Yeni Mercedes-Benz C-Serisi tanıtıldı

Alman otomotiv devi Mercedes'in en önemli modellerinden biri olan C-Serisi, yeni tasarımı ve teknolojik özellikleriyle tanıtıldı. Otomobilin Türkiye'de yılın son çeyreğinde satışa sunulması bekleniyor.

Yeni Mercedes-Benz C-Serisi tanıtıldı

Mercedes’in D segmenti modeli olan C-Serisi yenilendi. Yenilik aslında dışarıdan az gözükse de tamamen gerçekleşti. Otomobilin tasarımı duyusal sadelik tasarım anlayışına göre şekillendi, E-Serisi ve S-Serisi’nde olduğu gibi…

İÇ VE DIŞ TASARIMI

Otomobil dışarıdan incelendiğinde kısa ön tampon-tekerlek mesafesi, uzun dingil aralığı ve geleneksel bagaj çıkıntısıyla dinamizmi vurguluyor. Motor kaputu üzerinde olan dikine çıkıntılar güç kubbesi olarak adlandırılmış ve otomobile oldukça da agresif bir görünüm katmış. Geleneksel gövde orantısı yaklaşımı, “Cab-backward” tasarım doğrultusunda ön cam ve yolcu bölmesi arkaya doğru taşınmış.

Aracın içine göz attığınızda ise yeni S-Serisi’nden tanıdık MBUX multimedya sistemi hemen dikkat çekiyor. Ayrıca E-Serisi’nde kullanılan sportif direksiyonun yeni modelde de kullanıldığını belirtmekte fayda var.

Sürücü kokpitini yüksek çözünürlüklü bir LCD ekran domine ediyor. Havada süzülüyor gibi duran ekran, kokpitin geleneksel yuvarlak göstergeli ekranlarından farklı görünmesini sağlıyor. 10,25 inç (26,0 cm) ve 12,3 inç (31,2 cm) olmak üzere iki ekran boyutu seçeneği bulunuyor.

MOTOR VE PERFORMANS

Yeni C-Serisi'nde 20 BG ek güç ve 200 Nm fazladan tork kullanıma sunan ikinci nesil entegre marş jeneratörüne (ISG) sahip dört silindirli benzinli motor (M 254), ilk kez kullanıma sunuluyor. Enerji geri kazanımı ve süzülme gibi fonksiyonların da katkısıyla benzinli motor çok daha verimli bir yapı ortaya koyuyor. Mercedes-Benz, M 254 ile ilk kez dört ve altı silindirli benzinli ve dizel motorlardan oluşan modüler motor ailesinin tüm yeniliklerini bir araya getiriyor. NANOSLIDE silindir kaplaması, CONICSHAPE silindir honlaması ve doğrudan motor üzerinde egzoz gazı arındırma işlemi bunlardan bazıları.

Yeni turbo beslemesi, Mercedes-AMG Petronas Formula 1 ekibiyle birlikte geliştirildi. Teknolojinin seri üretime aktarılması, performans ve verimlilik konularında tamamen yeni standartlar belirliyor. C 300'de, 27 BG anlık ek güç (overboost) sağlanabiliyor.

9G-TRONIC şanzıman, ISG'nin uyarlanması çerçevesinde daha da geliştirildi ve tüm C-Serisi modellerinde sunuluyor. Elektrik motoru, güç elektroniği ve şanzıman soğutucusu, şanzımana entegre edildiğinden, ilave hat ve bağlantılara gerek kalmıyor, alan ve ağırlık avantajı elde ediliyor. Ayrıca şanzımanın verimliliği de arttırıldı. Diğer katkıların yanı sıra, elektrikli yardımcı yağ pompasıyla mekanik pompanın iletim hacmi, önceki modele kıyasla yüzde 30 oranında azaltıldı ve bu da verimliliği arttırıyor. Artan işlem gücüne ek olarak, elektrik arabirimlerinin sayısı azaltılırken şanzıman kontrol ünitelerinin ağırlığı öncekine kıyasla yüzde 30 azaltıldı.

Yeni C-Serisi C180, C200 ve C300 model isimlerine sahip olacak. C180 1.5 litrelik 4 silindirli benzili motora sahip olacak. C200 ise C180’deki aynı motora sahip olacak ama 207 hp güç üretecek. C300 ise 2 litrelik 4 silindirli motora sahip olacak ve bu motor da 258 hp güç üretecek. C200 ve C300 modellerinin 4Matic çekiş sistemiyle de satın alınabilecek.

Ayrıca yeni C-Serisi’nin C220d ve C300d olmak üzere 2 litrelik 2 farklı dizel motor seçeneği de bulunuyor.

ARKA AKS YÖNLENDİRMESİ

Yeni C-Serisi, isteğe bağlı olarak sunulan arka aks yönlendirme ve bununla birlikte ön aksta daha direkt çalışan direksiyon sistemiyle çok daha çevik ve stabil bir sürüş sunuyor. Arka akstaki 2,5 derecelik yönlendirme açısı, dönüş çapını 43 cm azaltarak 10,64 metreye düşürüyor. Arka aks yönlendirme ile sürüş konseptinden bağımsız olarak 2,35 yerine 2,1 (Arkadan itiş ve konfor direksiyon ile) veya 2,3 (4MATIC ve konfor direksiyon ile) tur olmak üzere daha düşük direksiyon turu manevra kolaylığı sağlıyor.

60 km/s'nin altındaki hızlarda, manevralarda, arka tekerlekler ön tekerleklerin açısına göre 2,5 dereceye kadar aksi yönde yönlendiriliyor. Dingil mesafesi sanal olarak kısalıyor ve aracın daha çevik olmasını sağlıyor. 60 km/s'nin üzerindeki hızlarda arka tekerlekler ön tekerleklerle aynı yönde 2,5 dereceye kadar yönlendiriliyor. Dingil mesafesi sanal olarak uzarken, özellikle yüksek hızlarda daha dinamik ve daha stabil bir sürüş karakteri oluşuyor. Araç daha az direksiyon açısı ile dinamik ve çevik bir sürüş sunuyor, direksiyon emirlerine daha sportif tepki veriyor.

Loading...