Sözcü Plus Giriş
YILMAZ ÖZDİL

Mektup

22 Haziran 2019

Bu seçim Türkiye'nin “beka” seçimidir diyorlardı, seçimi kazanmak için Apo'dan mektup getirdiler iyi mi!

2010 referandumu öncesiydi…

Milliyetçi seçmenlerin oyu lazımdı, şak, asrın liderimiz Tbmm kürsüsüne çıktı, Meclis Tv naklen yayınlıyordu, 12 Eylül'de idam edilen ülkücü Mustafa Pehlivanoğlu'nun ailesine yazdığı son mektubu okudu.
“Sevgili anneciğim ve babacığım, alın yazımız böyle yazılmış, yüce Allah'ın karşısına çıkacağım, sizlerle helalleşmek isterdim fakat olmadı, hakkım varsa hepinize helal olsun, siz de helal edin, Mustafalar ölür, Allah davası ölmez, milliyetçilik yaşar, zafer her zaman Allah'a inananlarındır, hiç üzülmeyin, cenazemin arkasından ağlamayın, günahtır, yeğenime bacıma selam eder, nişanlıma selam eder, cenab-ı Allah'ın mutlu bir yuva kurması için ona yardımcı olmasını dilerim, oğlunuz Mustafa” dedi.
Sesi titreye titreye okudu.
Sonunda hüngür hüngür ağladı.
Kameralar gözyaşlarına yakın çekim yaptı.
12 Eylül'le hesaplaşıyoruz ayaklarına yatıldığı için, idam edilen devrimci gençleri de ihmal etmedi, Necdet Adalı'yı anlattı, Erdal Eren'i anlattı, Şafak Türküsü'nü okudu, “beni burada arama anne, saçlarına yıldız düşmüş, koparma anne, ağlama” dedi, gene ağladı.

2011 seçimi öncesiydi…

Muhteşem Yüzyıl dizisi başlamıştı, izlenme rekorları kırıyordu, Fransa soykırım kararı çıkardı, soykırım yok diyene hapis cezası getirdiler, şak, asrın liderimiz Tbmm kürsüsüne çıktı, Kanuni Sultan Süleyman'ın kendisinden yardım isteyen Fransa Kralı'na yazdığı mektubu okudu.
Bu mektup kısa süre önce Muhteşem Yüzyıl dizisinde konu edilmişti, Kanuni'yi canlandıran Halit Ergenç mehter marşı eşliğinde okumuştu.
Asrın liderimiz de kendi sesinden okudu, “ben ki sultanların sultanı, hakanların başı, krallara taç giydiren, Allah'ın yeryüzündeki gölgesi ve atalarımın fethettiği Akdeniz'in, Anadolu'nun, Zülkadriye'nin, Kürdistan'ın, Acem'in, Şam'ın, Halep'in Kudüs'ün, Arabistan'ın ve Yemen'in, Medine'nin ve de ateş saçan mızrağımın ve zafer getiren kılıcımın üstünde sahip olduğum nice ülkenin padişahı olan Sultan Süleyman Han, sen ki Fransa ülkesinin kralı olan Françesko'sun, kralların sığınağı olan kapıma mektup göndererek ülkenizin işgale uğradığını ve esir edilerek hapse atıldığınızı bildirmişsiniz, bu durumdan kurtulmak için benden yardım istiyorsunuz, gönlünüzü ferah tutun, sakın üzülmeyin, sadece Allah'ın dediği olur, ne yapacağımı elçinizden öğreneceksiniz” dedi.
Tbmm alkıştan yıkıldı.
Yalaka televizyonlar akşam ana haber bültenlerinde bu haberin üstüne mehter marşı döşediler.

2013 seçimleri öncesiydi…

Sayın hükümetimiz Pkk'yla masaya oturmuştu, Pkk tanık TSK sanık olmuştu, fetocu hakim ve savcılarla işbirliği yaparak memlekette herkesi korkutup sindirmişlerdi ama, şehit ailelerini susturmak mümkün olmuyordu, şak, asrın liderimiz Tbmm kürsüsüne çıktı, ağlamaklı ses tonuyla, şehit astsubay Serhat Gencer'in ailesine yazdığı son mektubu okudu.
“Bu mektup, ancak ben öldükten sonra elinize geçecektir, beni unutmayın, hep kalbinizin köşesinde saklayın, Allah'ın verdiği canı Allah'tan başkası alamaz, sakın üzülmeyin, size söylemek istediğim bir şey var, Burcu'yu çok seviyorum, bu sevgimi de mezara götürüyorum, ben burada öldümse, Allah yolunda, vatan, namus, millet yolunda öldüm, gülün, asla ağlamayın, eğer ağlarsanız ben yattığım yerde rahat edemem, dedeme de hepinizin selamını söylerim, sizleri çok seviyorum, sizleri çok özledim, diyecek başka bir şey bulamıyorum, oğlunuz Serhat” dedi.
Akp milletvekilleri hıçkıra hıçkıra ağlıyordu.
Asrın liderimiz meclis balkonuna el salladı, balkonu dolduran goygoycular “Türkiye seninle gurur duyuyor” diye tezahürat yaptı, Mhp o zamanlar Akp karşıtıydı, lafı evirdi çevirdi Mhp'ye getirdi, Chp'yle birlikte Mhp'yi yuhalattı.

2014 seçimleri öncesiydi…

Mısır'da darbe olmuştu, Mursi'yi tutuklamışlardı, Müslüman Kardeşler üyesi 17 yaşındaki Esma askerlere direnirken hayatını kaybetmişti, darbe kurbanlarının sembolüydü, şak, asrın liderimiz yandaş televizyonda canlı yayına çıktı, babasının Esma'ya hitaben yazdığı mektubu okudular.
“Başı dik, isyan ederek yaşadın, tüm engelleri reddederek hürriyete sınırsızca aşık oldun, bu ümmet uygarlıkta hak ettiği yeri alabilsin diye onu yeniden diriltmek ve inşa etmek için sessizce yeni ufuklar arıyordun, sen şehit olmadan iki gün önce seni rüyamda gelinlikler içinde gördüm, bu dünyada eşi benzeri olmayan bir güzellikteydin, yanıma sessizce oturduğunda, ‘bu gece senin düğün gecen mi?' diye sordum, sen de ‘düğünüm akşam vakitlerinde değil, öğlen olacak' demiştin, öğlen vakti şehit olduğun haberin bana ulaştığında, senin rüyamda bana ne demek istediğini anlamış oldum, Allah'tan seni şehit olarak kabul etmesini niyaz ettim, sevgili kızım, sana elveda demiyorum, bilakis, görüşmek üzere, buluşmamız yakında, peygamber ve ashabıyla birlikte Havz-ı Kevser'de olacak.”
Fonda hüzünlü bir Arap müziği vardı.
Asrın liderimiz sarsıla sarsıla ağladı.
Yandaş televizyonlar günlerce yayınladı.

Ve şimdi…

Bu seçim Türkiye'nin “beka” seçimidir diyorlardı, Hdp seçmenini kafalamak için Apo'dan mektup getirdiler, devletin haber ajansı Anadolu Ajansı tarafından servis ettiler, asrın liderimiz yandaş televizyona çıktı, Apo'nun mektubunu filan yorumladı.

Bana sorarsanız, Apo bile üzülmüştür bunların haline…
“Vah vah” demiştir içinden, “Allah kimseyi bu hükümetin düştüğü duruma düşürmesin” demiştir!

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more