Eğitimde bir nesil uçuruma doğru gidiyor!..

Yıllarını eğitime vermiş, Vefa Lisesi ile İstanbul Erkek Lisesi'nin eski müdürlerinden Dr. Sakin Öner hocamız, eğitimin gidişatından çok endişeli. Aşağıda okuyacağınız önlemler acilen alınmadığı takdirde bir neslin, dolayısıyla milletin uçuruma sürüklenmesinden endişe ediyor.

İşte uçurumdan dönülmesi için, Milli Eğitim camiasının bu saygın uzmanının yaptığı uyarı ve öneriler:

★★★

Küresel salgın nedeniyle bir neslin yarım yamalak yetişmesini üzülerek seyrediyoruz. Yapılan yüz yüze eğitimden (aslında öğretimden) üniversite öncesinde öğretim gören 18 milyon öğrencinin üçte biri yani 6 milyonu yararlanamıyor. 3 milyonunun ne interneti ne bilgisayarı var, 3 milyonunun ise bilgisayarı yok. Bu 6 milyon öğrencinin büyük çoğunluğu dar gelirli ailelerin ve çok çocuklu ailelerin evlatları. Bunlar daha önce de öğretmeni ve eğitim altyapısı eksik okullarda veya taşımalı eğitimle yollarda sürünerek okuyan eğitim mağdurlarıydılar. Şimdi de uzaktan eğitimi uzaktan seyreden bugünün mağdurları oldular.

★★★

Uzaktan eğitimden şu anda en çok yararlananlar özel okul öğrencileri. Bir defa özel okul öğretmenleri uzaktan eğitim derslerini düzenli ve aksatmadan yapıyorlar. Okul yönetimleri, öğretmenleri çok sıkı denetliyorlar. Veli veya öğrencinin en küçük şikayetlerinde öğretmenin dikkati çekiliyor. Özel okulların bir kısmında başka bir sıkıntı var. Çocuklarını iyi eğitim alsın diye özel okula gönderen orta gelirli ailelerin çoğu, pandemi sürecinde yüz yüze eğitimin yapılmaması nedeniyle çocuklarının kayıtlarını devlet okullarına aldılar. Bu sıkıntı daha çok, bu süreçten az önce açılan ve düşük ücretle öğrenci okutan, ekonomik durumu zayıf okullarda yaşanıyor. Bunların büyük kısmı kapanma tehlikesiyle karşı karşıya.  

★★★

Bu süreçte ikinci mağdur olanlar, özel okullarda görevli sözleşmeli öğretmenler ile ders ücretli öğretmenler. Uzaktan eğitim daha az öğretmenle yapılıyor diye ders ücretli öğretmenlerin tamamı, sözleşmeli öğretmenlerin de bir kısmı çıkarıldı. Devlet okullarına atanmak veya özel okullarda görevlendirilmek isteyen yüz binlerce öğretmen sürecin sona ermesini bekliyor. 

★★★

Üçüncü mağdur kesim ise, eğitim sektörüne hizmet veren esnaf. Bunlar; kırtasiyeciler, yabancı ders kitabı satan kitapçılar, öğrenci kıyafeti, eşofman satan tekstilciler, okul servisleri sahibi, sürücüleri, hostesleri, okul kantincileri ve bunların tedarikçileri… Hepsi perişan durumdalar.

★★★

Uzaktan eğitime imkanı olmayanlar ulaşamadıkları gibi, imkanı olduğu halde derslere devam etmeyen çok öğrenci var. Birinci dönemde okulların çoğunda işlenen derslerle ilgili sınavlar yapılamadı. Koronavirüs salgını hız kesmeden devam ettiği için, 4-22 Ocak 2021 tarihleri arasında olması planlanan yüz yüze sınavlar yapılamıyor. Sınavlar ikinci döneme bırakıldı. Sizin anlayacağınız bu öğretim yılında öğrencilerin kaderi, tek dönemde yapılacak en fazla iki sınavla belli olacak. Zayıf olan öğrencilerin telafi imkanı bulunmayacak. Eğitim çocuklarımızdan uzaklaştıkça uzaklaşıyor. Eğer uzaklaşan eğitimi bir tarafından yakalayamazsak bir nesil kaybolacak. O zaman ne yapalım?..

★★★

Aslolan yüz yüze eğitim yapılmasıdır. Cumhurbaşkanı 15 Şubat'a kadar yüz yüze eğitim yapılmayacağını açıkladı. Milli Eğitim Bakanlığı 2020-2021 öğretim yılının hiç olmazsa ikinci döneminde, 15 Şubat'tan sonra yüz yüze eğitime geçilmesi için bütün imkanları zorlamalı.

Bunun için öncelikle interneti bulunmayan bütün yerleşim birimlerine ücretsiz internet bağlantısı sağlanmalı. Bu konuda en güzel örneği Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mansur Yavaş verdi. İnternet erişimi bulunmayan 914 köye ücretsiz internet bağlantısı sağladı. Her belediye veya İl Özel İdareleri bu imkanı sağlasa sorun bir anda çözülür.

★★★

İkinci olarak uzaktan eğitime erişim imkanı bulunmayan öğrencilere tablet veya bilgisayar sağlanmalı. Milli Eğitim Bakanlığı bu süreçte 500 bin tablet dağıtacağını açıkladı. Şu ana kadar yarısı dağıtılmış. Tamamı dağıtılsa da problem çözülemeyecek. Bu konuda milletçe bir seferberlik yapılmalı. Bu seferberliği valilikler, belediyeleri, STK'lar ve iş çevrelerini katarak organize etmeli.

★★★

Üçüncü olarak köy okulları derhal açılmalı ve bu okullara hemen çevreden sözleşmeli öğretmenler görevlendirilmeli. Taşımalı eğitime tahsis edilen ücretler, hem bu okulların eğitme hazırlanmasına  hem de görevlendirilen öğretmenlerin ücretlerine fazlasıyla yeter.

★★★

Dördüncü olarak koronavirüs vakalarının görülmediği veya çok az görülen yerlerde bütün sınıflarda yüz yüze eğitime geçilmeli.

Beşinci olarak diğer okullarda ikili öğretime gidilmeli. Cumartesi ve Pazar günlerinden de yararlanarak her sınıf bazında üç yarım gün yüz yüze eğitim yapılmalı, kalan günlerde de uzaktan eğitim olmalı. Hiçbir şey
yapılamıyorsa, okullar uzaktan eğitimden yararlanamayan öğrencilere açılmalı.

★★★

Altıncı olarak bu öğretim yılında öğrencilerin kaderi, ikinci dönemde yapılacak sınavlarda alınacak nota göre belirleneceğine göre; yapılacak iki sınav sonucunda başarılı olamayan öğrencilere, üçüncü bir sınav hakkı daha verilmeli. Ayrıca şunu sormadan edemiyorum, uzaktan eğitime ulaşamayan çocuklara ne sınavı yapacaksınız?..

Son olarak Milli Eğitim Bakanlığı, bu soruna çözüm üretme konusunda, eğitimin bütün paydaşlarının katıldığı bir Milli Eğitim Bilim Kurulu oluşturulmalı.

Hep birlikte bir an önce çocuklarımızdan uzaklaşan eğitimi bir tarafından tutmalı ve onlara yaklaştırmalıyız. Bunun için en önemli görev ve sorumluluk Milli Eğitim Bakanlığında. Derhal ikinci dönemde yüz yüze eğitimin şartları hazırlanmalı.

Yoksa bir nesil ve dolayısıyla bir millet uçuruma doğru gidiyor…

UĞUR DÜNDAR'IN NOTU: Hepinize Covid-19 belasından uzak, sağlıklı günlerle dolu yeni bir yıl diliyorum.