Sözcü Plus Giriş
SONER YALÇIN

Yazmaktan vazgeçtim

1 Kasım 2019

Bilgisayarın başına geçtim…

Yazıma şöyle başladım:

Alman- Yahudi Dr. Jacob Segall…

“Birinci Dünya Savaşı'nda Asker Olarak Alman Yahudileri, İstatistiksel Bir Analiz” adlı kapsamlı kitabı var. Şunu yazdı:

Savaştan önce Almanya'da Yahudi düşmanlığı baş göstermeye başladı. Yahudi nüfusunun neredeyse yüzde 20'si orduya gönüllü yazıldı. Çünkü: Savaşa gitmeyi vatanlarına olan sevgi ve sadakatlerini kanıtlama fırsatı olarak gördüler.

Mesela… Bu askerlerden Otto Frank (1889-1980) “Hatıra Defterini” yazan Anne Frank'in babasıydı.

Mesela… Bu askerlerden Kurt Landauer (1884-1961) futbol takımıyla tanınan Alman FC Bayern Münih kulübünün dört kez başkanlığını yaptı.
Birinci Dünya Savaşı boyunca Alman Ordusu'nda yaklaşık 100 bin Yahudi görev yaptı.

12 bini cephede can verdi. Alman milletvekili Ludwig Frank (1874-1914) bunlardan biriydi.

18 bin Alman Yahudi “Demir Haç” ödülü aldı.

Alman Ordusu'nda Aaron Tanzer (1871-1937) gibi 81 Haham vardı; çoğu Ortadoğu'da görev yaptı.

Savaşa gönüllü giden Hirsch Gradenwitz (1876-1943), Martin Salomonski (1881-1944), Berthold Guthmann (1893-1944), Siegfried Klein (1882-1944) gibi Alman Yahudi askerlerin bir bölümü İkinci Dünya Savaşı döneminde Auschwitz toplama kampında öldürüldü!

Tam burada birden durdum…

ERMENİ-KÜRT ÇATIŞMASI

Birden “boş ver” dedim; “yazmaya gerek yok!”

Rockefeller'dan Kissinger'a kadar ABD'de çok güçlü derin Alman lobisi var. Donald Trump da dahil. Çoğunluğu Yahudi… Kimi ise “avdeti” (dönmeh, doenmeh)… Neyse.

Özellikle çoğunluğu Alman kökenli Yahudi lobisine diyecektim ki:

– “Osmanlı Ordusu'nda Mehmetçik ile omuz omuza savaşan…

– Ermeni tehcir kararının alınmasını sağlayan Alman karargâhında görev yapan…

Dedelerinizden, büyük babalarınızdan ‘Ermeni soykırımı' olmadığını hiç mi duymadınız?”

İşte… Bu noktada “boş ver” dedim; daha kaç kez daha yazacağım? “Soykırım” yalanını siyasete alet edenleri tarihsel gerçekler ilgilendirmiyor ki!

Ne yani… ABD Başkanı Wilson'un, 1919'da “soykırımı” araştırmak için Genelkurmay Başkanı James Harbord başkanlığında büyük heyeti incelemeler yapmak için gönderdiğini ve heyetin “Burada katliam yok sadece iki milletin karşılıklı birbirine düşmanlığı var” diye yazdığı raporundan mı bahsetmeliyim?

Tehcir öncesindeki Ermeni-Kürt çatışmasında mı bahsetmeliyim? Türkler “soykırım” yapmış peki ya Kürtler? Oysa. Onlar yüz yıl önce caniydi, bugün kahraman! Çevir kazı yanmasın…

Tarihi gerçekleri politikanın oyuncağı yaptılar. Kimse hakikat peşinde değil…

Tarih her gün siyasetin gölgesinde yeniden yazılıyor.

İşin özünde insanoğlu çöküyor.

“Batı uygarlığının” koca yalan olduğu ortaya çıkıyor.

Bunları yazmak gerçekten bıktırıcı…

Keza baksanıza:

KÜÇÜK KAFALAR

Yedi düvel Türkiye'yi hedef yaptı, bizler neyle uğraşıyoruz:

Yok Cumhuriyet Bayramı şenlikleri şöyle imiş, böyle imiş…

Yok Dilek İmamoğlu'nun kıyafeti şöyle imiş, böyle imiş…

Yok “kutsal” Üsküdar'da şarkılı şenlik olur mu imiş…

Çin atasözü ne kadar doğru:

“Büyük kafalar fikirleri, orta kafalar olayları, küçük kafalar kişileri tartışır!”

Yedi düvel Türkiye'yi teslim almaya çalışıyor neyle meşgulüz?

Oysa:

– Dünyayı ayağa kaldırmamız lazım değil mi?

– Kampanyalar düzenlememiz gerekmiyor mu?

Bize ambargo mu uygulamak istiyorlar hemen mallarını protesto edip satın almamaya başlamamız lazım değil mi?

Yok hâlâ biçimsel kültürel gevezelikten hoşlanıyoruz!

Şunu da eklemeliyim:

ABD'den ekrana bağlanan gazetecilerin bir korku içinde “ABD ambargosundan” bahsetmesini şaşkınlıkla takip ediyorum. Ne oluyor arkadaşlar?

81 milyonluk dev bir ekonomik pazar Türkiye. ABD, her yıl Türkiye'ye yaklaşık 15 milyar dolarlık satış yapıyor. Böylesine bir pazarı, Rusya-Çin-Hindistan'a yönlendirecekse kendi bilir. Ki ABD Türkiye ihracat hedefini “100 milyar” diye açıklamıştı…

Yani… Tanzimat münevverleri gibi Batı korkusunu üzerinizden atın arkadaşlar!

Bir çift sözüm de iktidarda oturanlara:

Büyük kurtarıcı Atatürk'ün “İstiklal-i Tam” (Tam Bağımsızlık) sözünün ne anlama geldiğini hayat size işte böyle öğretir! Ekonomik bağımsızlığın siyasi bağımsızlığı sağladığını umarım öğrenmişsinizdir…

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more