Sermaye şirketlerinin toprak kırımı nereye kadar?

Ülkenin yeraltı ve yerüstü zenginlikleri, eşine rastlanmayan bir doğa/toprak kırımıyla karşı karşıya. Ağaca, kuşlara, akarsuya, kaplumbağaya, temiz havaya yönelen bu kırım, AKP iktidarına özellikle “duygusal” açıdan destek olan sermaye şirketleri lehine gerçekleştiriliyor.

Ya bir maden, ya bir otoyol, ya da liman ya da havaalanı.

Neredeyse her gün Türkiye'nin ayrı bir köşesinden çığlık yükselir hale geldi.

KIRIMIN “ZIRHLI BİRLİKLERİ”

Toprak kırımının “zırhlı birliklerini”;  kepçesi, vinci, paletiyle iş makineleri üstleniyor. Son dönem fazla mesaideler. Çıkardıkları işin kalitesi ise geçtikleri yerde dökülen gözyaşlarıyla orantılı.

İyidere Lojistik Limanı (Cengiz-Yapı&Yapı) için İkizdere'ye, Aydın-Denizli otoyolu (Fernas) için kekik tarlalarına yollanan sermayenin zırhlı birlikleri,  rotayı Menderes ovasına çevirmişken, haftasonu Limak&İçtaş'ın termik santraline linyit sağlasın diye İkizköy Akbelen'deki kızılçam ağaçlarının kesilmesini izledik.

Öyle ya, Akbelen'deki ağaçlar kesilmezse bu ülke nasıl kalkınır!

Ülkeyi yönetenler ile onlara duygusal bağlılığı olan sermaye şirketleri, -ağaç kesimi için bile ayrı ihale açılan- bu doğa kırımını, “kalkınma” ezberiyle savunuyor. Savunurken, nasıl hesap edildiği belirsiz rakamları tasarruf;  taşeronların berbat şantiyelerinde köleden hallice çalıştırılan işçileri de “istihdam” diye anarak. Hamasi konuşma metinleri için bu ezberlere ihtiyaç var çünkü.

Ne kirlenen akarsular, ne kesilen ağaçlarla yok olan oksijen, ne biten tarım, ne havaya karışan zehirli gazlar ile bunların yol açtığı kronik hastalıklarla  bir bağ kurmaya yanaşırlar.

Yöre halklarının direnişi, açılan davalar, geçici de olsa bu kırımı durdurur gibi olur. Ancak sermaye şirketleri ile iktidarın duygusal bağları o kadar güçlü ve tutkuludur ki çoğu kez yargı kararları bile dikkate alınmaz.

Bugün benzer durumdaki doğa kırımlarından biri olan İkizköy'deki Akbelen ormanıyla ilgili yeni bir gelişmeyi paylaşacağız.

Mahkemeye acil başvuru

Akbelen ormanındaki ağaç kesimi Yeniköy Kemerköy Elektrik Üretim A.Ş şirketi için yapılıyor. Limak ile İçtaş, şirketin yüzde 50-50 ortakları.

Kömür sahasının genişletilmesiyle ilgili iki dava sürüyor. Biri, sahanın genişletilmesi ve taşıma bandı projesi için Muğla Valiliği'nin ÇED'den muaf olduğuna dair kararın iptali için.

Diğeri, ormandaki kesim işleminin iptali için. 17 Temmuz Cumartesi sabahı başlayan kesim için Mehmet Oğultürk, Celal Çoban, Halil İbrahim Demir adına Avukat Arif Ali Cangı yeni bir başvuruda bulundu. Muğla 3. İdare Mahkemesi'ne yapılan başvuruda kesim işleminin yürütmesinin derhal durdurulması isteniyor.

Bugün öğleye kadar olan zamanın kritik önemine dikkat çekiliyor.

“19 Temmuz Pazartesi günü için yarım gün idari izin kararı alınması üzerine ortaya çıkan 9 günlük bayram tatili fırsat bilinip bugün sabahın erken saatinde ormana kesim için girilmiş, bir miktar ağaç kesilmiştir. Müvekkillerin ve köylülerinin tepki göstermesi, Türkiye'nin her yerinden gösterilen dayanışma sayesinde bir kez daha kesim durdurulabilmiştir. (…) Salgınlar ve küresel iklim krizi ile boğuştuğumuz bu günlerde, dünyadaki sağlıklı yaşamın sürdürülmesinin en önemli güvencesi ormanlardır. Hayatın bu gerçekliği karşısında ve Anayasanın 169.maddesi de göz önüne alındığında, ormanların korunmasında üstün kamu yararı bulunmaktadır. (…)Yarım gün resmi çalışma günü olan 19.07.2021 Pazartesi günü kesif ve bilirkişi incelemesi sonrasında yeniden değerlendirilmek üzere dava konusu işlemin derhal yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesini talep ediyoruz.”

İlaç harcaması 3 kat arttı

Haziran ayı bütçe verileri açıklandı. Altı aylık açık 32.5 milyar TL'ye ulaştı Bazı harcama kalemlerindeki gelişmeler önemli. Örneğin, “tıbbı malzeme ve ilaç alımı.”

Devlet, tıbbi malzeme ve ilaç için Haziran 2021'de 436 milyon 904 bin TL harcama yapmış. Ocak-Haziran dönemi toplam 2 milyar 981 milyon 438 bin TL. (Yaklaşık 3 milyar TL diyebiliriz.)

Bu harcama kalemi, 2020 yılı bütçesinde yaklaşık 1 milyar TL'ydi. Geçen yıl aynı dönemde yapılan “tıbbı malzeme ve ilaç alımı” 952 milyon 788 bin TL. Bu artışta aşı ödemeleri ile tartışmalı bazı ilaç alımlarının payını bilmiyoruz. Soruların en sağlıklı cevabı, Sağlık Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı'nda olsa gerek.