Sözcü Plus Giriş
SAYGI ÖZTÜRK

3 bin dolara “Peygamberimizin soyundandır” şeceresi

Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekim Yardımcısı Dr. Ali Edizer'in, başta çok önemli sağlık sorunları olan eski Başbakan Mesut Yılmaz'la ilgili yakışıksız sözlerinin yanı sıra çok evliliği özendiren açıklamalarından sonra hakkında soruşturma açıldı. Soruşturma konusu sadece devlet büyüğüne hakaret etmek. Edizer'in Gülhane'de sözleşmesinin feshedildiği, Güdül Devlet Hastanesi'ne verildiği belirtildi.

Yapılan açıklamalarda, bu kişinin doktorluk mesleğinin de sonlandırıldığı söylendi. Ama bu gerçek değil. Çünkü, Sağlık Bakanlığı'nın böyle bir yetkisi yok. Sözleşme feshi, başhekim yardımcılığı için. Güdül'e ise  pratisyen doktor olarak 657 Devlet Memurları Kanunu'na göre atandı. Orada, yönetici değil, doktor olarak görev yapacak.

Menzil Tarikatı'na yakınlığıyla bilinen ve çirkin mesajları nedeniyle GATA'daki görevinden alınan Ali Edizer'in doktorluk mesleğinin sonlandırıldığı söylenmişti. Bu doğru değil. Soruşturma bitene kadar doktorluk yapacak…

DOKTORLUĞA ALINMADI

Doktor olarak çalışıp çalışmayacağına Yüksek Sağlık Şurası karar verir. Bunun için önce Sağlık Bakanlığı'nın kişi hakkında soruşturma sonucu C. Savcılığı'na suç duyurusunda bulunması, savcılığın da iddiaları yeterli bulması durumunda iddianame düzenleyip dava açması gerekiyor.

Dava açılırsa, mahkeme bu konuda Yüksek Sağlık Şurası'ndan kişinin mesleki yetersizliğinin kanıtlarla ortaya koymasını ister. Şuranın görüşü dikkate alınıp kişinin mesleğini yapıp yapamayacağına mahkeme karar verir. Bununla ya yetinilmez. Doktorun karara itiraz hakkı da var. Yani, “Doktorluktan alındı” yönündeki açıklamaların gerçeği yansıtmadığını biliniz. Yani, Ali Edizer halen doktor. İlginç bir bilgi daha aktarayım: 15 Temmuz darbe girişiminden sonra Dr. Ali Edizer'in, Menzilci olduğu bilinen Dr. M. B. tarafından “FETÖ üyesi” diye şikayet edildi, Edizer'in bilgisine başvuruldu ve bu iddianın doğru olmadığı sonucuna varıldı.

GERÇEK SEYİTLİK BELGESİ BÖYLE

“10 BİNDEN FAZLA SAHTE SEYİT VAR”
Seyyidler ve Şerifler Kültür Derneği Başkanı Hüseyin Zerraki, “Sahte, 10 binden fazla seyit var” dedi ve sahte seyitlere karşı uyarıda bulundu.

YEMİN ETTİLER

Dr. Ali Edizer'in değişimine en çok onu yakından tanıyanlar şaşırdı. Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrenciliği döneminde “Reis” olarak bilinirdi. Bazen, yüksek makam ve mevki elde edebilmek için insanlar değişebiliyor. Bunun çok somut örnekleri de Sağlık Bakanlığı'nda yaşandı.

Yakın döneme kadar “Menzilci” olduğu bilinen bürokratlar, bakan değişikliğinden sonra görevlerinde kalabilmek için ‘Menzilci olmadıklarına dair Kuran-ı Kerim'e el bastıkları'nı öğreniyorum. Bu yolla makamını koruyanlar da oldu. Dr. Ali Ediz'i, Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekim Yardımcılığı'na, Sağlık Bakanı Ahmet Demircan, Müsteşar Eyüp Gümüş döneminde atandığını öğreniyorum. Gülhane'de sözleşmesinin uzatılması da Sağlık Bakanı Fahrettin Koca döneminde gerçekleşti.

TARİH 30 KASIM 1925

Tekke ve Zaviyelerle Türbelerin Seddine ve Türbedarlıklar ile Bir Takım Unvanların Men ve İlgasına Dair  677 sayılı Kanun 30 Kasım 1925 yılında kabul edildi, 13 Aralık 1925 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlandı. Bunun için hapis ve para cezaları getirildi. Ama günümüzde sanki tarikatlar yasak değilmiş gibi faaliyetlerini sürdürüyor. Mahkeme kararıyla terör örgütü sayılan Fethullahçılardan sonra, şu anda en gözde tarikat Menzilciler. Diyanet İşleri Başkanlığı halkı aydınlatma görevini demek ki tam anlamıyla yerine getiremiyor ki, tarikatlara, cemaatler yönelim var. Cemalettin Kaplan da Fethullah Gülen de diğer tarikat liderlerinin de hep Diyanet'in boşluklarından yararlandığı anlaşılıyor.

BİR MEKTUP

Okuyucularımızdan gündemdeki Menzil'le ilgili ilginç iletiler geliyor. Yılmaz T.'nin iletisini okuyalım:

“İlk kez 1998 yılında eşimle Menzile gittik. Oraya gelen insanlara ‘hizmet' diye tarlalarda ırgat gibi iş yaptırıyorlar. Ben de lokantada çalıştım. Eşim çok kitap okuyan, sorgulayan biridir. Bir daha Menzil'e gitmememizi söyledi. Gerekçe olarak da ‘Şeyhin ailesi ziyarete gelen kadınlara hizmet yaptırıyor, kendileri hiçbir iş yapmıyor. Niçin öyle yaptıklarını sorduğumda, onların nefislerini yendiğini, bizlerin de yenmemiz için çalıştırıldığımızı' söylediler.  İkincisi dedi ‘Orada bir havuz var, orda çocuklar yıkanıyorlar, aynı zamanda ziyarete gelenlere yedirdikleri çorba kaplarını o havuzda yıkıyorlar. Soru sordum, ‘Burada soru sorulmaz, teslim olacaksın' dediler. Bir değerli hocama, Menzil hakkında ne düşündüğünü sordum. ‘Onlar Seyit değil' dedi. ‘Nerden biliyorsun?' dediğimde, arşivlerde çalışan bir tanıdığı olduğunu ve arşivden incelediğini söyledi.”

MERKEZ: ŞANLIURFA

Şanlıurfa'da bazı din görevlileri 3 bin 5 bin dolara Peygamberimizin soyundan geldiğine ilişkin sahte ‘Seyit'lik belgesi şeceresi düzenliyor. Mısır'dan bu belgeyi alanların faturası ise daha kabarık. 50 bin dolara daha kapsamlı Peygamber soyundan geldiğine ilişkin şecere hazırlanıyor. Seyyidler ve Şerifler Kültür Araştırma Derneği Başkanı Hüseyin Zerraki, “Sahte, 10 binden fazla seyit var. Gerçek seyidlerin kaydı İstanbul Müftülüğü arşivindedir” diyor ve sahte şeyhlere, seyidlere “Dikkat” diyor.

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more