Sözcü Plus Giriş
NECATİ DOĞRU

Tarikatçı Amiral yan ürün!

28 Mart 2021 Yazarlar

Bağıran, haykıran 2 haber yan yana geldi. Haberin biri; subay ve astsubay yetiştiren okullara giriş şartlarında değişiklik yapılmış. Tarikat üyesinin oğlu, yakını subay okullarına girebilir, bunda sakınca yok, kararı alınmış. Diğeri ise; orduya sızmış tarikat üyesi bir amiral, ordu malı makam aracıyla tarikat tekkesi binasında başında sarık, üstünde cübbe namaz kılmış.

Videosu ortaya çıktı.

Bakanlık inceliyor.

Nasıl bir tarikat?

Şeyhi kim?

Tarikat müridi amiral, acaba “şeyhine nasıl” hitap ediyor? Şeyhin tükürüğünde, üfürüğünde, her şeyinde ve her şeklinde keramet buluyor, onun yemek artığından bir parça kapabilmek için “şeyh lokması artığını kapışma” toplantılarına gidiyor muydu?

Araştırılacaktır.

Bekliyoruz.

★★★

Amiral'e Kuran yetmedi.

Kendi dilinde Allah'ın ayetlerini, Peygamber'in sözlerini okuyabilmek ve anlayabilmek en cahil insan için bile mümkünken Amiral, tarikata girdi ve tarikatın Arapçayı yeterince bilip bilmediği şüpheli şeyhinin dergahına, duasına, tespihine, sakalına, püskülüne, cübbesine, sarığına, şalvarına sığındı. Bu amiral, tarikata girmeye niçin ihtiyaç duydu? Kayıtsız ve şartsız şeyh ne diyorsa inanacak, şeyh ne istiyorsa yapacak. Ülkemiz son 20 yıl içinde; tenasül organını müridine öptüren, peygamberliğini ilan eden, “tarikata gel cennete girmen kolaylaşsın diyen, devlete sızmayı, soru çalmayı, kamu malını soymayı becerip orduya darbe girişimi yaptıran, “Kuran'da ayeti var” deyip okuyup üflediği suyu cinsel organına dökenlerin ve okunmuş suyun artanını da içenlerin iyileşeceğini anlatan kitaplar yazıp, Cumhurbaşkanı ile birlikte fotoğraf çektiren tarikat şeyhleri, cemaat hoca efendileri gördü.

Gözler neler gördü.

Kulaklar neler duydu.

★★★

Daha mürekkebi ıslak.

Ülkemizde; Bakan Emrullah İşler ile Bakan Yalçın Akdoğan'ın ortasına oturtulmuş, birlikte Cami'nin çevre düzenlemesi ve çarşı açılışını yaparken ve bir başka fotoğraf karesinde AKP'li eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı'nın tam karşısına oturtulmuş şeref üyesi saygısı gösterilirken, Ayasofya açılırken VIP cemaat içinde ve “Payitaht” dizisi çekilirken baş köşede yer verilen tarikat şeyhinin, 12 yaşında kendi müridinin kızına, yeşil renge boyalı tarikat binasında cinsel tacizde bulunduğu ortaya çıktı.

Şerefsiz Şeyh!

İslamı kirletti.

Dediler.

Sıyrıldılar.

Amiral bunlardan hiçbir ders çıkarmadı, gitti tarikata girdi. Tarikatçılığın altını kazı:

Bak ne çıkıyor.

Dinci siyaset.

Dinci partiler, tarikatları oy artırmak, seçici algı yaratmak, dindar ve Allah sevgisi ile dolu görünmek için kullanıyor. Şeyhler ve tarikatlar ve onların kolları ile tekkeler, medreseler, dini vakıflar da “devlete sızmak, devletin kaynaklarına ve kasalarına asalak olmak için” dinci partileri beslenme merkezleri olarak görüyor.

★★★

Tarikatlar:

Devlete sızarlar.

Devleti de soyarlar.

Orduya sızarlar.

Orduyu da çürütürler.

Prof. Dr. Esergül Avcı, Türkiye'deki 30 tarikat ve onların 440 kolunu titiz bir bilimsel süzgecin eleğinden geçirerek; “tarikatlar- şeyhler- cemaatler- medreseler” üzerine araştırma yapmış ve sonuçlarını açıklamıştı: Sapık olan. Olmayan. Peygamberim diyen. Demeyen. Mehdi'yim diyen. Demeyen. Tüm şeyhler. Tüm tarikatlar. Tüm cemaatler. Tüm medreseler. 70 yıl öncesinin “komünizmle mücadele” ve “soğuk savaş” artığı yapılardır. Fikir babası, proje üreticisi, destekleyicisi ABD'dir. Komünizmin Türkiye'deki etkisini durdurmak için dini, tarikatları, cemaatleri, şeyhleri araç olarak kullanmak için bu projeyi geliştirdi. Türkiye'deki sağcı ve şimdi İslamcı iktidar ve hatta Atatürk adını kullanarak askeri darbe yapanlar, tarikatları, cemaatleri desteklediler. Korudular. Önceleri kurban derisi, bağış, fitre, zekat, hac ve umre organizasyonları ile palazlandılar ve sonra da iktidar partilerinin içinde devlette yuvalanarak; kanunsuz para toplama, yurt, okul, dershane, üniversite, banka, holding kurma, TV kanalı, radyo istasyonu açma, gazete yayınlama, Suriye Cihadı'na açıktan elaman toplayacak kadar etkili oldular. Tarikatlar iktidarı ele geçirdi.

★★★

Demek istediğim şu:

Amiral bu yapının ürünü.

Yan ürün!

TARİHLE RÖPORTAJ (Unutkanlığa ilaç)

Briyantinli kapandı. Jöleli konuşmuyor. Lacili susuyor. Elvan Bakan siz açıklayın!

Bakan Berat Albayrak döneminde Merkez Bankası'nın 128 milyar dolar döviz rezervi (halkın kara gün parası) kimlere, ne zaman, ne miktarda satıldı? Naci Ağbal'ın görevden alındığı gecenin öncesinde “doların fırlayacağını” kestirip 1.1 milyar doları kimler aldı? Eski Hazine Bakanı Berat Albayrak, açıklamadı. Dönemin Merkez Bankası Başkanı Murat Uysal da açıklamadı. Yerine gelen Naci Ağbal'ın adı “açıklayacak” diye çıktı ama o da kapandı, sustu. Onun yerine gelen yeni Başkan Şahap Kavcıoğlu da susmayı seçti. Cumhurbaşkanlığı ekonomi danışmanları “Jöleli” diye tabir edilen Yiğit Bulut ve “Lacili” diye anılan Cemil Ertan'dan da “tık ses” çıkmıyor. Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan mutlaka biliyordur, bilmesi gerekir çünkü o Bakan! Kimlere ne zaman, ne miktarda satıldı 128 milyar dolar ile 1.1 milyar dolar? Niçin gizleniyor? Kayırma mı var, içeriden bilgi mi sızdırıldı, manipülasyon çetesi mi kol geziyor, rezervlerin içinden bir bölüm başka bir ödeneğe mi kaydırıldı, bu ödenek nedir, kim kullandı? Siz açıklayın sayın Bakan Elvan!

YAZARIN TÜM YAZILARI