Sözcü Plus Giriş

Çin Büyükelçiliğinden Uygur Türkleri açıklaması

Çin'in Ankara'da bulunan büyükelçiliği gündemde olan Uygur Türkleri konusu hakkında açıklamalarda bulundu. "Büyükelçilik Sözcüsü" imzasıyla yayınlanan açıklamanın başlığında "Yalanlar insanların gözlerini boyayamaz" denildi.

Sozcu.com.tr
Güncellenme: 15:20, 07/02/2021
Çin Büyükelçiliğinden Uygur Türkleri açıklaması

Türkiye’de bulunan Uygur Türklerinin Çin’e suçlu değişim anlaşması kapsamında iade edilecek olması ihtimali ve ABD’nin Çin yönetiminin Uygur Türklerine karşı olan tavrı son günlerin sıcak konularından biri.

Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği konuyla ilgili görüşlerini paylaştı. “Büyükelçilik Sözcüsü” imzasıyla yayınlanan açıklama şöyle:

‘ABD’NİN İDDİALARI TEMELSİZ BİR SAFSATADIR’

Birkaç gün önce, eski ABD Dışişleri Bakanı Pompeo, Çin’in Xinjiang’da “soykırım” yaptığını iddia etti. Bu temelsiz ve önyargılı bir safsatadır, insan hakları kisvesi altında Çin’in iç işlerine müdahale eden ve Çin’in güvenliğini ve istikrarını baltalayan alçakça bir eylemdir, ahlak ve vicdana ihanet ve meydan okumadır.

Xinjiang’ın nüfus verileri, ABD tarafından uydurulan yalanların tamamen asılsız olduğunu kanıtlamak için yeterlidir. Çin'in Xijiang Uygur Özerk Bölgesi İstatistik Bürosu tarafından yayınlanan verilere göre, 1978’den 2018’e kadar, Xinjiang’ın toplam nüfusu 12.33 milyondan 24.87 milyona, içinden Uygur nüfusu 5.55 milyondan 11.68 milyona yükselerek iki katına çıktı. 2010’dan 2018’e kadar, Xinjiang'da ikamet eden nüfus sayısı %13.99 artışla 3.05 milyon kişi arttı. Bunların arasında Han nüfusu %2 artışla 176.9 bin kişi arttı, etnik azınlıkların nüfusu toplamda %22.14 artışla 2.87 milyon kişi arttı, Uygur nüfusu 2.55 milyon kişi arttı, %25.04’lük artışla sadece Xinjiang'ın ve etnik azınlıkların genel nüfus artış oranından değil, aynı zamanda Han nüfus artış oranından da önemli ölçüde daha yüksek.

Buna ek olarak, Çin Halk Cumhuriyeti’nin kuruluşundan bu yana, Xinjiang’ın nüfus ölüm oranı ‰20.82’den ‰4.56'e düştü ve Xinjiang’daki ortalama yaşam beklentisi 30’dan 72 yıla yükseldi. Tüm etnik gruplardan insanların sağlığı önemli ölçüde iyileşti. Sözde soykırım söz konusu bile değildir.

‘ABD ÖNCE KENDİSİNE BAKSIN’ MESAJI

Ama Amerika’ya bakınız, tarihte Kızılderililere yönelik büyük çaplı sürgünler, asimilasyon ve katliamlar gerçekleştirerek nüfusunun 5 milyondan 250 bine düşmesine neden oldu. Kızılderililerin sayısı şu anda Amerika’nın toplam nüfusunun yalnızca %2’sini oluşturuyor ki bu tam anlamıyla bir “soykırım”dır. COVİD-19 salgınından sonra, Afrika kökenli Amerikalıların hastalanma oranı beyazlarınkinden beş kat daha fazlaydı ve ölüm oranı beyazlarınkinden çok daha yüksekti, bu da Amerika’daki ırksal eşitsizliği gösterdi.

Afrika kökenli Amerikalı olan George Floyd’un ölümü geniş çaplı protestoların fitilini ateşledi. Bu olay, Amerika’da göz ardı edilemeyecek sistematik ırk ayrımcılığını bir kez daha tamamen ortaya çıkardı. Bazı Amerikalı politikacılar Çin’in Xinjiang işleriyle ilgili olağandışı endişeler gösterdiler, ancak kendi ülkesindeki etnik azınlıkların hak eşitsizliği, yüksek yoksulluk oranı, yargı sistemindeki ırk ayrımcılığı ve şiddet uygulamaları gibi sorunlara göz yumdular.

‘ZORUNLU ÇALIŞTIRMA İDDİASI YALAN’

Xinjiang’ın etnik azınlıklara yönelik sözde “büyük ölçekli zorunlu çalıştırma” iddiası tamamen saçma bir yalandır. Xinjiang'ın çalışma ve istihdam güvenliği politikaları ve uygulamaları, Çin Anayasası ve yasalarının yanı sıra 26 uluslararası çalışma sözleşmesi ve Birleşmiş Milletler insan hakları standartlarıyla tam uyumludur. İnsan haklarına saygı ve koruma Çin’in anayasal ilkesidir.

Çin hükümeti, vatandaşların çalışma ve istihdam haklarının korunmasına her zaman önem verir ve her türlü zorla çalıştırmayı kararlı bir şekilde önler ve ortadan kaldırır. Çin Halk Cumhuriyeti İş Kanunu’na göre, Xinjiang’daki tüm etnik gruplardan işçiler kendi isteklerle meslekleri seçer, eşitlik ve gönüllülük ilkesi ve yasalara göre işletmelerle iş sözleşmeleri imzalar.

Etnik kökenleri, cinsiyetleri ve dini inançları nedeniyle ayrımcılığa uğramazlar. Kentsel ve kırsal alanlar, endüstriler ve kimliklerdeki farklılıklar nedeniyle kısıtlanmaz. Tüm etnik gruplardan çalışanların eşit istihdam, ücret alma, dinlenme ve tatil yapma gibi temel hakları ve dini inanç özgürlüğü kanunla güvence altına alınmıştır.

Bir yandan, bazı Amerikalı siyasetçiler Xinjiang’daki etnik azınlıkların haklarını önemsediklerini ve korumak istediklerini iddia ederken, diğer yandan Xinjiang’ın istikrarını ve refahını bozmak amacıyla Xijiang’ın işletmelerini kısıtlamak ve bastırmak için baskı ve yaptırımlar uyguluyorlar.

‘3 MİLYON 89 BİN İNSAN YOKSULLUKTAN KURTARILDI’ 

Tüm etnik gruplara mensup vatandaşların sağlam istihdamına yardımcı olmak ve ‘zorlu çalışma' tamamen farklı kavramlardır. Xinjiang'ın her seviyedeki hükümetleri azınlık grupların istihdam edilme niyetine saygı göstererek elinden geleni yapıp halklara eğitim sağlamakta, istihdam yaratmak ve teşvik ve destek politikalarıyla zenginleşmelerine yardımcı olmaktadır. Xinjiang'daki asgari ücret 2013 yılında aylık 1520 yuan'dan (1 yuan=1.11 TL) 2018 yılında aylık 1820 yuan'a çıkarak %19.17 artmıştır, ülke çapında nispeten yüksek bir seviyededir. 2014-2019 yıllar arasında, Xinjiang'da gerçekleştirilen GSYH 919.59 milyar yuandan 1.36 trilyon yuana ulaşmıştır, yıllık ortalama büyüme oranı %7.2, kişi başına harcalanabilir gelirin yıllık ortalama büyüme oranı %9.1 oldu. 2020 yılının sonuna kadar Xinjiang'da toplam 3 milyon 89 bin kişi yoksulluktan kurtulmuştur. Xinjiang'da tüm etnik gruplara mensup vatandaşların yoksulluktan kurtularak gösterdiği gülen yüz, tüm yalanlara en güçlü karşılıktır.

Xinjiang ile ilgili meseleler sözde etnik, dini veya insani sorunlar değildir, şiddet ve terörle mücadele, bölücülükle mücadele ve aşırıcılığı giderme meseleleridir.

‘SON 4 YILDA HİÇBİR TERÖR OLAYI YAŞANMADI’

Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi Yerel Hükümeti'nin yasalara göre uyguladığı terörle mücadele ve aşırıcılığı giderme önlemleri sayesinde, Xinjiang'nın güvenlik durumu iyileştirilmiştir. Geçtiğimiz 4 yıl içerisinde, Xinjiang'da hiçbir terör olayı ortaya çıkmamıştır, farklı etnik gruplara mensup halkın yaşama ve gelişme hakları iyice korunmuştur, dil kullanma ve dini inanç özgürlüğü gibi haklar yasal güvence altına alınmıştır, geleneksel kültür ve görenekler iyi bir şekilde korunarak nesilden nesle aktarılmıştır.

2018 yılından itibaren, 100'den fazla ülkeden 1200'den fazla diplomat, gazeteci ve dini grupların temsilcisi davetimiz üzerine Xinjiang'ı ziyaret etmiştir, kendi gözleriyle Xinjiang'daki istikrarlı toplum, gelişen ekonomi ve uyumlu etnik ilişkileri görmüştür. COVİD-19 salgını kontrol altına alındıktan sonra, Çin, Türkiye'nin yüksek seviyeli heyetini Xinjiang'a davet edecektir, o zaman onlar da kendi gözleriyle Xinjiang'ın gerçek durumuna tanıklık edeceklerdir. Bazı batılı medya ve siyasetçiler, Xinjiang'ın gerçeklerini bilerek göz ardına alarak sahte haberleri çıkarmıştır ve uluslararası kamuoyunu yanıltmaya çalışmıştır. Söz konusu medya ve siyasetçilerin çirkin yüzlerini tanımış olacaktır.

Gerçekler bin sözlerden güçlüdür, adalet insanların gönlündedir. Xinjiang'ın ekonomik ve sosyal kalkınma başarıları, insan hakları davasının gelişmeleri, terörle mücadele ve aşırıcılığı giderme çabalarının sonuçları gözle görülür. Türk arkadaşlar Xinjiang'a seyahat etmeye, güzel manzaraları görmeye ve gerçekleri tanımaya bekleriz.

İlginizi ÇekebilirTürkiye'deki Uygur Türklerinde Çin'e iade korkusu büyüyorTürkiye'deki Uygur Türklerinde Çin'e iade korkusu büyüyorİlginizi Çekebilirİmamoğlu, Uygur Türkleri için aracı olduİmamoğlu, Uygur Türkleri için aracı oldu
Yayınlanma Tarihi:08:10,