15 Temmuz’a farklı bakış

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Diyarbakır gezisi “yeni açılım” tartışmasına sebep oldu.

Bugün, 15 Temmuz darbesinin yıl dönümü…

İki olgu birbirinden farklı değil. Şöyle:

Bir hata yapılıyor:

FETÖ meselesi salt adli mesele değildir.

FETÖ salt polis-savcı-hâkim üçgenine hapsedilemez.

-Operasyon yapıldı; şu kadar kişi gözaltına alındı.

-Mahkeme kararını verdi; şu kadar kişi tutuklandı veya şu kadar kişi ceza aldı.

Başka?

Başka yok…

FETÖ meselesi salt yargı meselesi yapıldı.

Hele Erdoğan'ın 17-25 Aralık 2013 tarihini milat alması, meseleyi derin kavrayamadığını gösteriyor.

Hep yazıyorum teorisiz bakış; pusulası kırık-dümeni bozuk gemiye benzer; nereye gideceğini bilemez, bir o yana bir bu yana savrulur durur!

AKP çevresi kendilerine hiç sordu mu; “FETÖ ile nasıl yan yana geldik, niçin ittifak yaptık?”

Bunun yanıtını “kandırıldık” diye açıklamak yeterli değil; nasıl kandırıldınız?

-“Din kisvesi” yanıtı kâfi değil, yüzeyseldir. FETÖ, hâlâ Müslüman bir örgüt çünkü. Ki o dönem, dini inancı pek güçlü olmayan liboş solcular ile de kol kola girdiniz. Bunun başka açıklaması olmalı değil mi?

Ben size direkt yazayım:

Korkutularak teslim alındınız!

FETÖ, tehdit algılarıyla sizi avucuna düşürdü.

“Darbe” dedi, korktunuz.

“Ergenekon” dedi, korktunuz.

“Suikast” dedi, korktunuz.

Her yutturulan güvenlik amaçlı yalan-kumpas, FETÖ'ye daha fazla tutsak düşmenize sebep oldu.

NEO- MUHAFAZAKÂR SACAYAĞI

AKP'nin düşürüldüğü tuzağa düşmemek lazım.

FETÖ meselesini salt güvenlik meselesi olarak görmek hata olur. Böyle görürseniz FETÖ ile METÖ farklı sanır, yine kandırılırsınız/aldanırsınız!

Evet, teori şart…

2000'ler başını anımsayınız. Ülke gündemini, ideolojik olarak Okyanus Ötesi'ndeki neo-conlar'dan beslenen liboş solcular belirliyordu. İlk bakışta ekonomik gibi gözüken neoliberalizmin, siyasi ve kültürel hayata hâkim olması için yoğun faaliyet içindeydiler.

-“Kemalizm bitti” diyorlardı.

-“Devlet küçültülmelidir” diyorlardı.

-“Asker vesayeti bitirilmeli” diyorlardı.

-“Ilımlı İslam” diyorlardı; “Büyük Ortadoğu Projesi” diyorlardı.

-“Sivil toplum siyasetin tek belirleyicisi” diyorlardı.

Ve illa ki “açılım” diyorlardı.

ABD beslemesi liboş solcuların CIA gölgesindeki FETÖ ile yan yana gelmesi kaçınılmaz oldu. Üçüncü sacayağı AKP oldu. (Parti içinde liboş-FETÖ ittifakına başından beri yakın duranlar vardı; diğer yanda ise Erdoğan'a yakın “ulusalcı-milliyetçi kanat” vardı; ki işte bu grup korkutularak teslim alındı!)

Güvenlik silahıyla korkutulan AKP'ye terörü ancak “Kürt Açılımı” ile yeneceği görüşü benimsetildi.

Uzatmayayım, yakın tarihte yaşananları biliyorsunuz; Erdoğan “çözüm sürecini” bitirdi.

ABD; “açılım” istediği çizgiye gelmediği için paralel devleti/FETÖ'yü “acil eylem planını” direktifiyle harekete geçirdi.

17-25 Aralık bunun sonucu gerçekleşti…

BU ALDATICIDIR

Erdoğan, FETÖ mücadelesinin miladını 17-25 Aralık 2013 olarak belirledi.

Peki… FETÖ'nün AKP ile mücadeledeki milat tarihi nedir?

“Kürt Açılımı”na Fethullah Gülen şu sözlerle destek verdi:

-“Sulh için milli onur, milli gurur ayaklar altına alınmamak kaydıyla, o mefkureye saygı devam ettiği müddetçe bence el de öpülebilir, etek de öpülebilir. Heyet-i İslâmiye, heyet-i milliye arasında huzurun temini adına katlanılabilecek her şeye katlanmak lazım. Hayır sulhtadır, sulh her zaman hayırlıdır.”

Liboş solcuların ve FETÖ'nün AKP ile yol ayrımına girmesinin en önemli sebebi “Kürt Açılımı” oldu!

AKP'nin “ulusalcı-milliyetçi” kanadı Okyanus Ötesi'nin oyununu bozdu. Böylece Türkiye'de siyasi saflar yeniden belirlendi. Örneğin, Doğu Perinçek ile Erdoğan aynı safta buluştu!

Yani:

FETÖ konusu salt güvenlik meselesine indirgenemez, ideolojiktir. Görevi; neoliberalizmin, otoriter rejimler önderliğinde hayatın en kılcal damarlarına kadar dayatmasıdır. “Barış”, “özgürlük”, “demokrasi” bir algı operasyonundan ibaretti sadece…

FETÖ-liboş ittifakı bugün şu yalanı pompalıyor; “AKP otoriterleştiği için ittifak bozuldu!”

O dönem yapılan kumpas soruşturmaları-davaları neydi?

O dönem TEKEL işçilerine yapılan neydi? Vs.

Gerek liboşlar ve gerekse FETÖ, neoliberalizm dayatması olan otoriterleşme konusunda AKP'ye büyük destek verdi.

Neo-muhafazakâr FETÖ'nün neoliberal ideolojik yönü hiç konuşulmuyor; salt güvenlik sorunu olarak ele alınıyor. Ki bu aldatıcıdır…