Yunanistan, silahlandırdığı 21 adada egemenliğini kaybeder

Emekli Koramiral Can Erenoğlu, “Yunanistan, silahlandırdığı adalarda egemenlik hakkını kaybedebilir. Bu konuyu Birleşmiş Milletler ve NATO’da sıkça gündeme getirmeliyiz” dedi.

Yunanistan, silahlandırdığı 21 adada egemenliğini kaybeder

Lozan ve Paris antlaşmalarıyla Yunanistan'ın kullanımına bırakılan 23 adadan 21'i, gayri askeri statüde olmasına rağmen silahlandırıldı, asker çıkarıldı. Türkiye, Yunanistan'ı Birleşmiş Milletler'e şikayet etti. Türkiye'nin şikayetini ‘gecikmiş ama doğru bir adım” olarak nitelendiren emekli Koramiral Can Erenoğlu, “Yunanistan, silahlandırdığı adalarda egemenlik hakkını kaybedebilir. Bu konuyu Birleşmiş Milletler ve NATO'da sıkça gündeme getirmeliyiz” dedi.

TEK DÜŞMAN TÜRKİYE

Genelkurmay Başkanlığı'nda Yunanistan Şube Müdürü olarak görev yapan, 7 kez Atina ile yapılan görüşmelere katılan Erenoğlu, Ege'de, “Türk-Yunan sorunu” değil, “Yunanistan'dan kaynaklanan sorunlar” bulunduğunu savundu.

Adaların askerden arındırılmasıyla ilgili Türkiye'nin girişimi karşısında, Yunanistan'ın “Adaların silahlandırılması ve asker çıkarılması bizim egemenlik hakkımızdır. Türkiye ile görüşeceğimiz tek konu kıta sahanlığıdır. Bunun dışında hiçbir konuyu görüşmeyiz. Diğerleri tamamen egemenlik hakkımızdır” dediğini belirten Erenoğlu, “Yunanistan için tek düşman Türkiye'dir” ifadesini kullandı. Can Erenoğlu, SÖZCÜ'ye şunları anlattı:

■ Adaların silahlandırılması, asker çıkarılması uluslararası antlaşmaların ihlalidir. Karasularının 6 deniz milinin üzerine çıkarılması halinde askeri tedbirler dahil olmak üzere her türlü önleme başvurulması yönünde TBMM bildirisi de var. Antlaşmalara uyulmaması durumunda ada ve adacıkların kıta sahanlığı yoktur. Hukuku ihlal eden Yunanistan, bu adalar üzerindeki egemenlik hakkını da kaybeder. Yunanistan, bu konunun Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) yargı yetkisi dışında tutulmasını istiyor. UAD'na gidilecek tek konunun kıta sahanlığı olduğunu iddia ediyor.

SORUN ANKARA DEĞİL

■ Yunanistan'la yasadışı göç konusunda görüşmeler yaptım. 1998'de başlayan “Ege'de Güven Artırıcı Önlemler” toplantılarından da sonuç alınamadı. Temel sorunlar Türkiye'den değil Yunanistan'dan kaynaklanıyor.