut hikâyelerindeki Deli Dumrul misali, geçen de, geçmeyen de ödüyor! Geçenler gişeden, geçmeyenler ise vergileriyle ödüyorlar!

★★★

“İstanbul-İzmir arası seyahat süresini 8,5 saatten 3,5 saate indirdik” dediler. Bu iyi tabii ama doğru mu? Değil!
Yeni açılan İstanbul-İzmir otoyolu 426 kilometre.
Rallici bir arkadaşım bu yolu denemek istedi. Sonra İzmir'den beni arayıp dedi ki:
“İktidar yandaşlarının dediği gibi İstanbul'dan İzmir'e 3,5 saatte gidebilmek için bastım gaza. Hız sınırını aştığım gerekçesiyle otoyollarda bir sürü ceza yedim! Bana bu yol çok tuzluya geldi. Ceza yememek için yasaların izin verdiği hızda araç sürerseniz İstanbul'dan İzmir'e ancak 5 saatte gidersiniz. Yani 3,5 saat yalan!”

★★★

“Bir de kazık fiyatı var bu yolculuğun!
İstanbul'dan İzmir'e, hiçbir ceza yemeden gidip dönerseniz yollara 526 lira ücret ödüyorsunuz. Tabii bir o kadar da benzine para vereceksiniz. Etti mi size 1052 lira? Dünyanın hiçbir ülkesinde böyle kazık otoyol fiyatı yok! Uçakla gidip dönmek bunun yarısı kadar.…
Devlet böyle ‘Yap-İşlet-Devret' projeleri için taahhüt ettiği yolcu ve araç sayısının yarısını bile tutturamıyor. Geri kalan para, bu hizmetlerden hiç faydalanmayan zavallı halkın cebinden çıkıyor.
İstanbul Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Kocaeli Osman Gazi Köprüsü, İstanbul Avrasya Tüneli ve diğerleri için müteahhitlere milyonlarca lira para ödeniyor, sonra da “Devletin cebinden bir kuruş çıkmadı” deniliyor.
“Halkımız saf nasıl olsa, insanlar biz ne dersek yutarlar!” diye düşünülüyor, vatandaşlarla alay ediliyor!
Yanlış hesapların cezası, zaten sıkıntı içinde olan bu milletin sırtına biniyor!

TEBESSÜM

İnekler olmasa insanlar ne yapardı?

Başarılı bir karaciğer naklinden sonra sağlığına kavuşan eski Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan siyasetten kopmadı. Şimdi Halk TV'de programlar yapan Yaşar Okuyan, bir inek öyküsünü şöyle anlatıyor:
“Bir ineğe desek ki ‘Ey inek! Ne yapmaya geldin dünyaya? Maça gitmezsin, dans etmezsin, bira içmezsin, kahveye gidip kâğıt oynamazsın. İnek gibi yaşıyorsun! Gündüz çayıra, gece ahıra! Bunu mu yapmaya geldin dünyaya?' desek, inek de bize:
‘Yahu bu sözü bana nasıl söylersin? Şu buzdolabını aç bir bak. Süt benden, yoğurt benden, tereyağı benden, kaymak benden, sucuk benden, pastırma benden. Ayağındaki ayakkabı, belindeki kayış bile benden.…
Ben olmasaydım kıçındaki pantolonu bile bağlayamayacaktın. Peki, sen ne yapmaya geldin dünyaya?
Etin yenmez, saçından çorap örülmez, hiçbir işe yaramazsın. Sahi sen ne yapmaya geldin dünyaya?' dese ne cevap veririz?”
Sözün özü: İnekler olmasa insanlar ne yapardı, öyle değil mi?

GÜNÜN SÖZÜ

Yurt sevgisi, vatan aşkı korkakları kahraman, sakatları pehlivan yapar!

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more