Sözcü Plus Giriş
SERPİL YILMAZ

Yemek faturası 300 milyar dolar

21 Nisan 2020

Koronavirüs ile sağlık alanında süren tartışmalara ekonomik krizin eşlik ettiği günlerden geçiyoruz… İşsizlik temel sorun olarak en alttan, yukarılara doğru tırmanıyor.

Bir ay tüm ekonomik sistemi durdursak, herkes eve kapansa; 7-8 milyar insanın karnını 300 milyar liraya doyuracak bir sistemle çıkış mümkün mü?

Geçtiğimiz pazar günü Türkiye'de önde gelen küresel ve ulusal 40 kadar şirketin yönetim kurullarında yer alan Dr. Yılmaz Argüden'in bir fikrini paylaştım.

Dünyayı bir ay durdurun. Bu süre içinde yeryüzündeki her bir vatandaşa temel ihtiyaçlarını karşılayacak geliri verin.

Argüden küresel düşünme tenceresini ocağa koyuyor, kısık ateşte tıngırdatıyor aslında…

★★★

Argüden bir ay boyunca gerçekleşecek ticaret, borçlanma, geri ödemeler, yatırımlar durduğunda; ekonomiye daha fazla yük binmeyeceği varsayımından hareketle, 2018 yılı verilerine bakıyor:

– Dünyada mal ticaret hacmi 19.67 trilyon dolar ve ticari hizmetler hacmi 5.63 trilyon dolar.

– Küresel ödeme akışı tutarı 136 trilyon dolar.

– Küresel sendikasyon kredisi hacmi 9.733 işlemle, 5.28 trilyon dolar.

– İnsanların beslenme maliyeti 2018'de 3.6 trilyon dolar olduğuna göre, bir ayda 300 milyar dolar.

★★★

Uluslararası Finans Enstitüsü'nün (IIF) yayınladığı “Küresel Borç Monitörü” raporuna göre, küresel borcun bu yılın ilk çeyreğinin sonunda 257 trilyon doları geçmesi bekleniyor.

Dünya borç içinde yüzüyor.

Sorunları ağırlaştırmadan küresel bir çıkış modeli bulmak zorundalar.

Ya da gemiden birilerini can simitsiz denize atacaklar!

★★★

Devlet ve vatandaşlık hukuku üzerinde de kafa yormamız gerekecek…

İnsan hakları örgütleri, ekonomistler, iş insanları, siyasi liderlerden azımsanmayacak bir kesim; “temel vatandaşlık geliri”  modelini, koronavirüs sonrası ekonomik çıkış yolu olarak görüyor…

★★★

2000'li yılların başında; “Temel gelir/Vatandaşlık geliri” kavramının ülkemizdeki sözcülüğünü; Boğaziçi Üniversitesi profesörlerinden Ekonomist Ayşe Buğra ve Çağlar Keyder yapmışlardı…

Mart 2020'ye geldiğimizde hem dünyada, hem de Türkiye'de “Temel Vatandaşlık Geliri” çalışmaları hızlandı.

Dr. Ali Mutlu Köylüoğlu, Türkiye modelini küresel platformlara açtı.

Saadet Partisi bir kerelik bir ödeme olarak modeli savundu.

CHP gelir düzeyi düşük kesimlere “Aile Sigortası” önerdi.

AKP yoksullara paket, bir kerelik harçlıkla idare ediyor…

★★★

Endüstri 4.0'a hızla dalan ekonomilerde mevcut işsizlik yapısını düzeltebilecek sihirli bir değnek yok.

Ekonomiler küçülürken, istihdamda artış beklemek hayal olur…

İstihdam artışı yerine, kaynakların dağılımı ve verimliliği konusu ekopolitiğin merkezine oturuyor.

Bu nedenle de “temel vatandaşlık geliri” fikri; işçi sendikalarından, liberal iktisatçılara kadar her kesimden taraftar buluyor.

★★★

İsviçre 2016 yılında “evrensel temel gelir” referandumu yaptı. ‘hayır' sonucu çıktı.

Kanada, Finlandiya ve Hollanda pilot uygulamayı denedi.

Korona sonrası bu konu alevlendi: Facebook'un kurucusu Mark Zuckerberg, Tesla'nın kurucusu Elon Musk Avrupa Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Luis Guindos'un da desteklediği “Evrensel Temel Gelir” fikri, yaklaşan Amerikan başkanlık seçimlerinde Demokrat Parti'nin politika önermeleri arasına girdi.

Almanya, Singapur, Hindistan gündemine aldı.

İspanya Göç ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jose Luis Escriva, “minimum hayati gelir” adını verdikleri paketi mayıs ayında oylayacaklarını duyurdu.

★★★

Temel gelir” fikrini kazırsak; 1791 yılında “insan hakları” bağlamında, İngiliz asıllı Amerikalı siyasetçi Thomas Paire'ye kadar gideriz…

Nisan 2020 ortasına geldiğimizde, Katoliklerin ruhani lideri Papa Francis, kaleme aldığı bir mektupta, “Virüs salgını, ‘evrensel temel gelir' tartışması için iyi bir zaman” diye yazıyordu…

Dinen de caiz olduğu fetvası verildi mi; bizde de olur!

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more