Sözcü Plus Giriş
AYTUNÇ ERKİN

Başsavcı Cihaner’den çarpıcı iddia: Arınç, kamuda örgütlenen tarikatların üstünü örtüyor

2 Temmuz 2020

İlhan Cihaner

İlhan Cihaner…

Herkes onu, 2010'da Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı'yken, Fetullah'la ilgili ‘örgüt' soruşturması yaparken yaşadığı kumpasla tanıdı.

Sonra tutuklandı… Kumpas olduğu ortaya çıktı, beraat etti… Erzincan dosyası kapatılmasaydı ‘örgüt' ortaya çıkacaktı!

CHP'den milletvekili oldu…

Dün yazdım, “Başsavcıya abluka” manşeti Cihaner gözaltına alınırken atıldı… Dönemin Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç tarafından hedef tahtasına konuldu… İlhan Cihaner'e, Arınç'ın, “FETÖ konusunda hiçbirimiz masum değiliz” açıklamasını sordum: “15 Temmuz sonrasında Fetullahçı yapının önünü daha önce açanlardan olduğu için suçluluk hissi yaşıyor ve herkesi yanlarına çekmek istiyor. Herkes orada değildi! Akla ziyan bir açıklama bu! Sanki herkes kanmış gibi bir hava vermek istiyor. Bu ülkenin cumhuriyetçileri, Kemalistleri, sol-sosyalistleri bu yapının tehlikesine işaret ediyordu.”

İKİ ÜÇ KAĞIT VAR

Peki Arınç neden bu açıklamayı yapma ihtiyacı hissetti? Cihaner'e göre bazı “üç kağıtlar” var: “Bu açıklamayla hukuk dışı bir milat ortaya çıkıyor. 17-25 Aralık milat oluyor! Peki o süreç yaşanmasaydı ne olacaktı? Ben ve benim gibi bu örgütün kumpasını yaşayanlar müebbet hapis alacaktı. İkinci üç kağıt… Faturayı tek başına Fetullahçı yapıya çıkarıp, başka tarikatların, benzer yapıların üstünü örtmek. Bugün, yargıda, bürokraside kimler örgütleniyor ve bunların da Fetullah gibi olmayacaklarını kim garanti edebilir.”

‘Elini yıkamak istiyor'

İlhan Cihaner süreci anlatırken çarpıcı bir hatırlatma yaptı: “Kumpas yaşadığımız dönem Erzincan Üniversitesi'nin kurucu rektörü Erdoğan Kasap intihar etti. Bu kumpas davasına dahil edileceği kaygısıyla onur intiharıydı. İşte bu ölümler… Arınç gibilerin canhıraş destekledikleri davaların felaketleri… Bülent Arınç'ın geçmişteki aldığı tutumunun ardından özeleştirisi kabul edilemez. Erzincan dosyasını hazırladım ve benim karşıma geçip akıl dışı suçlamaların arkasına dizilenlerden değil miydi? Bu bilip bilmeme meselesi değil! O dönem gizli tanık Efe'nin (Bayram Bozkurt) keneyle suikast iddiasına inandı ama benim sınav sorularının çalındığını yazdığım dosyaya inanmadı. Kamuda örgütleniyorlar dediğimde inanmadı! Ama çaycıdan Ergenekon yöneticisi olduğuna inandı!”

Peki 15 Temmuz sonrası… Cihaner dedi ki… “Gizli tanık Efe yakalandı, Bülent Arınç'ın damadıyla ilgili güçlü ifadeler verdi. Arınç ‘Abuk sabuk ifade' dedi… Damadın hakkında konuşunca kabul etme, bizimle ilgili ifade verince arkasında dur! Bugün yaptığı açıklamalar kendi sorumluluklarını gizlemek… Meydanı boş bulup elini yıkamak istiyor!”

Bugün Fetullah'la mücadele ediliyor mu? İlhan Cihaner net konuştu:

“İktidarın şu anda Fetullahçı yapılanmaya dair samimi bir mücadelesi yok… Çocuğunu okuluna göndermiş bir memurun hayatı mahvoluyor ama o okulları açanlar el üstünde. Adil mücadele yapılmalı. Bombalama yapanlardan, darbecilerden hesap sorulmalı!”

Sanki bir uzlaşı, af mı var? Cihaner şu cümleleri kurdu: “Yargıtay'a, Fetullahçı üyeleri dolduranlara hesap sorulmuyorsa bir çeşit aftır! 15 Temmuz'da rolü olanların üzerine gidilmiyorsa bir çeşit aftır.”

Kanal İstanbul ve barolar…

Peki ‘çoklu baro' için ne dedi Cihaner: “Baroların parçalanmasıyla savunma ortadan kalkacak. En önemli madde… Kamusal savunma hizmetlerinden dolayı yetkileri var baroların! Şimdi düşünün: Bir baronun 2001 üyesi var diğerinin 43 bin… İki baro da kamusal durumdan yararlanacak! Barolardan sonra diğer odalara da yansıyacak gibi… Tabipler Birliği, Mimarlar Odası vs… Bu odalar da toplum adına, gıda, çevre, kadın cinayetleri gibi davalara müdahale edemeyecek. Düşünün… Bir grup avukat Kanal İstanbul'u destekliyor ağırlığı olan avukatlar desteklemiyor. Ne olacak ozaman? Kamu adına müdahale ortadan kalkacak!

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more