Sözcü Plus Giriş
SONER YALÇIN

Kimmiş “komplocu paranoyak”

29 Ocak 2020

Özellikle son 30 yıllık siyasal tarihimizi yeniden gözden geçirmek zorundayız!

Titiz araştırmalarıyla tanınan meslektaşımız Müyesser Yıldız, Aytunç Erkin'in yeni çıkardığı “Dayının Casusları” kitabında yer alan FETÖ kumpası için yalanlarla dolu ihbarlarda bulunan MİT görevlisi Ahmet Yılmaz ile ilgili Odatv'de şunu yazdı:

– “Bu kişi 28 Şubat'ın yalancı ihbarcısı Ahmet Yılmaz olabilir!”

FETÖ, 28 Şubat'ta nasıl rol oynadı?

Evet, yakın tarihimizi yeniden ele almak gerekiyor. Mesela:

Dosya Numarası: 2014/403-205…

Genelkurmay Askeri Savcılığı yasadışı dinlemelerle ilgili üç bilirkişi görevlendirir. Çünkü:

Genelkurmay Başkanlığı ve üst düzey komutanlar direkt dinlenmiştir. Nasıl mı?

Sözü Hakim Albay Ahmet Zeki Üçok'a bırakalım:

– “2013 yılında ifade için Genelkurmay Askeri Savcılığı'na gittiğimde, Savcı Binbaşı Kurtuluş Kaya'nın ifade aldığı, biraz beklemem gerektiği söylendi. Bir müddet sonra Savcı Kurtuluş Kaya, 30-35 yaşlarında bir kadınla beraber odadan çıktı. Kadını uğurladıktan sonra içeri girdik. Askeri savcılıklarda pek sivil şahısların ifadesi alınmadığı için kendisine kadının hangi konuda ifade verdiğini sordum.

Askeri Savcı Kaya şu yanıtı verdi:

– ‘Genelkurmay Başkanlığı santralında görevli olan bu kadın, kendisi de dahil santralda görevli bulunan tüm sivil personelin başta Genelkurmay Başkanı olmak üzere tüm komutanların konuşmalarını kayıt ettiklerini ve bu kayıtları santralde görevli bir kişi aracılığıyla Fethullah Cemaati'ne gönderdiğini söyledi.'

Fethullah Gülen Cemaati hakkında benim de soruşturma yürüttüğümü, bu örgütün casusluk yaptığını, devletin gizli bilgilerini ele geçirdiklerini ve soruşturmanın sonuna kadar gitmesi gerektiğini söyledim. Savcı Kaya şöyle konuştu: ‘Bu olaydan Genelkurmay Başkanı ve komutanlar haberdar. Soruşturma ile ilgili olarak her aşamada komutanlara bilgi veriyoruz.' Ben ifade verdikten sonra savcılıktan ayrıldım…”

Sonra ne oldu?

SIRLAR KİMLERE VERİLDİ

Aytunç Erkin'in yazdığı “Dayının Casusları” kitabında okudum yukarıdaki bilgiyi.

FETÖ, Genelkurmay santralini neden dinler?

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin sivil haberleşme sistemi dışında, tamamen fiber kablolar ile oluşturulmuş, dışarıdan dinlenilmesi ve müdahale edilmesi mümkün olmayan “TAFICS” adı verilen ayrı haberleşme sistemi var. Savaş sırasında ülkenin haberleşme sistemleri vurulsa dahi bu sistem bağımsız olarak çalışabiliyor.

Komutanlar gizlilik dereceli konuşmalarını bu hatları kullanarak yapıyor.

Evet, tahmin ettiğiniz gibi FETÖ, Genelkurmay Başkanlığı'ndaki hücrelerini harekete geçirerek bu hatları dinleme yollarını arıyor. Genelkurmay Başkanlığı santralinden kayıt yapılarak dinlenebileceği anlayınca, santralde görevli FETÖ mensuplarını kullanarak, üst düzey komutanların TAFİCS hatları ve diğer hatlar üzerinden yaptıkları tüm konuşmaları kayıt altına almaya başlıyor!

Bu dünyanın dört yanında bir casusluk faaliyetidir.

Ve işte bizler yıllardır FETÖ'nün bu yüzünü anlatmaya çalıştık. Karşımıza hep solcu-liboş tayfası çıktı. Bizi “komplocu paranoyaklar diye suçlayanların FETÖ'ye verdiği destekleri, Abant Toplantıları'nı vs. salt “fikir ittifakı” olarak görmek ne derece doğru olur, bu da ayrı tartışma mevzusu?

Konumuza dönersek…

O KADIN NEREDE

Kadının askeri savcılık ifadesine göre, 2009 yılından itibaren bu konuşmalar kayıt edilmeye başlanıyor ve düzenli olarak FETÖ'ye gönderiliyor.

Tarih aralığı incelendiğinde, Genelkurmay eski başkanları İlker Başbuğ, Işık Koşaner, Necdet Özel ve Hulusi Akar'ın konuşmalarının kayıt edildiği anlaşılıyor.

Hangi askeri sırlar kimlere ulaştırıldı; CIA, MOSSAD?

Hangi askeri kararlar basına sızdırıldı; Taraf, Radikal?

Hangi askeri operasyonlar PKK'ya sızdırıldı?

Bunlar önemsiz konular mı? O halde…

Bu olaya ilişkin soruşturma dosyası kayıp mı?

kadın neden bulunamıyor?

O dönemin MİT yetkilileri neden susuyor?

Ülke güvenliğini ilgilendiren bu derece önemli konu sadece Aytunç Erkin gibi bir avuç cesur gazetecinin çırpınışlarıyla aydınlığa kavuşabilir mi?

Düğümü çözecek olan siyasi iktidarın kararlılığıdır. Ama AKP “damatları” kurtarma peşinde! Konunun öneminin farkında bile olduklarını sanmıyorum.

“Dayının Casusları” kitabını okuyun ne demek istediğimi anlarsınız!

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more